10 Kasım 2012 Cumartesi

Atatürkçü düşünceyi öğrenme ve öğretme konusundaki ödevimizi bilinçli olarak yapalım / Sabahattin Gencal


Bugün 10 Kasım. Bugün Atatürk’ün ölümünün 74. yıldönümü. Bugün Atatürk’ü Anma Günü ve Atatürk Haftası’nın başladığı gün.
Eminim ki hepimiz Atatürk'ü, önceki 10 Kasımlarda olduğu gibi bugün de saygı ve özlemle anacağız; Atatürkçü düşünce ile donanmak için çabalayacağız. Umarım tüm etkinlikler yararlı olur.
Her nedense bugün geçmişe gidiyorum.  “Herkes geleceğe, O geçmişe gider.” demeyiniz. “Aslanlar gerilerek atlar.”sözünü getirin aklınıza. Atatürkçülük yolunda takıldığımız engelleri atlamamız için geçmişe gitmemiz ve muhasebe yapmamızda yarar var.
“Öyle anlar olur ki hayali cihan değer.”sözü yaygındır. Geçmişi hayal ederken bu sözün daha doğrusu şiirin tamamını buldum :
Geçmiş zaman olur ki,
Hayali cihan değer.
Bir an acı duyar insan belki,
Sevmişse biraz eğer.
Anlar ki geçenlerin
Rüyaymış hepsi meğer.
Rüya olsa bile o günlerin,
Hayali cihan değer...

Necip Celal Andel
*
Yarım asır geçmişe gidiyorum. Erzurum Yavuz Selim İlköğretim Okulunun son sınıfındayken tarih öğretmenimiz Atatürk’le ilgili bir ödev vermişti. Takdire layık görülen bu ödevi hala saklıyorum. Bir ödevin yarım asır saklanması ilginç değil mi? Ödevin kapak sayfasını ve son sayfasını tarayıcıdan çıkarmaya çalıştım; ama beceremediğimden olacak resim çok soluk çıktı. Bir ara söz olarak belirteyim: Bu sayfaları vermemim sebebi bu sayfaları değerli öğretmenimiz MEB Yaygın Eğitim Eski Genel Müdürlerinden (rahmetli) Seyit Fikri Yanıkömeroğlu’nun imzalanmış olmasıdır. Kapak resmi tarafımdan bir kitaba bakarak yapılmıştır.  Ödevi aktarmam mümkün değil; çünkü hacmi bir hayli geniş. Yalnız "içindekileri" yazıyorum; Örnek olması için değil ödevin kapsamı hakkında az çok fikir edinebilmek için.
Atatürk’le ilgili ödevi incelerken düşünüyorum: Yarım asır önce sınırlı imkanlara rağmen uluşça coşku doluyduk, güven doluyduk. Bugün, eskiye oranla teknik bakımından bir hayli ileride olmamıza rağmen coşkumuzun derecesi nedir? Daha önemlisi Atatürk’ü anma günleri dolayısıyla söylenenler içten mi söyleniyor?
Atatürk’le ilgili ödevi incelerken düşünüyorum: Bugünkü kuşağı biz yetiştirdik. Acaba hata mı yaptık? Hata yaptıysak nerede hata yaptık?
Atatürk’le ilgili ödevi incelerken, günümüzdeki durum aklıma geliyor ve bir an acı duyuyorum. Andel gibi söyleyelim: “…Geçenlerin rüyaymış hepsi meğer.”
Rüyadan uyanmak gerek. Kendimize gelelim. Önce teşhis edelim; sonra da vakit geçirmeden tedaviye başlayalım.
Emperyalistler, tüm Müslüman ve mazlum ulusların kurtuluş mücadelelerine örnek teşkil eden Atatürk’ü silmek istemektedirler. Bunun için de akla gelmedik taktiklere başvurmakta daha vahimi bu kötü emellerini yerli işbirlikçilerle gerçekleştirmektedirler. Tarih boyunca bu hep böyle olmadı mı? Tarihten ders almayacaksak ne diye tarih okuyoruz.
“Ne diye tarih okuyoruz ?”sözü de söz mü diyenler çıkacaktır. Haklı olabilirler; çünkü biz neyi niçin okuduğumuzun farkında değiliz. Senelerce İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük okumadık mı? Ne oldu? Coğrafya okuduk da güzel vatanımıza bir faydamız mı oldu? Bunca ziraatçılarımız varken tohumu bile dışarıdan almıyor muyuz? Bunca veterinerimiz varken hayvancılığımız ne alemde? Şimdi bunları sıralamanın sırası değil.
Bugün Atatürk’ü anacağız.  Dilerim günün anlam ve önemini belirten birkaç konuşmayla, birkaç şiirle yetinmeyiz.
Yukarıda sözünü ettiğim ödevimde yer alan Atatürk’ün birkaç vecizesini yazmakta yarar görüyorum. Tabii bu vecizeleri anlayıp gereğini yaparsak arzu edilen yarar da sağlanabilir. Başka deyişle onurlu olarak yaşayarak çağdaş uygarlık seviyesine çıkmak için Atatürkçü düşünceyi bilinçli olarak öğrenelim ve öğretelim.
Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.
*
Meseleleri hadiselere göre değil, aslında olduğu gibi ele almak lazımdır.
*

Hakikatı konuşmaktan korkmayınız.

 
Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli, 10. 11. 2012
************************************************

Beni görmek demek ne yapıp yapıp yüzümü görmek değildir.
Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve duyuyorsanız bu yeterlidir...
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
*****************************************************

Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen Okulu



Mustafa Kemal
ATATÜRK

Hazırlayan
Sabahattin Gencal
(VI A  -  656)
*
Ödev Danışmanı
Seyit Fikri Yanıkömeroğlu
(Tarih Öğretmeni)

Erzurum - 1962
****************************************************

İçindekiler :
Gençliğe Hitabe
Atatürk’ün …
·         Çocukluğu
·         Gençliği
·         Okul hayatı
·         Askerlik hayatı
               Birinci Cihan Harbinde
               Mustafa kemal ve Çanakkale
               Kafkas ve Suriye Cephelerinde
·         Siyasi hayatı
·         Atatürk kendini anlatıyor
              Şahsiyeti ve karakteri
             Hürriyet ve İstiklal aşkı
             Çalışma usülü
             Vazife ve mesuliyet anlayışı
             Büyük adam kime derler?
·         Atatürk büyüklere ve ünlülere ışık tutuyor
·         İnkılâpları
              Cumhuriyetin kuruluşu
              Halifeliğin kaldırılması
              Laiklik inkılâbı
               Adalet (hukuk) inkılâbı
               Dil inkılâbı
               Maarif inkılâbı
               Kadın-erkek eşitliği inkılâbı
               Kılık ve kıyafet inkılâbı
              Tekkelerin kaldırılması
               Harf İnkılâbı
              Takvim ve saatin düzeltilmesi
              Tarih inkılâbı
              Ekonomide inkılâp
              Soyadı inkılâbı
·         Atatürk’ten vecizeler
·         Atatürk için söylenen sözler

·         Ödevin hazırlanmasında faydalanılan eserler

****************************************
Rahmetli öğretmenimiz , MEB Yaygın Eğitim eski Genel Müdürlerinden Seyit Fikri Yanıkömeroğlu'nun imzası
**********************************************
Damla / Atatürk Özel Sayısı
*********************************************

6 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam;

    Türkiye Cumhuriyetinin banisi, büyük devlet adamı ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ü, sonsuzluğa uğurladığımız günün 74. yıldönümünde onu bir kez daha özlemle, saygıyla, sevgiyle ve rahmetle anıyoruz.

    "Büyük liderler için kuşkusuz ki matem değil; fikirlerine sadakat gereklidir." fikrinden hareketle 10 Kasım tarihini bir matem ve milli bir yas günü olarak kabul etmek yerine, fikirlerine yönelmek için bize verilmiş bir fırsat olarak görmekteyiz.

    Demokratik, laik ve çağdaş değerlerinden oluşan kişiliğindeki bütünleştirici kimliği ve bilimi kılavuz edinmiş olan anlayışı ile Atatürkçü Düşünce Sistemi, TC. Devletini milleti ile sonsuza denk bölünmez bütün olarak yaşatacak, en büyük ateşleyici güçtür.

    Bu duygu ve düşüncelerle, ilke ve devrimleriyle hiç sönmeyecek bir meşale misali aydınlattığı uygarlık yolunda kararlı ve istikrarlı ilerleyişimizi sürdüreceğimize; manevi huzurunda söz veriyor ve kendisini rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey Kardeşim,
      Ziyaretiniz ve tamamlayıcı, güzel ve öz yorumunuz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
  2. "Kendimize gelelim. Önce teşhis edelim; sonra da vakit geçirmeden tedaviye başlayalım."

    Asıl ana fikir burda Sabahattin Hocam.
    Şunu anladık geçmiş tartışma ve izlenimlerden:

    Atatürk'ü bir kısmı şiirlerde buldu, diğer bir kısmı da şiirlerde bayram nutuklarında kaybetti.
    Oysa Atatür'ü dediğiniz gibi tarihte ve bıraktığı eserlerin bir öncekiyle kıyaslamasında aramalıydık. Nankörlük ve budalalık kapışması yüzünden ders çıkaramadığımız kesin!
    Saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
  3. Bugün vatanımızı bölme planı olan eyaletler yasası çıktı.
    Ders çıkaramayan kesimler için çok hazindir hocam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil