30 Ocak 2012 Pazartesi

İncecikten bir düşünce yağar; tozar özgürlük özgürlük diye / Sabahattin Gencal


İncecikten bir düşünce yağar/ tozar özgürlük özgürlük diye
İnsanı insan eden biraz da onun düşünen bir varlık oluşudur. Biraz da kelimesi fazla mı olmuş? Doğrudur. İnsan düşündüğü oranda insandır.
Düşünce akıl mekanizmasıdır. Akıl da Allah tarafından insana verilen en değerli nimettir. Aklını fikrini kullanamayanların düşeceği durumları düşünebiliyor musunuz? Kısaca aklını kullanamayanların, düşüncesini ifade edemeyenlerin hali yamandır, dumandır.
Düşünmek serbest. İstediğin kadar düşün. Bu konuda karışanın görüşenin olmaz. Ama düşündüğünü ifade etmen sınırlıdır. Bu sınır konusunda tarih boyunca ne mücadeleler yapılmış bilir misiniz. Hukuk fakültelerinde de ne tezler yazılmış, ne kitaplar, makaleler vb. yazılmış. Meclislerden geçen kanunlar, anayasalar…vb. Ya, bizim öylesine değindiğimiz düşünce özgürlüğü meğer insanlık tarihinin başlıca konusuymuş. Tarih derken tarih dersinden söz etmedik. Biz de ders yok, hukuktu, edebiyattı, sosyolojiydi…vb. hiçbir şey yok. Aklımıza gelenleri yazacağız, o kadar. “Aklımıza gelenlerden bazılarını yazacağız.”dersek daha doğru olur.
Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca: “Bir uzaydır düşünce / Kelimeler uzayda yürüyenler” diyor. Bu deyiş, bu dizeler büyülüyor beni. Düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda epeyce eser okudum. Bütün bu okuduklarım bir yana, bu dizeler bir yana.  Burada kelimeler her türlü ifade araçları olarak anlaşılsın yeter.

29 Ocak 2012 Pazar

Ziya Paşa'dan bir beyit


Allah’a sığın şahsi halimin gazabından
Zira yumuşak huylu atın çiftesi pek olur.
Ziya Paşa

27 Ocak 2012 Cuma

Aile / Sabahattin Gencal


Hz. Adem, Havva, Hz. Adem ve Havva’nın çocukları, torunları ve onların soyundan gelenler kısaca tüm insanlar ( insan âlemi) bir aileyiz. Kâinat-Dünya yuvamızdır. Yuvamızda bitkiler, hayvanlar ve  diğer ailelerle uyumlu olarak yaşamalıyız.
Doğaya, bitkilere, hayvanlara zararımız dokunursa doğal afetler maruz kalırız. İnsanlara zararımız olursa kargaşaya, teröre, savaşlara, kaosa meydan veririz. Afetsiz, kaossuz  kısaca huzurlu ve mutlu yaşam için insan ailesi olarak üzerimize düşen görevleri yapmalıyız. Tüm yaratılanları sevmeliyiz. Sevgimizi de fiili olarak göstermeli ve gereğini yerine getirmeliyiz.
Bu görevimizi yerine getiremiyorsak, ki getiremiyoruz,  o zaman düşünmeliyiz. Kara kara değil sistemli olarak düşünmeliyiz.
*
Bugün yukarıda verdiğim aile tanımını sosyoloji, psikoloji, tarih vb. kitaplarında bulabilir miyiz? Peşinen söyleyelim ki bulamayız. Bu kitaplarda bulabileceğimiz tanım çekirdek aile tanımıdır.
Nedir çekirdek aile? Baba, anne ve evlenmemiş çocuklardan oluşan en küçük toplumsal  birlik.
Çekirdek kelimesi niçin kullanıldı bilmiyoruz. Çekirdek kelimesinden çağrışımla bir soru aklıma geldi: Kabuğu soyulmuş bir çekirdeği, bir tohumu ekerseniz o tohum gün yüzüne çıkabilir mi, filizlenip büyüyebilir mi? Cevabımız, elbette hayırdır. ( Bir Hint atasözü: Kabuklarından soyulmuş buğday filizlenmez.) Bunun gibi çekirdek aileler gelişebilir mi, güçlenebilir mi? Bazıları.  işte burada yanıldığımızı düşünebilirler. Böyle ailelerin de geliştiğini örnek olarak gösterebilirler. Ama unutulmasın ki günümüzdeki bir çok kuşak geniş aile içinde de yaşamış bir kuşaktır. Geniş aile, aile soyu, aşiret, kabile, boy, ulus…vb. kavramların ne olduğunu az çok bilen kuşaklardan sonra gelecek kuşakları bekleyen tehlikelerin neler olduğunu düşünebiliyor muyuz? 

Elbette düşünülüyor bu konular. Aslında düşünmekle de kalınmıyor. Aile konusunda bir çok çalışma var. Aileden sorumlu bir Devlet Bakanlığı dahi kurulmuştur.Tabi bakanlığa bağlı bir çok kuruluş da var. Diğer bakanlıkların, kurumların da çalışmaları saymakla bitmez. Ne yapılıyor? Ne yapılmıyor ki diyebilirsiniz. Yoksul ailelere yardım, kadınlara, çocuklara özel koruma …. Say say bitmez. Hepsi güzel de aileler güçlerini kaybetmeden, parçalanmadan, perişan olmadan önce tedbir alınsa daha iyi olmaz mı? Olur tabi. Ama nasıl olur? Bunun nasıl olacağını ilgililer çok iyi bilirler. Ekonomik güçsüzlüğün, sosyal ve kültürel yozlaşmanın aileyi bozduğunu, ailelerin bozulmasının yozlaşmayı, yoksulluğu artırdığını herkes görüyor. Yani göz göre göre bir kısır döngü oluşuyor. Eminim ki herkes , “Yok mudur bu kısır döngüyü durduracak?” diye düşünüyordur. Evet, bir kahraman bekliyoruz. Oysa kahramanlık dönemi geçti ya da geçmiş olması lazım. Demokrasilerde kahramanlar beklenmez. Herkes kendi uhdesine düşen görevleri yerine getirmeye çalışır. Hiçbir şey yapamıyor olabiliriz; ama hiç olmazsa düşünmekten geri kalmamalıyız.

Ne düşünmeliyiz? Bugün aileden söze başladığımıza göre aile konusunda düşünmeliyiz. Toplumun yapı taşı aile üzerinde düşünmeliyiz. Ailenin güçlü olmasıyla toplumun güçlü olması arasında bir doğru orantı olduğunu düşünmeliyiz. Bu düşünceler ışığında  dizileri gözden geçirmeliyiz, magazin dünyasını gözden geçirmeliyiz, medyada yer alan haberleri, yazıları gözden geçirmeliyiz. Gözden geçirmek yetmez  tabi, bu ortam nasıl yaratılıyor? Kimlerin yararı var? Evet, bir komplo teorisi yaratmıyorum. Sinsi sinsi yıllardır uygulanan olumsuzluklardan söz ediyorum. Devletimizi çökertmek isteyen şer güçlere ve bunların işbirlikçilerine dikkat çekiyorum.
*
Dikkat çekmeyi, kurallarına uygun yazı yazmayı beceremiyorum. Bir ordan bir buradan söz ediyorum. Sözü döndürüp duruyorum. Korkarım ki başları da döndürüyorum. Öyle ya insanlık ailesinden başladık söze. Sonra dünyanın dönmesine aldırmadan günümüz ailesinden söz ettik. Oysa küresel güçlerden söz edecektim. Bu  güçlerin dünyaya şekil verme arzularından, bu arzularının gerçekleşmesi için ailenin temelini dinamitlemesinden söz edecektim. Bunların menfaatleri ile şahsi menfaatlerini bir görenlere de şöyle bir değinecektim.  Sonra düşündüm ki bu konular her gün her gün gündemde. Bu konulara sadece değinmek işe yaramıyor. Çözüm üretmek gerekiyor. Bu konuda, aslında bütün konularda işe yarayacak bir çözüm öneriyorum. Daha doğrusu önceden de önerdiğim çözümü tekrarlıyorum. Başkalarının aklı ile düşünmeyelim. Kendi aklımızı kullanalım.
Kendi aklımızı kullanamamak hastalığımızı, zaafımızı keşfeden yerli ve yabancı düşmanlar bizi yazılı ve görsel medya ile, toplantılarla, mitinglerle ve diğer hareketlerle yönlendiriyorlar. Bu yönlendirme işini öyle ustalıkla yapıyorlar ki yönümüzü doğruya çevirmek için yıllar geçiyor.
Yıllar geçmeden, iş işten geçmeden önce aile konusunda düşünmeliyiz. Ailenin önemini belirten, vurgulayan binbir doküman var. Bunlara baş vurmalı demiyorum. Düşünelim diyorum. Ve de ona göre hareket edelim. Ailenin kutsallığına gölge düşürmeyelim.
Ailece mutluluk dileğiyle.

Sabahattin Gencal, Başiskele, 12. 12 . 2010

25 Ocak 2012 Çarşamba

Damla'yı izleyen sitelerin listesi ve sanal sohbet

                                                


V de vendetta                            Todo Por El Arte             Demas        
 Daniel Casares Roman        So Barbantes                      M.Misteriosa   
I Dolcidi Agata                        101 Breakfasts               Nikon Sniper
Meio Ambiente                          Batista Santos               Pinecone Stew
Acobra Fumou                        William Duncan              Cortejando a Arte
Space By Sandra                    Mi pasion la poesia      Top Blogs
Oggi pane e selame               Maus Tratos                   La Mirada
Dieta                                        Secretos  Ocultos          Vacanze in Albania
Villa Estrosa                            Odorica İon                     Marek
ritaodeh. 



                                               


Muhabbetin Zerreleri
                  Dergimiz                       Hadis- i Şerifler Dünyası  
Gazali                                        Dervish's Way
*
Briç Oyunu                                             Mz Dershanesi                Zayıflamak                                                                                                                                           
Sahaf Kitap                                 Kitap Delisi Gizem      
Tarih Sayfaları                             Ebru Özgün                  Aforizmalar
*

Hobi Sepetim                             Tuba Can                       Gönül'ün Dünyası
Her Telden                                 Ali'nin Bahçesi                Şantiyeci
Tls Sanat                                    Dikiş Makinesi               El Emeği Ürünler
Gelibolu 17                                Ülker                              Cingifilli Dükkan
Özlemce                                    Aynurart Galeri                Neşenin hobileri
Tek derdim ne giysem
*
Bahçemdeki Her Şey                 Şifalı Bitkiler                    Fuat'ın Yeri
C. Botanik Park                         Doğa Dost                      Kardere
Antalyalı Arıcı                            Zeynuğu                          Arıcı 07
Kazandıran sistemler                 Gemeo F Silkroad          Tabiat ve Sağlık
Şifalı Bitkiler- Alternatif             Gezelim Görelim

                                             

Şifalı Yemek Tarifleri                  Sarkaç                          Pınar İpek 
Bir kase lezzet                           Tek derdim ne yesem     Köşem
Kurabiye Canavvarı                   Boşnak Gelini                Selen Cake 
Kızlarımla Mutfakta                    Mutfak Türk                  Sultan-ı Yegah
Renkli Dünyam                          Lezzet Yağmuru             Baharatlı Tatlar
Şirince Tatlar                             Bir Tutam Kekik            Mutfak Gazetesi
Pembe Kekik                            Her Güne Bir Güzellik    Neslice
Mutfaktan Mis Kokular             Cahide Jibek                  Alternatif Mutfak
Cafe Papela                              Tatlılar Gülcan'dan          Mutfaktaki Rüya
Her Tattan Çeşni                       Mutfak İncisi                  Gelibolu 17
Mutfağa Buyurun                      Pudra ŞekeriM                Sarı Yumurta
                                    

                                             

Hayata Dair Denemeler           Sihirli Yazılar                        Yanmış Mandalina 
Yalancı Akasya                       Ruh Tufanı,                          Tarih Eğitim
Satırlarımız                              Ortak Meraklar                    Kitap Eylemcisi
Arada Kalanlar                       Güneşin Oğlu                        Şefik Karakelle
Yavru Kartal'ın Pençeleri         Benim Dünyam                    Alaturka
Didem'in Güncesi                    Ezgi'nin Günlüğü                   İnci
Kadriye Coşar                        Farklı Düşünce                     Zerrat
Mai Kelebeğim                       İstambul İstambul Olalı          Nini'nin Kelimeleri
Günlerden Arta Kalanlar         Kitap ve Kelimeler                Keşe ü vekeş
Köpeğim ve Ben                                         
*
Zelisle                                    Hayata Dair                          Ruhtan Eser Yok
Erguvan Mevsimi                    Bilmek Yaşamaktır                Çuman                     
Dayatmalarda Kayboluş         Herbi renk                             Sana bir soru 
Gürdal                                   Erdoğan                                 İçimize Yolculuk
İlk Kar                                  Sil Baştan                               Çakıl Taşları
Kosmos                                Yüreğine Gülümse                   Çaçoron Blog
Esma Gül                              Çalıkuşunun Günlüğü                Admin
Berya'nın Kaleminden           Hanifi Özdemir                         Yaşamın Kıyısında
Yaşam Bir Sanattır                Nebi Mutlu                              Çiftehan
Kırmızı Balık                         İki Kum Tanesi                        Ehli kalp için bazen...
*
Çakma Yazarlar                    Kaan Han Kılıç                       Yitik Sözler
Yürekten Damlalar                Nurgülün Dünyası                    Ölümden Sonra 
Her Telden                           Ayşe'nin Yolu                          Ünsüz Düşünür
Nursel Doğru                        Bilgi Güncesi                           Serap Pares
Renksiz Renkli                      Bitli Lahana                             Gamlı Hazan 
Kıyıya Vuran Hayatlar          Göçebe Zamanlar                    Ilımlı Fısıltılar
Edebiyat Eleştirileri               Bir nedeni yok...                      Deli Anne
Kırmızı Balık                        Bulunmaz Hint Kumaşı             Amak-ı Hayal
Mavinin Güncesi                   Hayat Seyahat                        Polat Onat
Edra Eslem                          Bar-ı Kelam                            Uçun Kuşlar
*
Arsadan Hisse                      Bymutu                                   Hayata Dairlerim
Hayata Balıklama                 Özden Ceyhan                         İzler ve Yansımalar
Değirmenden Mektup Var    Ebruli Günce                           Dilek
leyl                                      Ata ve Dünyası                        Hayal Kahvem
Nehir İda                            Gökçedeniz                             Tarihsel Dönence
Puzzle                                 Gri Sufleler                              Merilist
Yürekten Kaleme                İnsan Olmak                           Zeugma
Newbahar                           Sevgi Sevdalısı                        Utku Savaş
Mehmet                              Kestane Kabuğu                      Yıldız Sepeti
Ramazan Işık                      Aylardan Şubat                       Rumuz İlkyaz
Lunaparkta Yaşamak           Aslı                                        Ne Mutlu Türküm...
Yağızhan Kalaycı                Sözler                                     Ankaralı Gezginler
Gelibolu Lodosu                 Klişeler Köşesi                       Duygusal Komedi 
Mayanın Günlüğü               Şiir Dünyası                             Okuduklarıma Dair
Deli Anne                          A smphany of love                  Hayatımı Seviyorum
Ben Sustum                       Özge Bayrak                          Eski Tas
Gurbet Kuşu                      Aklın Direnci                          Abrah Kadabra
Gönülden Damlalar            Ayla'nın Günlüğü                    Bittersweet
Ruh Tufanı                         Çoklu kişilik                          Mavi Umut
Kara Mavi                         Asahhara                              Reyhanla her şey
Devrik Cümle Günlüğü       Robots Doodles                    Ufacık Tebessümler
Kız Kardeşler                    M ile Başlamak                     Susmak güzel
Ne dedim ben                    Kendimce                            Yaşıyorum Aheste
Asyayazar 06                     Elifin Güncesi                        Sezi-yorum
Merhaba Ömrüm               Kürşat  Zaman karikatür        Siyah İnci
Gözyaşımın ayak izleri        Güzel Günler                         Kırık Kalem
Sayfalar Dolusu                  Deveran-ı Dünya                  Bedihi
Ruh Gezgini                        Sevimli Günler

Merhaba,
Hoş geldiniz.
Tüm izleyicilerimizi, okurlarımızı sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Bu anda sanki klavyenin başında değil de bir konuşma kürsüsünde hissediyorum kendimi. Sizler de sanki ekran önünde değil de bir salondasınız.
500 kişilik bir salondayız. Niye 500? Damla’yı, bu an itibariyle  215 kişi izlemeye aldı. Google’den gelenler de epeyce oluyor. Son günlerin ortalama okur sayısına bakarak “Şimdilik 500 kişilik salonun yeteceğini düşündük.

Blogerlerin grup grup bir yerlerde toplantıklarını okuyoruz. Bundan ilham alarak biz de siz değerli okurları sanal alemde topladık. Başka türlüsü mümkün mü? Hepiniz sağolun.Ta, dünyanın bir ucundan ziyaretçilerimiz oluyor...Onun için böylesini  daha ilginç buluyoruz.

Bugün duyularımız açık gibi; ama yaratıcılığız pek yok. Onun için mevcut verilerden hareketle istatistiki rakamlar üzerinden fikir jimnastiği yapacağız. Ne diyoruz biz? Jimnastik salonunda değil konferans salonundayız.

Salona şöyle bir bakıyoruz:
Protokol yok. Protokolün  ayrı bir havası olur. Ancak bizim havamız başka. Havamız yerine hayallerimiz kelimesi daha mı uygun olurdu?  Neyse. Oturma düzenine bakalım:

Bir tarafta Google’den gelen, istatistiki bilgilerine ulaşamadığımız 200 kadar aziz misafirimiz. Bir tarafta da Damla’yı izleyen aziz misafirlerimiz ki bunlarda bir sıralama yapabildik. Nasıl mı yaptık?

Türkiye dışından gelenleri öne aldık. Türk misafirperverliğimizi göstermeliydik değil mi? Şimdilik 21 kadar olan bu misafirlerimizle maalesef doğrudan diyalog kuramıyoruz. Bir türlü yabancı dil öğrenemedim gitti.
Neyse görüntüyü aktarmaya devam ediyoruz: Yurt dışından gelenlerin arkasına tek konuda yazanlara yer ayırdık: Örneğin sadece oyun, sadece bahçe işleri, sadece dini konular, hobiler, yemek vb. gibi. Zamanla uzmanlaşmalarını dilediğimiz bu gurup diğerlerinden az olduğu için öne aldık onları. Az dediysek diğerlerine oranla az demek istiyoruz. Yoksa bunlar da epeycedir. Örneğin yemek sitelerinin sayısı bu an itibarıyla 31'dir. Hobi, oyun, bahçe ve diğerlerinin sayısı da 40'dır.

Sayılar sıkıyor insanı değil mi? İstatistikler için İngiliz yalanı diyenler de oluyor. Tabi, o istatistiki bilgilerle halkı uyutmak isteyenler için haklı olarak söylenmiş bir söz. Bizim sizleri uyutacağımızı düşünmüyorsunuz ya. Bu satırları okuduğunuza göre uyumayanlardansınız. Aslında uyutmamak için böyle sanal toplantı havası verdik. İnşallah aksi bir durum olmamıştır.

İzleyenlerimizi zaman zaman ziyaret ediyordum: ama bu kez, bu toplantı vesilesiyle. Tek tek herkesin kapısını çaldım. 3-5 izleyicimizin bloger sayfasını gördüm; ama sitesine gidemedim. Üye olduğu siteler var, kendi sitesinin ismi yok. Bu arkadaşlar site adreslerini verirlerse iyi olur. Bazıları yayını durdurdu. Bazıları sitelerini kaldırdı. Bu durum hüzünlendirdi beni. Bu arkadaşları cidden takdir ediyordum. Ben yorum yazamıyorum pek: ama bunlar için yazmıştım. Kendilerini ilerinin büyük öykücüsü, büyük şairi olarak görüyordum. Kendi kendime teselli vermiyor değilim. Bu arkadaşların yazması için blog şart değil ki. İnşallah yazmaya devam ediyorlardır. Bazı arkadaşların hızı azaldı; ama tecrübe kazandıkları yazılarından belli oluyor.

Aslında bu gibi konular ikili konuşmalarda olabilir. Herkesin dinlediği bir konuşma daha farklı olmalı değil mi?

Her zaman söylerim yapılan araştırmalara göre 150 kelimeden çok olan metinler zor okunur. Öyleyken ben hep uzun yazıyorum.
Belirli bir hedef kitlesi olmayan blogerler başarısız olur. Öyleyken ben ne  yapıyorum? Herkese hitap etmeye çalışıyorum.

Ele alınan konuların ilginç olması gerektiğini de vurgularız; ama biz… İşte burada duralım. Bizim konu ilginç değil, falan gibi sözler edecektim. Ancak bizim konumuz da az ilginç değil. Bir kere otomatik olmayan izleyenler listesi çıkaran ilk kişiyimdir her halde. Sonra böyle sanal sohbet yapan da. Gerçi internet dünyasına sanal dünya diyorlar, ama bizim dünya da bambaşka.

Böyle uzattıkça söyleyeceklerimi de unutuveriyorum. Yaşlılıktan mı bu? Bu arada 69 yaşında olduğumu da belitmiş olayım. Aslında ben birkaç konuyu merak ettiğim için böyle bir toplantı düzenledim:

Google’den  gelen ziyaretçilerimizden tesadüfen girenlerlerin  çok olduğunu  biliyorum. Ancak ABD’den giren bir grup var ki muntazaman beni takip ediyorlar. Sağolsunlar, kapattığım siteleri de takip ediyorlardı. Bunlar için Damla’da ikram yerine geçecek nasıl bir yazı yazabilirim?
Yurt dışından beni takip edenlere ne ikramda bulunabilirim? Türkiye’mizi her şeyi ile tanıtmak geliyor içimden; ancak bu işi turizmle ilgili bakanlık yapamıyor ben nasıl yapayım?
Yemek siteleri olan grubun çoğu oğlumun sitesinden bize yönlendirilmiştir. Bilindiği üzere oğlum Fuat Gencal Türkiye’nin sayılı sitelerinden birini yönetiyor. Fuat'ın Şifalı Yemek Tarifleri Sitesi epeydir yeni yayın yapmamasına rağmen okuyucusu bizleri katlıyor. Oğlumun aksine yemek yapmasını hiç bilmem. Yemek yapabilen güzel yazı da yazabilir. Yazılarımızın güzel olmamasının sebebi bu mu acaba? Sözü dolaştırmadan söyleyelim. Bu gruba nasıl hitap edeceğimi de düşünüp dururum.

En sona bıraktık vefalı arkadaşlarımızı. Hayatta da hep öyle olmuyor mu? Sanki bunlar elde bir gibi. Yok, ben öyle olmayacağım. Herkese önem vereceğim.

Yanlış anlaşılmaz inşallah. Sanki, herkesin nabzına göre şerbet vereceğim gibi anlamların doğmasına zemin hazırlamış gibi oldum da. Hayır, hayır. Öyle nabza göre şerbet verecek biri olsaydım böyle sanal kürsüye mi çıkardım?

Biz kendi doğrultumuzda ilerleyeceğiz. Zaten siz değerli okuyucular, sağolun  bizi bu halimizle beğendiniz. Çizgimizden sapmadam, doğru yoldan şaşmadan inşallah damlamaya devam edeceğiz.
Ben gençken konuşurken, herkes “Bana hitap ediyor.” derdi içinden. İnşallah kendinizi unutulmuş sanmazsınız. Size size sesleniyorum.
Bu izleyenler listesini vemem, bu uzun konuşmayı yapmamım sebepsiz  olmadığını vurguluyorum. Bakın her daldan bloglar var. Öğrenciler var, öğretmenler var, çalışanlar var emekliler var. Kadını erkeği, yaşlıcı genci var. Her yöreden, her telden sesler var. Gelin kaynaşalım. Birbirimizi okuyalım. Birbirimizi anlayalım. Bu tür nutukları herkes atıyor; ancak yalnız kendisi gibilerini okuyorlar. Olmaz böyle bir şey, herkesi okuyalım. Doğruya doğru eğriye eğri diyebilelim.

Duyularımız kapanmadıysa yaratıcılığımızı göstermenin zamanıdır.

Hayırlı günler dileğiyle sevgi ve saygılarımı sunarım.

Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, 25. 01. 2012


23 Ocak 2012 Pazartesi

Rauf Denktaş Özel Sayısı

 Rauf Denktaş
( 27. 01. 1924 Baf - 13. 01. 2012 Lefkoşe)
Türk Milliyetçisi, Devlet Adamı, Siyasetçi, Hukukçu, Yazar, Fotoğrafçı
****************************************************** 
Rauf Denktaş Özel Sayısını sunarken
Rauf Denktaş, Kıbrıs Türk  halkının özgürlük mücadelesiyle özdeşleşmiş mücahit bir lider, başarılı konuşmacı, ileri görüşlü siyasetçi ve devlet adamı olarak tarih sayfalarında yerini almıştır.

Rauf Denktaş tarihi ve siyasi vizyonu yanında eserler vermesi, köşe yazıları yazması, senaryo yazması, fotoğrafçılığı …vb. özellikleriyle de dikkati çekmiştir. Bütün bunların yanında mükemmel aile reisi, ideal bir eş, sevecen bir baba olmasıyla da örnek olmuştur.

O sadece bir efsane, bir kahraman, örnek aile reisi olarak değil güzel erdemlerle donanmış insan gibi bir insan olarak da rahmetle anılacaktır.

Yirminci yüzyılın ikinci yarısındaki Kıbrıs Türk tarihinin her safhasında Rauf Denktaşı görüyoruz. Özgürlük mücadelesinde muhabir, gazete sahibi, avukat, savcı, mücahit, müzakereci, siyasetçi, devlet adamı …vb. gibi bir çok rol üstlenen Denktaş bir azınlık cemaatinin bir halk olmasında, Türkiye’den başka hiçbir devlet tanımasa da bir cumhuriyetin kurulmasında büyük katkı sağlamıştır. Adeta Kıbrıs Türk tarihi ile özdeşleşmiştir. Bir kahraman, bir efsane olmuştur. En önemlisi de bilge bir adam olmuştur.

Bu bilgenin hayatını ve sözlerini değerlendirmek  sadece Kıbrıs Türk halkı için değil, bütün Türkler ve İslam alemi için, hatta bütün insanlık için yararlı  olacaktır. Bu düşünceden hareketle Rauf Denktaş Özel sayısını çıkarıyoruz. Yararlı olması umuduyla.

Sabahattin Gencal, Başiskele - Kocaeli, . 01. 2012

 *******************************************************
***************************************************** 

Biz, millî ve mânevî değerlerimizi korursak, 
o değerler de bizi koruyacaktır. 
Rauf Denktaş

*****************************************************

Rauf Denktaş için açılan taziye defterine ne yazdılar?


Kıbrıs Türklerinin yarım asırdır devam eden özgürlük ve eşitlik mücadelesinin timsali, milletimizin yetiştirdiği gerçek kahramanlardan, KKTC'nin kurucusu, Kıbrıs davasının yılmaz savunucusu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş'ın ebediyete intikali tüm Türk dünyası için büyük bir kayıptır. 
Anavatan Türkiye Kıbrıslı Türk kardeşlerinin acısını içtenlikle paylaşmakta, yüreğinde hissetmektedir. 
Kıbrıs adasından Türklüğün sökülüp atılmasına yönelik hain planları akamete uğratan mücahit Denktaş, başta Merhum Dr. Fazıl Küçük olmak üzere bu yola baş koymuş, bu uğurda canlarını vermiş dava arkadaşlarıyla birlikte yüce milletimizin gönlündeki müstesna yerini almıştır. 
Örnek bir kişiliğe sahip olan merhum Denktaş, Kıbrıs Türkü'nün davasına hamilik ederken, yitirdiği üç evladının acısını bağrına gömen kederli bir baba, yaman bir avukat, gözüpek bir direnişçi, çetin bir müzakereci, dirayetli bir toplum lideri ve nihayet Kurucu Cumhurbaşkanı kimliğiyle Kıbrıs Türkü'nün var olma mücadelesinin her aşamasında tarihi misyonunu üstün bir fedakarlık ve başarıyla yerine getirmiş seçkin bir devlet adamıdır.
Abdullah Gül (T.C. Cumhurbaşkanı )
 *  

Türk milletinin yetiştirdiği en değerli devlet adamlarından olan Kıbrıs Türkünün varoluş mücadelesinin önderi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş'ın ebediyete intikaliyle büyük üzüntü duymaktayım. 
Bütün hayatını adadığı bir hak, hukuk ve eşitlik mücadelesi olan Kıbrıs davamızı benzeri görülmemiş bir dirayet ve özveriyle savunan büyük lider Denktaş, Kıbrıs Türk halkına bölgenin örnek demokrasilerinden birini teşhir eden çağdaş değerlere ve hukukun üstünlüğüne dayalı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni armağan etmiş, Kıbrıs Türkünü, kendi milli iradesini yansıtan bir yönetme kavuşturmuştur. Milli dava için verilen kararlı mücadeleyi dün olduğu gibi bugün de Kıbrıslı Türk kardeşlerimizle fikir ve elbirliği içinde yürüteceğiz. 
Merhum Cumhurbaşkanına Allah'tan rahmet diler Kıbrıs Türk halkının ve büyük Türk milletinin üzüntüsünü yürekten paylaşıyor, milli bir kahraman olan Rauf Denktaş'ın aziz hatırası önünde minnet ve tazimle eğiliyorum.
Cemil Çiçek (TBMM Başkanı) 
Ömrünü Kıbrıs Türkü'nün varoluş mücadelesine adamış, KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Mücahit Rauf Raif Denktaş, Kıbrıslı Türklerin, baskı politikalarına karşı yürütülen, tarihte benzerine zor rastlanan onurlu mücadelesine önderlik ettiniz. Kıbrıs Türkü'nün bugün barış, huzur ve güven ortamında yaşamasına çok önemli katkılarda bulundunuz. Kaybınız sadece Kıbrıs Türklerinin değil tüm Türk milletinin kaybıdır. Yaşamınız boyunca inançla ve yorulmadan Kıbrıslı soydaşlarımızı ve KKTC için verdiğiniz hizmetler her zaman şükran ve minnetle anılacaktır. TSK sizin aziz hatıranızı sonsuza dek yaşatacaktır. Ruhunuz şad, mekanınız cennet olsun.
Orgeneral Necdet Özel (Genel Kurmay Başkanı)  
*
Rauf Denktaş, ulusal davaya hizmeti, devlet adamlığı, önderliği ve insanlığıyla Türk tarihine mal olmuş mümtaz bir şahsiyettir. Önünde saygıyla eğiliyoruz.
Kemal Kılıçdaroğlu (T.C. Anamuhalefet Partisi CHP Genel Başkanı) 
*
O, Mücahit mücadelelerinden gelen bir liderdi. Mükemmel bir diplomat, başarılı bir müzakereciydi. Gönlümüze hep yaşayacaktır.
Rahşan Ecevit (1974 Barış Harekatı sırasında TC. Başbakanı olan Merhum Bülent Ecevit'in eşi )
*
Türk milletinin kahraman oğlu. Bütün Türk milleti sizi hiçbir zaman unutmayacak hep sevecek ve saygıyla anacak. Azerbaycan Türkleri sizi hep çok sevdi ve bugün derin bir üzüntü içerisinde. Azerbaycan Türkleri sizin Kıbrıs Türklerinin haklı davası için yaptığınız mücadeleyi ve KKTC'yi kurmanızı hep büyük minnettarlıkla anacak. Sizin arzularınız ve davanız bu topraklarda hep var olacak. Rahat uyu Türk dünyasının kahraman oğlu. Sevgimiz ve dualarımız hep seninle.
Ganire Paşayeva (Azerbaycan Milletvekili)

22 Ocak 2012 Pazar

Rauf Denktaşla ilgili bazı kaynaklar ve bir öneri

*************************************************************


Rauf Denktaş Enstitüsünün Kurulmasında Yarar Görülmektedir


Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesiyle özdeşleşmiş, gazi mücahit, başarılı konuşmacı ve müzakereci, yaman avukat ve savcı, ileri görüşlü siyasetçi ve büyük devlet adamı kimlikleri ve özellikleriyle tarih sayfalarında yer alan Denktaş aynı zamanda yazar ve fotoğrafçıdır.Rauf Denktaş, sayılan bu özelliklerin yanında örnek bir aile reisidir. Kısaca Rauf Denktaş bir kahraman, bir efsane olmuştur.
Küçük bir adadan nasıl büyük devlet adamı çıkabiliyor? Kahramanlar döneminin kapandığı yüz yılımızda nasıl kahraman olarak nitelendiriyor. 88 yıllık ömrünü nasıl verimli kullanabiliyor?
Bu soruların ve akla gelecek başka soruların cevaplandırılabilmesi için bir Denktaş Enstitüsü kurulursa yararlı olur. Denktaşın binlercefotoğrafı, yazısı, 50 kitabı; sayısız konuşması ve konferansı ancak bir Enstitü tarafından değerlendirilebilir.
Biz İnternette google'den ulaştığımız bazı sitelerin isimlerini yazıyoruz. Tabii bunlar çok eksik. Ekip çalışması ile eksiklerin tamamlanacağını umuyoruz.
Kaynak taraması, eğer esaslı bir inceleme yapılmazsa hiç bir şey ifade etmez.
Biz inanıyoruz ki çeşitli bilim dallarından bir araya getirilecek ekipler Denktaş'ı daha iyi olarak bizlere ve gelecek nesillere tanıtacaklardır.
Halkla birebir temasta olan, bir çok kişinin gönüllerinde ve anılarında yer alan Denktaş'ı daha iyi tanımak ve bulguları yöneticilerle, siyasetçilerle, hukukçularla, yazar ve sanatçılarla ve de gençlerle, ailelerle kısaca halkla paylaşmak yararlı olacaktır. Bunun için ilgili yetkililerin gereğini yapacağını umuyorum.

Sabahattin Gencal (Emekli öğretmen), Başiskele- Kocaeli, 22. 01. 2012

*************************************************************


 Rauf Denktaş Özel Sayısını çıkarırken 
yararlandığım kaynaklardan bazıları:

Rauf Denktaş'ın Hayatı
Rauf Denktaş'ın Köşe yazıları
Konuşmaları
Konferansları
Rauf Denktaş'ın Bazı Eserleri
Nur Batur'un Röportajlarından
Rauf Denktaş'ın ardından yazılanlardan
Rauf Denktaş için şiirler
Foto galeriler
Bazı Videolar

Ölüm haberi ve cenaze töreni nasıl verildi?
**********************************************************