26 Ağustos 2013 Pazartesi

Bana “Sen avukatlık yapamazsın.”dediler


Okumaya doymadım, doyamadım. Ama her çeşit konuyu okudum. Tabii, bu yanlışlığın bedelini de her konuda yüzeysel kalarak ödedim. Örneğin öğretmenken tuttum kamu yönetimi okudum , sonra hukuka heves sardım. Gerçi hepsi de gerekli; ama bir dalda derinleşebilseydim…

1989’da oğlumla birlikte üniversite sınavlarına girmiştim. Devam mecburiyeti olmadığı için yalnız İstanbul Hukuk Fakültesini tercih etmiştim. Sınavı kazanarak kaydımı yaptırdım.

Yalnızca sınav zamanlarında okula gidiyordum. Gençlerle bir arada olmak güzel bir duygu.

Bu arada emekli oldum, özel bir okulda öğretmen olarak çalışmaya başladım. Tabii, bu durum fakültenin aksamasına neden oldu; ama yine de bitirdim.

Avukatlık stajını İstanbul Staj Eğitim Merkezinde yaptım. Rehber Avukattan ve birçok avukattan da yararlandım.

Böyle çabuk çabuk ve özetle giriş yapıyorum ki asıl anlatmak istediğimi yazabileyim:

Ayrı ayrı belirtmeyeyim, beni tanıyanların tamamı diyebilirim “ O avukatlık yapamaz.” diyorlardı. Yakınlarımdan bu haberleri alıyordum.

Bir iş merkezinden küçücük bir oda satın alarak büromu açtım. Hayırlı olsuna gelen akrabalarımdan ikisi (Biri rahmetli oldu) açık açık “Sen avukatlık yapamazsın.” dediler bana. Bundan önce dolaylı olarak duyduğum bu sözler yüzme karşı söyleniyordu. Nasıl bir iltifatsa?

Baro seçimlerinde bir arkadaş tüm avukatlardan görüş istemişti. Ben de bir mail gönderdim. Mailimde “Avukatların imajlarının düzeltilmesi için çabalanmasını önermiştim. Bana “Sen avukatlık yapamazsın.” derken sözde iltifat yaptıklarını da eklemiştim. Arkadaş genel kurulda bu ifademi kullandı. Seçimi kazandı mı? Kazanamadı. Ben avukatlık yapabildim mi? Yapamadım.

Yanlış anlaşılmaması için şu açıklamayı yazmam gerekir, istisnalar hariç, hem mesleklerini yapan hem de toplumun düzelmesi için çalışan kahraman avukatlarımız vardır. Bunları kutluyorum. Başarılı olmalarını diliyorum.

Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli


 

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder