31 Ağustos 2012 Cuma

Canlılar Düşündürmeli/ Sabahattin Gencal




Havada, karada, denizde canlılar yaşar
Her canlı doğası gereği yardıma koşar.
İnsan anlamalı canlılardaki hikmeti
Değerlendirmeli önündeki her nîmeti.

Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, 19. 04. 2011 

30 Ağustos 2012 Perşembe

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun / Sabahattin Gencal


Türk ve dünya tarihine yeni akım veren 30 Ağustos Zafer Bayramını büyük bir coşkuyla kutlamamız gerekirken niçin böyle buruğuz?
Dünyada özgürlük sembolü olan Atatürk'ü bütün yönleriyle anlatmamız, Atatürk düşüncesini öğrenmemiz, öğretmemiz gerekirken neden böyle suskunuz?

Emperyalist güçlerin ve yerli işbirlikçilerinin; düşmanlarımızın bayramlarımızı, değerlerimizi yozlaştırma, unutturma çabalarını anlarız; ama aydınlarımızın, yetkililerimizin suskunluğunu anlayamıyoruz.

Eskiden 23 Nisanlar TBMM ve ilkokul öğrencileri ön planda olmak üzere tüm halkımızca; 19 Mayıslar Milli Eğitim Bakanlığı ve Türk gençliği ön planda olmak üzere tüm halkımızca, 30 Ağustoslar Türk Silahlı Kuvvetleri  ön planda olmak üzere tüm halkımızca ve 29 Ekimler ulusça kutlanırdı. Ne oldu da bu kutlama biçimleri değişti? Ne oldu da coşkumuz azaldı?

Tarihlerini bilmeyen, bayramlarını coşkuyla kutlayamayan ulusların gelecekleri yoktur. Bu gerçeği kavrayalım, emperyalistlerin ekmeklerine yağ sürmeyelim. Kurtuluş Savaşı ruhunu canlandırmak, birlik ve beraberlik içinde; Zaferlerimizin, devrimlerimizin gururunu, coşkusunu duyarak daha aydınlık bir Türkiye için, daha huzurlu bir dünya için çalışmamız gerekir.
Bu duygu ve düşüncelerle 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutluyorum.

Sabahattin Gencal, Başiskele- Kocaeli, 30. 08. 2012
*




Atatürk 30 Ağustos 1922’de kazanılan Büyük Zafer’i, 1924 yılında Dumlupınar’da yaptığı konuşmada şöyle anlatıyordu:

"30 Ağustos Zaferi, Türk tarihinin en önemli dönüm noktasıdır. Ulusal tarihimiz çok büyük, parlak zaferlerle doludur, ama Türk Ulusu’nun burada kazandığı zafer kadar kesin sonuçlu, yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine yeni bir akım vermekte kesin etkili bir meydan savaşı hatırlamıyorum. Besbelli ki genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırıldı, ölümsüz yaşayışı burada taçlandırıldı..."
                                                                                                              
 Kemal Atatürk
 *

30 Ağustos

Bugünü adın gibi iyi bil, daima an,
Türk adında bir millet yok denildiği zaman.
Tarihler dize geldi ve şaştı bütün cihan,
Doğdu eşsiz bir güneş, o kurtardı vatanı.

Parlayınca kılıçlar, ufuklar kızıllaştı,
Ordu bir sel olarak bütün setleri aştı,
Türk, istiklal uğrunda kahramanca savaştı;
Bu 30 Ağustostur iyi bil, iyi tanı.

Çınlasın kulağında Dumlupınar zaferi,
Zaferi zaferle tat, çalış hiç kalma geri,
Hedefin yükseliştir, ey Türk genci ileri,
Eşsizliğe dönmeli bu vatanın her yanı.

Ramazan Gökalp ARKIN

*

Türkiye Orduları bir devir kapatmıştır Şimdi mazlum ve tutsak devletler ve uluslar artık vazgeçilmez bir reçeteye sahiptirler Mustafa Kemal’in utkusu, Dünya için özgürlük ve bağımsızlık sancağıdır

Mahatma Ghandi

*
Bakınız
30 Ağustos Zafer Bayramı,http://tr.wikipedia.org30 Ağustos Zafer Bayramı, Günün anlamı,http://www.meb.gov.tr
30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajları, http://www.hurriyet.com.tr/
30 Ağustos Zafer Bayramı Şiirleri, http://www.forumdas.net
30 Ağustos Zafer bayramı Şiirleri, http://www.ataturkdevrimleri.com/
4 Eylül 1919 ve 30 Ağustos 1922, Prof. Dr. Özer Ozankaya, http://ulusalses.net/

26 Ağustos 2012 Pazar

Siyasetçi / Sabahattin Gencal

Bana göre, siyasetçi kendini yurduna ve ulusuna adayan; yurdunun kalkınması, ulusunun mutluluğu için zamanını, emeğini, deneyimlerini, bilgi ve kültürünü ortaya koyarak çözüm üretebilen erdemli bir kişidir. Bu sayılanların birinden bile yoksun olan siyasetçi olamaz:

Yurdunun tamamını değil de sadece bir bölgesinin kalkınmasını düşünen siyasetçi değildir.
Ulusu meydana getiren tüm halkları değil de yalnız bir halkı ya da grubu düşünen siyasetçi değildir.
Zamanını, emeğini, deneyimlerini, bilgi ve kültürünü yurdu ve ulusu için ortaya koymayan siyasetçi değildir.
Şahsen çözüm yolları üretemeye siyasetçi değildir.
Erdemli olamayan siyasetçi değildir.
….

Siyasetçi diye geçinen, yukarıda “Siyasetçi değildir.”diye belirttiğimiz kişilere ne denir bilmiyorum. Bunlara, siyasetçilerle karıştırmamak için sözde siyasetçi diyorum.

Siyasetçiler başa taç yapılsa  yeridir. Ancak sözde siyasetçilerin tasviye edilmesi  yurdun geri kalmışlıktan kurtulması, ulusun huzur bulması için gereklidir.

Sözde siyasetçilerin tasviye edilmesi hiç de kolay değildir. Bunlar yasalarla, siyaset mühendisliği ile, şu ya da bu yolla siyasetçileri tasviye etmişlerdir. O kadar ki halkın kafasındaki siyasetçi algısını, imajını da değiştirmişlerdir; ayrıca halkı yönetmenin halkı gütmekten farklı olduğu düşüncesini de unutturmuşlardır. Sözde siyasetçiler halkın kör, sağır ve dilsiz olması için ellerinden geleni yapmışlardır. Onun için sözde siyasetçileri tasviye etmek oldukça zordur. Halk, her şeyden önce bu zorluğu aşmak zorundadır.

Egemenlik kayıtsız şartsız milletinse millet gereğini yapmalıdır.
Gerçek demokrasi, tam demokrasi isteniyorsa gereği yapılmalıdır.
Devletin ayakta kalması, cumhuriyetin devamı isteniyorsa gereği yapılmalıdır.

Sözde siyasetçileri tasviye iradesi yasal çerçevelerin dışına çıkmadan,  insanı duyguları zedelemeden, nazikliği zerrece kaybetmeden gösterilmelidir. Bunun için vakit geçmemiştir; ama geçmek üzeredir. Herkes üstüne düşeni yapmalıdır.

Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli, 26. 08. 2012

25 Ağustos 2012 Cumartesi

İnsanın Sırrı / Sabahattin Gencal



İnsanın Sırrı

Aklım, kalbim, ruhum; her şeyim gizli hücrede
Her şey okunabilir bu ilâhi belgede
Her hücremiz benziyor dünyaya ve evrene
Bütün sırlar ayan olur Allah’ı sevene.

Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, 15. 04. 2011

16 Ağustos 2012 Perşembe

Aklı ve Bilgiyi Kullanabilmek



Kur’an-ı Kerim’in en çok vurguladığı nimetlerden biri olan akıl ve değerlerden biri olan bilginin doğru kullanılması veya kullanılmaması, yine Kur’an’ın buyurduğu üzere hem insanların hem de toplumların her iki cihan geleceklerini de etkilemektedir.
Öyle ki; Kur’an-ı Kerim’de aklını kullanmayan insanların “murdar” (pis) olacağını, bilenlerle bilmeyenlerin bir olmadığını, aklımızı kullanmamızın gerektiğini, aksi halde hem dünyadaki hemde ahiretteki durumumuzun “kaybedenlerden olmak” olacağını vurgulayan pek çok ayet mevcuttur: “Allah’ın izni olmadan hiç kimse inanamaz. O, akıllarını kullanmayanları murdar kılar.” (Yunus, 100)

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Besmele çekmek ne demek?


Yeni bir işe Besmele ile başlamak Müslümanların önemle korumaları gereken bir davranıştır. Ama bu başlama şeklinin esas amaç ve anlamını gözden kaçırmamak gerek.


Kur’an, mesajlarını vermeye Besmele ile başlayarak, ana konusunun ‘Allah’ ve Allah’ın temel niteliklerinin de ‘esirgemek ve bağışlamak’ olduğu gerçeğine dikkat çekmiştir.


Peygamberimiz, “Besmelesiz başlayan işler sonuçsuz kalmaya mahkûmdur” diyor.


Kuran’ın ve Hz. Peygamber’in dikkat çektikleri gerçek, Besmele’nin herhangi bir işe başlarken bilinçsizce telaffuz edilmesi değildir. Yani, burada istenen, bugün birçoklarının yaptığı gibi, dudaktan mekanik bir ‘söyleme’ değil, içten ve şuurlu bir yöneliştir. Daha doğrusu, Besmele çekmek, el atacağımız her işte Tanrı’nın rahmetini egemen kılmak üzere iş yapacağımıza dair Tanrı’ya söz vermek demektir.


Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, http://www.bandirmahaber.net/2012/03/06/