10 Nisan 2013 Çarşamba

On Yedi / Ahmet Gencal


Psikolojik denemeleriyle tanınan Ahmet Gencal,  insanımızın bilinçaltında savrulan düşünce ve duygularını birinci şahıs ağzından yazmaktadır. İnsanların olduğu kadar bir toplumun da bilinçaltı olduğunu bilenler bilir.
Gencal, yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğindeki Türkiye'nin bilinçaltını usta kalemiyle çiziyor. Yazılı ve görsel basında günlerdir sergilenen, köşe yazılarında yer alan kritik  konuları dolaylı biçimde de olsa, mizahi biçimde de olsa bir denemeye sığdırabilen ustanın yazısından birkaç paragraf sunuyoruz. Eminiz ki herkes kovasını doldurabilecektir. Umuyoruz ki yararlı olacaktır.

....
Can sıkıntısına düşmek istiyorum sık sık. Boşluklarda kalayım. Matematik kanunları gerçek oluyor baksanıza… Eksi çarpı eksi eşittir artı…. Bu kadar olumsuzluklarda ve negatif yaşamda tek çare negatife çekip pozitifi bulmaktır. Bu da biraz çene biraz dirsek ile mümkün olur… Kısacık bir zaman aralığında bilinç altımızın bizi getirdiği yer aslında en acil çözüm getirilmesi gereken yerdir. Hani derler ya sınav sorularını çözerken aklına ilk gelen seçenek çoğunlukla en doğru seçenektir. Seçenekler konmak isteniyorsa önümüze eğer, Çanakkale den başlar yurdun her karış toprağında çıkabiliriz…

A.. bir de kil’ i meşhurdur Çanakkale’nin.  A kalite kil çıkar Çanakkale’den. Tarih çoğu şehirlerin üzerini taşla toprak ile kapatıvermiştir. Ancak hiçbir milletin üzeri kil ile kapatılamaz, akıllar kil ile sıvanamaz, çünkü Çanakkale de kil vardır, biz nerede kil olduğunu biliriz… Güneş Çanakkale den batmaz asla, ta ilerilerden batar, her zaman nur aydınlığı içinde olan Çanakkale eninde sonunda aydınlatacaktır yetmiş beş milyon gönlü ve gözü, yol gösterecektir, düzmece akilleri kesip adam akıllıları verecektir…

Canım sıkılıyor… Hem de çok… Aslında daha söylemek istediklerimizin başında bile değiliz. O zaman ne yapmalıyım diye düşüneceksin değil mi? Nasıl olmalı ki bu can sıkıntısı geçmeli, geç kalmadan, acil durumlarda kalmadan? Önce herkes kendi işini en güzel şekilde yapmalı. Tıpkı Japonlar gibi çalışkan olmalıyız, Hiroşima ile Çanakkale kardeş şehir ilan edilmeli… Çalışkan kelimesi yerine Çanakkale kelimesi gelmeli sözlüğümüze, o kadar Çanakkale bir millet olmalıyız ki, şu anki çalışkanlar kan revan içinde ağlarken biz Çanakkale olduğumuz için kurtarabilmeliyiz hem kendimizi hem hepimizi…

Bu kadar uyukladığımız yeter. Artık uyanık kalma zamanı, günde on yedi saat Çanakkale…

Ahmet GENCAL, İstanbul, 10. 04. 2013


4 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam.

    Gerçekten çok güzeldi. Oğlunuz Ahmet Gencal'ı bu güzel makalesinden dolayı kutlarım kutlarım. Size de bu güzel paylaşımınızdan dolayı teşekkür ederim.

    Evet çok Çanakkale bir millet olmalıyız ve artık uyanmalıyız.
    Çok Çanakkale bir millet olma dileğimle birlikte en Güzel'e emanet olun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve teşvik edici yorumunuz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
  2. Merhaba bizleri böylesi yürektenm yazılmış bir yazıdan,bu samimi mısralardan haberdar ettiğiniz için çok teşekkürler....
    Selamlar olsun,Çanakkale'den...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil