24 Kasım 2012 Cumartesi

Bir emekli öğretmenden öğretmen oğluna mektup / Sabahattin_Gencal


İlköğretmen okulundayken “öğretmen bahçıvandır” sözünü çok duyardık. Öğretmenin öğrencilerini yetiştirirken tıpkı bir bahçıvan gibi özenli olmasını vurgulayan bu sözü hiç unutmadım.
Bahçıvanlık bayağı zor bir sanattır. En azından hangi toprakta, hangi mevsimde, hangi hava koşullarında; hangi sebze veya meyvelerin niçin ve nasıl yetiştirileceğinin bilinmesi gerek. Toprağın havalandırılması, sulanması, gübrelenmesi; bitkilerin ilaçlanması… vb. de ihmal edilmemeli.
Bahçıvanlığın zor bir sanat olduğunu komşumuz olan bir bahçıvanı gözleyerek öğrenmiş oldum. Gözlemlerimi bir yana bırakarak bir ibret verici anıdan söz edeceğim.
Bursa’dayken hemen bitişiğimizdeki bahçeye bir bahçıvan gelirdi. Her sabah, affedersiniz eşeğinin üzerinde görürdüm onu. Eşeğin sağında bir küfe,  solunda bir küfe,  tam sırtında nur yüzlü ihtiyar bahçıvan hafızama büyük bir sanat eseri gibi kazındı. Belirli bir müddet çalıştıktan sonra bahçeden ayrılan bu çalışkan insanla konuşmuşluğum yok. Keşke sohbetinden de yararlanabilseydim.
Bu eli nasırlı, bu eli öpülesi bahçıvan’ın yarım dönümlük bahçeden elde ettiği kazancı biz iki dönümlük bahçeden elde edemiyorduk.  Bunun sırrını daha sonra öğrenebildik:
Rahmetli babam bir gün bahçıvanı ağlar gördü. İlgilendi kendisiyle. Ağlamasının nedenini sordu. Domateslerin suyunu fazla verdiği için ağladığını öğrendi babam. Burada durup düşünmek gerek. Biz suyu ölçüsüz veriyorduk. Diğer hususlarda da ölçü nedir bilmiyorduk. Bu olaydan sonra babam bahçede çalışmadı; dayımla beraber bakkal dükkânı açtı. Ben bugün vicdanı rahat olarak bir emeklilik yaşıyorsam biraz da bu bahçıvandan aldığım ders yüzündendir;  Öğretmenlik hayatım boyunca domateslerin suyunu ölçülü vermeye çalıştığımdandır. Rahmetle andığım bu bahçıvanı örnek göstererek tüm öğretmenlerimize birkaç öğüt vermek isterdim; ancak bir mevkimiz, bir statümüz  yok. Sonra ukalalık da yapmak istemiyorum.
Oğlum, bu anda çalışan bir bir öğretmendir. Tüm öğretmenler yerine oğluma, başka deyişle oğlumun şahsında tüm öğretmenlere yazacağım birkaç satırın düşünülerek okunacağını umuyorum:
Baba - Oğul
Emekli Türkçe Öğretmeni Sabahattin Gencal ve İngilizce Öğretmeni Ahmet Gencal
***********************************************************

Sevgili Yavrum Ahmet, Değerli Meslektaşım,
 Ne mutlu sana ki öğretmensin. Ne mutlu sana ki kutsal öğretmenlik mesleği ile şereflenmiş bulunuyorsun. Bu şerefe, hayatının her döneminde layık olacağından emin olarak size birkaç öğüt vermek istiyorum:
Öğretmenin bir bahçıvan olduğunu unutma.
Tohumların genetiğini değiştirenlerden, ilacı ve gübreyi hileli yapanlardan, aşırı hormon kullananlardan kısaca doğallıktan ayrılanlardan söz etmediğimi anlamışsınızdır. Bu benzetmelerden hareketle Milli Eğitimdeki zararlı değişimleri akıl edebileceğini umuyorum.
Hatırlayacaksın, çocukluğunda ve öğrenciliğinde evden çıkarken “Aklını kullan.”derdim sadece. Şimdi de benzer öğütler vereceğim:
Her fırsatta, öğrencilerine hayatta en hakiki mürşidin ilim olduğunu, aklı kullanmak gerektiğini,  kendilerine güvenerek, kendileri ve ulumsuzla övünerek çok çalışmaları gerektiğini öğretmelisin.

Öğretmenliğin ağır sorumluluğunu taşıyabilecek güçtesin. Bu gücünü azaltmaya çalışanlar er geç, sabırlı olmanız, birlik ve dayanışmanız sayesinde yok olacaklardır.
Son olarak “Sen senin öğütçün ol.” derken senin ve senin şahsında tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlar; sevgiyle ve başarı dileklerimle gözlerinizden öperim.
Baban
Emekli Öğretmen Sabahattin Gencal,
Başiskele-Kocaeli, 24. 11. 2012

Ek:1

Anneciğim, Babacığım sizlerin de öğretmenler gününü kutlar, hürmet ve saygıyla, anlatamadığım, yazamadığım duygular ile ellerinizden öperim. Klavye üzerinde ıslanan parmaklarımı görüyorsunuz eminim... Duygularımı çok iyi anladığınıza eminim...

Evet, "Öğretmen bir Bahçıvandır" sevgili babacığım, bu sabahki yazınızı okuduğumda çok mutlu oldum, çok duygulandım. Hatta artık öğretmenler birer tezgâhtar, pazarda limon, çorap satıcısı, taksi şoförü ve değişik meslek erbapları da olabiliyorlar, ama maalesef hesap uzmanlığını beceremiyorlar...

Maalesef eskiden sahip oldukları maddi manevi değerlere sahip değiller. Toplum içinde hem madden, hem manen mum gibi eriyip gidiyorlar. Kurda kuşa, çakala yem oluyorlar, namerde muhtaç oluyorlar... Büyük bir gerileme dönemindeler... Birilerinin dediği gibi yan gelip yatıp maaş alıyorlar...
Çok sert ve fütursuz demeçlerle hatta cezalarla yüzleşiyorlar... Yeri geliyor hor görülüyorlar, ikinci sınıf insan, üvey evlat muamelesi görüyorlar. Neler var neler, hep olmuştur tabi, şimdi de olacaktır ama bir şey söyleyeyim mi? Bilirsiniz hiç ilgilenmem bazı konularla ama içinde yaşadığım için çok iyi hissedebiliyorum bu geçen on beş sene zarfında dahi öğretmenler uçurumun kenarına iyice yaklaştılar...
Devamı
Ahmet Gencal, İstanbul, 24. 11. 2012
Ek:2

Ah yavrum, ah öğretmenim, derdini, sıkıntısını kimselere açamayan kuzularım sizleri böyle mi görecektik. Klavye üzerinde ıslanan parmaklarınızı görmekle, o dolaylı avazlarınızı işitmekle kalmıyor sizi yaşıyoruz. İçimiz kanıyor, ciğerimiz yanıyor.
Bu ciğer yangınından çıkan alevlerin ışığında bazı vecizeleri okuyorum. Umuyorum ki siz de, yetkililerimiz de payınıza düşeni alırsınız.  
Bahçesinde çiçek yetiştiren adam çiçekten bir şey bekler mi? Adam yetiştiren adam da, çiçek yetiştirendeki hislerle hareket edebilmelidir. Ancak bu şekilde düşünen ve çalışan adamlardır ki memleketlerine ve milletlerine ve bunların geleceklerine faydalı olabilirler. Bir adam ki, memleketin ve milletin saadetini düşünmekten daha fazla kendini düşünür, o adamın değeri ikinci derecededir.
Mustafa Kemal Atatürk
*
Okullarda öğretim vazifesinin güvenilebilir ellere teslimini, ülke çocuğunun, o görevi kendine hem bir meslek, hem bir ülkü sayacak üstün ve saygı değer öğretmenler tarafından yetiştirilmesini sağlamak için öğretmenlik, diğer serbest ve yüksek meslekler gibi, aşama aşama ilerlemeye ve her halde zenginlik sağlamaya uygun bir meslek haline getirilmelidir. Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan toplumunun en öz verili ve saygı değer unsurlarıdır. Mustafa Kemal Atatürk, (1923, Ankara) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. I, s. 317)
*
 Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden yoksun bir ulus henüz ulus adını almak yeteneğini kazanmamıştır. Ona basit bir kitle denir, ulus denemez. Bir kitle ulus olabilmek için mutlaka eğiticilere, öğretmenlere gereksinim duyar. Mustafa Kemal Atatürk, (1925, İzmir) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, s. 243)
Öyle bir ortamda yaşıyoruz ki söz de yazı da para etmiyor. Ses telleri geriliyor, kalemler kırılıyor. Her şeyden önce adam gibi oturup sorunlar üzerinde düşünmeli ve gereğini yapmalıyız.
Atalarımızın kanı ve canı pahasına kurdukları Cumhuriyetimizin, değerlerini kaybetmeden sonsuza dek yaşayabilmesi için kısır çekişmelerden, gerginliklerden uzaklaşmalı ve gündemi ikide bir saptırmadan halkımızın sorunlarına eğilmelidir.
Vakit henüz geçmemiştir; ama geçmek üzeredir. Bilelim ki bu halk oyalanmayı kaldıramaz.
“Halkın sorunu öğretmenin sorunudur.”düşüncesiyle böyle bir uyarıyı dile getirmiş oldum. Umarım ki yararlı olur.
Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli, 24. 11. 2012
 


8 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam,

    Sizin ve bloğunuz nezdinde tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyor ve ellerinden öpüyorum.

    Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey Kardeşim,
      Ziyaretiniz ve kutlama mesajınız için çok teşekkür ederim.
      Sizleri de bir öğretmen olarak görüyorum ve sizlerin de gününü kutlarken sevgiyle gözlerinizden öpüyorum.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
  2. Merhabalar Sabahattin Hocam,

    Öğretmen oğlunuza yazdığınız mektuptan alınacak çok güzel dersler var. Öğretmenleri bir bahçıvana benzeterek, en güzel örneklemeyi ve benzetmeyi yapmışınız. Gerçekten öğretmenlerimiz bir bahçıvan; bahçıvan bahçedeki çiçeklerini, öğretmenlerimiz de sınıflarındaki çiçekleri yetiştirir.

    Bir kez daha 24 Kasım Öğretmenler Günü'nüzü kutluyor, başarılar diliyorum.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey kardeşim,
      Bir kez daha hoşgeldiniz.
      Yorumlarınız her zaman güzel, her zaman teşvik edici.Sağolun, var olun.
      Hep beraber nice 24 Kasımlara...
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
  3. Hocam, Öğretmenler Gününüz kutlu olsun!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve kutlama mesajınız için çok teşekkür ederim.
      Sizlerin de günleriniz mutlulukla dolsun.

      Sil
  4. Sizin gibi usta bir öğretmenin öncelikle Öğretmenler Günü'nü kutlarım. Yine olağanüstü anlatımınızla... o bahçedeki çiçeklerin susuz kalmayarak, tam kıvamında sulanmasını, filizlenip boy atmasını dilerim. Oğlunuza yazdığınız metin duyguların çok ötesine geçen, her daim okunası bir yazı. Paylaştığınız için teşekkürler.

    Ailece iyi hafta sonu dileklerimle sevgi ve saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Mehmet Bey,
      Ziyaretiniz, kutlama mesajınız,yorumunuz ve iltifatınız için teşekkür ederim.
      Sizlere de iyi hafta sonları dileklerimizle.

      Sil