13 Eylül 2012 Perşembe

Prof. Dr.İskender Pala'nın OD (Bizim Yunus) adlı romanı / Sabahattin Gencal

Prof. Dr. İskender Pala,  Kapı Yayınları’nın Ekim 2011’de yayınladığı OD (Bizim Yunus) adlı eserinde Yunus Emre’nin yaşamını, yaşadığı zamanı, coğrafyayı, tarihi; Yunus Emre’nin duygu ve düşüncelerini; zamanındaki dini ve edebi hareketleri bir roman potasında eriterek okuyuculara lokum gibi ikram etmiştir.

Roman Yunus’un mısralarında adı geçen Molla Kasım ağzından yazılır. Kendini dini ilimlerde yetiştiren Molla Kasım’ın eline 1320‘li yıllarda, Sakarya Suyunun kenarındayken, okuması için  bir tomar kağıt tutuşturulur. Oltasını suya atan, bir taraftan da yaktığı ateşin yanında oturan Molla Kasım baş sayfada Haza Divan-ı Derviş Yunus yazılı olan tomarı okumaya başlar.Bazı şiirleri beğenir, bazılarını (bin kadarını) ırmağa, bazılarını da (bin kadarını da) ateşe atar. Ne zaman ki;
“Derviş Yunus bu sözü eğri büğrü söyleme / Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir.” dizelerini okur, tomarı elinden atıp secdeye kapanır.
Pişmanlık duyan Molla Kasım kendisini affettirmek için Yunus Emre Romanını yazmaya karar verir. Bunun için de Sarıca Köyde Yunus Emre’yi, Karaman’da Yunus Emre’nin oğlunu bulur. Onlarla konuşur. Onların dilinden yazar. Kısaca bu roman Yunus’un ve Yunus Emre’nin  oğlunun ve Molla kasım’ın diliyle anlatılır.

Yunus Emre’nin  gariplik ve miskinlik içinde yaşamış bir insan-ı Kamil olduğu vurgulanır. Yunus’un şiir demiş olmak için değil kalbe girmek için şiir yazdığını;  onun şiirinin insan için insanlık için, sevgi ve hoşgörü için olduğu da vurgulanmaktadır.

Roman, Molla Kasım’ı takdimden sonra çocuk eşkıya Samuel diye tanınan Yunus’un oğlu İsmail’in Yunus’un yoldaşı Turakçın’ı öldürmesiyle başlar. Bu çarpışmada ölmeyen Yunus’la İsmail’in konuşmalarında İsmail’in Yunus’a karşı kini ve Allah’a karşı şüphesi işlenir.
“Sevgimi güneş yaparak onun buza çıkmış kinini eritebilirdim; ama inkar ve şüpheleriyle nasıl başa çıkacağım?” diyen Yunus’un ağzından şu yargıya varılır: 
Alemde sevgiden büyük bir umut da, sevgiden öte bir korku da yoktur. Sevgiliden korkmak korkunun en yüksek derecesi, sevgiliden umut etmek umudun en yüksek kertesidir. Sevgilisi olmayan biri  yaşadığını sansa da yürüyen ölüden ibarettir.”

Roman her biri alt bölümlere ayrılmış 3 bölümdür. Birinci bölümün başlığı Rnçber, ikinci bölümün başlığı Derviş, üçüncü bölümün başlığı Işıktır. Bu ne güzel bir özettir: Bir rençber gibi çalışan, şeyh de olsa dervişliği bırakmayan Yunus’un ışığında sevgi ve hoşgörü artarak devam edecek ve insanlık bundan yararlanacaktır.

Yunus’un ağzından anlatılan altbölümler Yunus’un dörtlüğü ile başlamaktadır. Alt bölümlerde yan başlıklar yoktur. Ancak dörtlüğün üstünde yan başlıklar bir etiket gibi, anahtar kelimeler gibi yazılmaktadır. Bu teknik, romanın özelliğinden kaybetmeden bir ders kitabı gibi de okunmasını sağlamaktadır. Ayrıca  okuyucuya romanı sağma konusunda kolaylıklar sağlamaktadır.
Alt bölüm başlıkları da anlamlı, düşündürücü ve ders vericidir. Örneğin; Molla Kasım, Şüphe, İbrahim, Temür Alp, Satı Nine, Sitare, Hacı Bektaş, Aslanlı Hünkar, Samuel,  Alamutlu,  Tabduk Sultan, Çelebi Faruk, Mevlana Hüdavendigar, Padişah, Avare, Abdallar, Ana Bacı, Yunus’u Güyende, baybars, Zahir baba, Çoban, geyikli baba, Turakçın…Baştada belirtildiği üzere bu başlıklar altında  14. yüzyılın Anadolu coğrafyası tarihi ve kültürü… roman potasında eritilmiştir.
Tarihi olayların yanında önemli şahsiyetlerin de sergilendiği bu romanda Yunus Emre’nin hayat hikayesi anlatılır. Bir benzetmeyle yazalım: Anadolu kilimi gibi dokunur roman. Yunus çizgileri renk armonisi içinde ortaya çıkartılır. Açık deyişle söylersek; yazar Fahrettin Razi, Umrenli Kadı Siraceddin, Esirüddin Mufazzal, Şeyh-i Ekber Muhiddin-i Arabi, Necmeddin Daye, Belhli Bahaddin veled, Konyalı Sadreddin ve Tirmizi, Seyyid Burhanedin; Hz. Mevlana, Hacı Bektaş Hüngar…ve daha bir çok allame ve mütebahrirlerin ışığında Yunus Emre’yi görmüş, incelemiş ve roman biçiminde anlatmıştır.  Dahası var Yesevi dervişleri, Rum Abdalları, Ahiler hakkında; tekkeler ve zaviyeler, pazarlar hakkında, Haçlının tapınakları hakkında da bilgi birikimi olan yazar bu zengin kültürünü alçak gönüllüğü ile sanki basit bir şey anlatıyor gibi ortaya koymuştur ve Yunus Emre’yi tanıtmaya çalışmıştır:

Yunus Emre’nin dedesi Horasan’dan Anadolu’ya hizmet için, Hoca Ahmet Yesevi tarafından gönderilen alperendir. Yunus Emre’nin dedesi “halka hizmet Hakka hizmettir.” düsturu ile çalışmış ve Anadolu’nun her köşesine giderek hizmet edenlere kalkan olmuştur. Bu arada ailesine ve çocuklarına fazla yakın olmadan onları izlemiştir. Yunus Emre’nin babası da, kendisi de aynı kaderi paylaşmıştır.
Roman boyunca Yunus Emre oğlunu, oğlu babasını aramış durmuştur. Kader onları Molla Kasım’ın oltasını suya attığı çay kenarında buluşturmuştur. Başka deyişle roman başladığı yerde bitmiştir. Yunus Emre oğlunu ikna etmiş ve Sarıcaköyde dergahını kurmuştur. Yunus Emre’nin oğlu Karaman Beyliğinden toprak alarak bir dergah da orada (Yerlice’de) kurmuşlardır. Ancak Yunus Emre bir yıl sonra eşinin yattığı mekana sarıcaköye dönmüş ve orada ölmüştür.

Roman da, romanın özü sayılabilecek bir çok söz var. Bunlardan bir paragraf:
(Tabduk Emre’nin kapısında) “Bu kadar yılda (37 yıl) ne kazandın Yunus?”  sorusuna Yunus’un verdiği cevap:
Nefsime tatbik ettiğim ve hiçbir şeyle değişmeyeceğim dört hakikat:
  • İyiliği seçtim,
  • Hakiki aşkın oduna yöneldim,
  • Her hatayı kendimde aradım,
  • Hakça bölüşmeyi ve başkasının hakkını almamayı kendime düstedindim.ur

Roman sağmayı beceremeyiz, ancak bu romanda altını çizdiğim cümleleri aktaracağım. Aktarmalara geçmeden önce şunu belirtelim: Yazar Anadolu kilimi gibi olan romanının çoğunu Yunus Emre ipliği ile dokumuştur. Başka deyişle aktardığımız bir çok cümle Yunus Emre’nin duygu ve düşünceleridir. Bazıları da Anadolu kültür ürünleridir:

  • Bütün insanlar doğru olsaydı yiğitliğe lüzum kalmazdı. (Temür Alp, s.36)
  • Her kaçışın hasret gibi, gurbet gibi, firkat gibi acıları; terk etmek, gözden çıkarmak, vaz geçmek gibi fedakarlıkları vardır. (Temür Alp, s.38)
  • Zalimim karnından aşı eksilmeye görsün mazlumun kanına ekmek doğrar da yer. Ama umutsuz olmamak lazımdır. Ayak kırıldı mı Allah kanat ihsan eder.(Temür Alp, s.42)
  • İktisadi teşkilat ahlaki teşkilattan sonradır. (Temür Alp, s. 43)
  • İnsan sevinince üzüldüğünden daha çok ağlarmış. (s.44)
  • Kim deli olduğunu söylüyorsa elbette akıllıdır.(s.45)
  • Yoksulluk elbette hırsızlığı ve eşkıyayı davet eder. (s. 48)
  • Sevgilinin gözünden  akan bir damla, bir erkek için ya hazinedir, ya da hazineyle tartılır. Çaresizlik yollarınızı bağladıysa o damlayı görseniz de iç acıdır, görmezden gelseniz de. (s. 51)
  • Mücadele azmi insanı zinde tutuyor.(s.53)
  • Uzun bekleyişlerin kalbe yansıyan ihtilalleri olur. (s.56)
  • İki kişinin birbirini sevmesi, birbirini dost edinmesi sahip edinmesi demektir.(s.59)
  • İnsan bu dünyaya bir dava için değil bir sevgi için gelebilir.(s.59)
  • Nefsine ağır geleni sakın kimseye tatbik etme. Düşmanının dahi insan olduğunu unutma. İnsanoğlu için en kutsal ibadet çalışmak, doğruluk ve insan sevgisidir.(s.61)
  • Adalet duruluk ve doğruluktur.(s.61)
  • Şu alemin şartlarına ayak uydur, ama kendin ol.(s.61)
  • Su girdiği kabın şeklini alır; ama özde aynı kalır. (s61)
  • Zor zamanlar insanın iç yüzünü ortaya çıkarır.(s.62)
  • İnsanlar yaratılışlarının gereği madde ile mana dengesinde yaşamak isterler. (s.67)
  • Her ne ki arıyorsun; aradığın ancak sensin…iyinin de kötünün de fidanı senin içinde büyür. ( Hacı Bektaş s. 73)
  • Dünyalığı sevmek dostun düşmanı sevmesi gibidir. (Hacı Bektaş, s.77)
  • İnsan için ibadet çalıştığıdır. (Hacı Bektaş s.78)
  • Adem alem içinde, alem adem içinde… İlla onu görmeye nur, gözden değil gönülden gelir. (Hacı Bektaş, s.78)
  • Murada ermek sabır iledir. ( Hacı bektaş s.79)
  • Uyuyan kişinin gördüğü de, yaptığı da işe yaramaz. (Hacı Bektaş s.79)
  • Dost dosta yar olmalı. (Hacı Bektaş, s. 87)
  • Kulak ruhun penceresidir. (s.123)
  • Yanlış olan, zor olan, hüsrana götüren kulun hata yapması değil, hatada israr etmesidir. (Tabduk Emre, s.133)
  • Eşyanın lisanı hakikatin lisanıdır; çünkü hiç yalan söylemez. (s.142)
  • Kalpler ancak Allahı anmakla sükun bulur, tatmin olurlar. ( s.145)
  • Bütün evreni kendini bilme yolunda bir kitap sayacağım. (s.146)
  • Senin olmayanı alma (Tabduk Emre, s.151)
  • Mal ve mülk dervişin şeytanıdır. (Tabduk Emre, s.156)
  • Acıları tatlandırır sevgi, bakırı altın keser. (Molla Celaleddin, s.163)
  • Şifa bulur sevgiden bütün dertler. (Molla Celaleddin, s.163)
  • Bütün aptallıklar, bütün kötülükler benlikten doğar. (Molla Celaleddin, s.164)
  • Güneş doğunca yıldızlar görülmüyordu, ama kayıp da olmuyorlardı. (s.186)
  • Bilgiden sıyrılmak, yetişkin iken çocuk safiyetine dönmek gibi. (s.189)
  • Kendi hakikatimi bilmeden hiçbir hakikati bilmeyeceğim.(s.122)
  • Mekan olarak yakında olmakla gönül olarak yakında olmak çok farklı. (s.232)
  • İslam’ın temeli ahlak, ahlakın özü bilgi, bilginin özü akıl imiş. (s.250)
  • Bilgi irfan ile beslenirse kişi uyanık kalır.(s.251)
  • Din ehlini kin ehlinden ayır. (Tabduk Emre, s.152)
  • Seni dostundan ayıran sözü dinleme, o sözde ziyan var. (Tabduk Emre, s.252)
  • İslam ahlakını anlatarak söyle; her söylediğinin içine insan sevgisini katarak söyle. (Tabduk Emre, s.270)
  • Sen halka kendini anlatma, halka kendilerini anlat. (Tabduk Emre, s.271)
  • Bir posta iki aslan sığmaz. ( Tabduk Emre, s.271)
  • İnsanın omzundaki en ağır yük cahilliktir. (s.310)
  • İbretle bakınca dağlarda ve yollarda da hikmetler, kudretler mevcuttur. (s.319)
  • Sevgiliye gidecek hediyeyi saymak yakışık almaz. (s.359)

Özetle  Prof. Dr. İskender Pala’nın OD (Bizim Yunus) adlı romanı övgüye değer bir kitaptır.

Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli
 ***   
                                    Bakınız                                      
***

2 yorum:

  1. Değerli Üstad,
    Bu güzel tanıtım için sizi kutluyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Mehmet Bey,
      Hoş geldiniz. Ziyaretiniz ve iltifatınız için teşekkür ederim.
      Kitap tanıtma formlarına uymadan bir yazı yazdım. Siz kendi yolunuzdan şaşmayın.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil