12 Aralık 2012 Çarşamba

Hacı Bektaş-ı Velî (2)


Hacı Bektâş-ı Veli hazretlerinin hayatı hakkında güvenilir kaynaklar oldukça azdır. Hayatı hakkında geçmişte yazılmış menâkıbnamelerden bir takım bilgilere ulaşılmaktadır. Firdevs-î Tavil’in manzum olarak yazdığı Vilayetname hayatını öğrenmek bakımından başvurulan önemli kaynaklardandır. Ayrıca Eflaki’nin Menâkıbu’l Arifin’i ile Aşıkpaşazade’nin Tevârih-i A’li Osman’ı Hacı Bektâş-ı Veli hakkında kısa da olsa bilgi vermektedir
Mustafa Sabri
*
Hacı Bektaş-ı Veli, kimine göre doğrudan doğruya, kimine göre de Lokman-ı Perende vasıtasıyla Ahmed Yesevi’nin mürididir. Ya Ahmed Yesevi’nin veya Lokman-ı Perende’nin emriyle Anadolu’ya geldi. Amasya, Kayseri, Sivas gibi şehirleri dolaştıktan sonra Kırşehir
yakınında bulunan Karahöyük’e yerleşti.
Prof. Dr. Süleyman Ateş
*
Verdiği rûh ve şuurla ordu kuran; yolu, öğüdü hâlâ gönüllerde duran, kim bu Hacı Bektaş Velî?

İz sürersek, öz kaynağa gideriz; Ulu Türkeli (Türkistan)da buluruz ayak izini!

Varıp, sorduğumuzda bir ak sakallı kocaya, şöyle der: “Hacı Bektaş’ ı mı sorarsınız? Özü Buhara Nişabur’ludur. Kardeşlerimizden bir bölüğü Rum diyârını fethe gittiğinde o da, gönül fethine çıktı onlarla.”

Ve sırrı çözülür Türk Birliği’nin! Demek ki, Batı Türkleri’nin içinde dolaşan; kimi zaman yeniçeri palasında parlayan, kimi zaman kıraç ruhlara İslâm ırmağı olarak çağlayan HACI BEKTAŞ VELÎ, Türklüğün birlik nişanıdır! Demek ki Buharalı Hacı Bektaş, bir sayar Anadolu Türk’ünü, Doğu Türk’üyle! Demek ki, Yesevî’den berâtlı Hacı Bektaş, kardeş sayar bütün Türk budunlarını! Demek ki, bu yüzden hâlâ çınlar
*
Hacı Bektaş Velî’de Allah sevgisi esastır. Allah’ı seven, yaratılmış kulları sever; yaratılmışları bu sevgiden dolayı kucaklar. Bu inancı benimseyen kişi, kendisinin yücelmesi için fedakarlıkta bulunur.

Hacı Bektaş Velî’nin inanç yapısında mutlak bir hoşgörü, samimiyet ve sevgi vardır. İyilik etmek, hüsn-i niyyet sahibi olmak, tevâzu ve edeb içinde olmak, kulun mutlak varlığa karşı başlıca sorumluluklarındandır. Yoksa insan gerçek kimliğini bulamaz, hayvanî davranışlardan kurtulamaz.
*

Hacı Bektaş Velî öğretisinde yer alan mezhebî unsurlar ona izafe edilen eserlere dayanıldığı
sürece, Maturidilik ve başta Yesevilik olmak üzere, bölgede yaygın olan öteki İslam
kültürünün mirası olduğunu göstermektedir. Bu öğretiyi besleyen kanallardan bir başkası da,
Hacı Bektaş’ın eserlerinde yerini bulan ve çoğunluğu Bektaşilikle ilişkilendirilmesi gereken
kadim Türk kültürünün izleridir. Bu oluşumu Caferilik ya da Şiiliğin uzantıymış gibi tasvir
etmek mümkün değildir. Bu öğreti kendine özgü bir yapı arz etmekte, kaynağını da İslam
dininden almakta ve Türk kültürü ile süslemektedir.
Sıddık Korkmaz
*
Hacı Bektâş da Âşık Paşa, Yunus Emre, Mevlânâ gibi o çağların sünnî, şeriata bağlı, riyâdan, kötü huylardan, ilhad ve ibahîcilikten uzak olgun mutasavvıflar zümresindendir. Makâlât'ın Arapça aslı, manzum ve mensur versiyonlarının tetkiki de bu düşünceyi doğrulamaktadır.
Mustafa Uslu
*
Hacı Bektaş Veli’nin, 13. yüzyılda Anadolu’da uyardığı bu çerağ (bilim ışığı), savunduğu düşünceler ve başlattığı yenilikçi hareketler (reformlar), sadece Avrupa’daki Hümanizm ve Rönesans hareketleri-ni değil, aynı zamanda 17. ve 18. yüzyılda gelişen sivilleşme harketle-rini de andırıyordu. “Sen seni bilirsen yüzün Hüdâ’dır; sen seni bilmezsen, Hak senden cüdâdır!...” diyen Hacı Bektaş Veli, her şeyi insanda arayan, Hakk’ı kendi özünde, kendi özünü Hakk’ta bulan bir hakikat insanı (Mürşid-i Kâmil); bilimi ve sanatı kendisine rehber kılan bir düşünürdü.
Ali Duran Gülçiçek
*
Hacı Bektaş-ı Veli, Ahmed Yesevî ekolünün Anadoluda’ki ulu temsilcilerinden birisidir. Fakr-nâme + Divan-ı Hikmet ile Makâlât arasında büyük benzerlikler vardır. Her ikisinde de Türklük açok bir biçimde görülmektedir. Anadolu ve Balkanlarıdaki Müslüman Türk halkı, Hoca Ahmed Yesevî’nin, Hünkâr Hacı Bektaş Velî’yi Anadolu istikametinde görevlendirdiğine inanmaktadır. Bu görevlendirmenin meyveleri apaçık ortadadır. Ahmed Yesevî’nin Türkistan’da yaptığı kutsal görevi, Hacı Bektaş Veli, Anadolu ve Balkanlar’a taşımıştır. Her iki büyük veli de insanımızı daha üstün insan haline getirmek için çaba sarfetmişlerdir.
Dr. Seyfullah Korkmaz
*
Anadolu halkını yeni bir düşünce yapılanmasının içinde yeniden var eden Hacı Bektaş, karşımıza başarılı bir fikir lideri olarak da çıkmaktadır. Hacı Bektaşın fikir lideri olarak kabul edilmesinde, inanılırlık, güvenilirlik, uzmanlık ve sayılıp sevilme gibi kaynakta olması gereken kriterlere sahip olmasının büyük payı olduğu görülmektedir.
Bilgehan Gültekin
*
“Bir olalım, iri olalım, diri olalım” sözüyle bir, bütün, güçlü olmak ve bunu sağlamak için her türlü imkanın kullanılmasının önemini ortaya koyan (Mert yy:35) Hacı Bektaş Velî’nin en önemli etkisi, Türk kültürünün İslam öncesiyle sonrası arasında güçlü bir köprü oluşturmasıdır. Anadolu’da başlayıp Balkanlara kadar genişleyen Hacı Bektaş Velî düşünce sistemi, Türk kültürünün yaşatılmasında ve geliştirilmesinde önemli rol oynamıştır. Bu etkinin kalıcılığında, Ahmet Yesevi ile birlikte Bektaşi dervişleri önemli roller üstlenmişlerdir. Hacı Bektaş Velî’nin Türk kültürünün sürekliliğini ve yaşamasını sağlayan uygulamalarının başında, Türkçeye verdiği önem gelmektedir.
Metin Işık
*

Çevresindeki gayr-ı müslimlerle yakın ilişkiler içerisine girmiş, Moğol otoriteleriyle tanışmış ve onların bir kısmının Müslüman olmasına vesile olmuş­tur. Bu arada birçok halife yetiştirerek ölümüne yakın onların her birine halifelik icazetnamesi vererek Anadolu’nun bir yanına yollamış, kendisi de kerametine yakışır bir şekilde vefat etmiştir (bk. Ahmet Yaşar Ocak, Türk Sufiliğine Bakışlar, İs­tanbul 19%, s. 163-69). Hacı Bektaş-ı Velî’ye başta Makâlât (Hacı Bektaş Velî, Makâlât, Esad Coşan’ın tenkidli neşrinden sadeleştiren: Hüseyin Özbay, Ankara 1990; ila­veli 3. baskı, Ankara 1996) olmak üzere birtakım eserler isnat edilmektedir.
*
Hacı Bayram Velî, dört şiirden başka yazılı eser bırakmamıştır. Yazılı eser vermekten ziyade toplumu harekete geçiren ahlâkçı bir rol oynamış, insan yetiştirmeye önem vermiştir. Anadolu insanını, yetiştirdiği önemli şahsiyetlerle dinî, ahlâkî, iktisadî ve hatta siyasi açıdan geniş ölçüde etkilemiştir.
Cevdet Kılıç
*
Türkler, din öğesinden çok, ulusal duyguya önem vermişlerdir. Anadolu’ya göçmüş mutasavvıf dervişler, dedeler, babalar İslamlığı Anadolu coğrafsında adeta bir ulusal dine dönüştürmüşlerdir. Bu dedeler, babalar Türklüğü ve ulusal öğeleri İslam potasında değil, İslamlığı Türklük ve ulusal öğeler potasında eritmiş ve yoğurmuşlardır. XIII. y. yıl bu oluşumun dorukta olduğu dönemdir.

Baki Öz
*
Hacı Bektaş-ı Veli, sosyal ve siyasi kargaşanın olduğu bir asırda, menfi gelişmelere taraf olmadan, mütevazi bir hayat yaşamıştır. Baba Resul ile ilgisi netlik kazanmamakla birlikte kardeşi Babailik isyanına katılmış, ancak, kendisi katılmamış ve takibata da uğramamıştır. Sünnilerle mücadele ettiğine dair iddialar mesnetsiz olup bunu ispatlayacak belgelerin aksine iyi münasebetlere dair bilgiler mevcuttur. Akidesi Hoca Ahmet Yesevi, Mevlana ve Yunus Emre’den farklı değildir.
Abdünnasır Yiner
*


2 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam,

    Türklüğün birlik nişanı olan Hacı Bektaş-i Veli Hazretlerinin hayatı, kimliği ve kişiliği ile ilgili kaynakları derleyerek bizlerle paylaşan kaleminize ve yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerim.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil