14 Haziran 2012 Perşembe

Kıyâfetnâme


İnsanların dış görünüşünden, huylarını, kişiliğini anlatan bilimi, “ilm-I kıyafet’ül beşer” ve “ilmü’l feraset” adlarını alır. Göz rengi, saç rengi, boy uzunluğu gibi görünüş ayrıntılarının karakter için ipucu olabilmesi, bu özelliklerin doğuştan olmasına bağlıdır
.....
Dış görünüşten kişilik, huy ve yetenek anlamaya çalışmanın doğrudan falla ilgisi yok gibi görünebilir. Ama gelecekteki iyilik ve kötülüğün, kişinin ilişkide bulunacağı insanlarla bağlantısı düşünülürse, insanların eş, ortak, arkadaş hatta çalıştıracakları hür ve köle insanların seçiminde bu ölçülere başvuru anlaşılabilir.
Dış görünüşün iç dünyayı yansıtması tezi, divan edebiyatında kıyafetname denilen metinlerin hazırlanmasına yol açmıştır.
....
Hamdi Çelebi’nin Kıyafetname adlı eserinde her bölüm bir başka konuya ayrılmıştır. Ten rengi, boy, davranış, göz, burun, ses tonu, karın, göğüs vb. Bir başka ünlü kıyafetname de, XVIII. yüzyıl ozanı İbrahim Hakkı’nın Marifetname’sidir.
Yazının tamamını okumak için tıklayınız.http://www.hurriyet.com.tr/
*
Kıyâfe(t) kelimesi, Arapça olup "iz sürüp gitmek, takip etmek, peşi sıra gitmek" mânâsına gelen “kavf” kökünden gelir. Kelimenin Türkçede ve Farsçada ayrıca "kılık kıya­fet, elbise, şekil, görünüş" mânaları da vardır.

Bir kimsenin saç, göz, kulak, el, ayak v.s. gibi uzuvlarından ve dış görünüşünden onun ahlâk ve karakter husûsiyetlerini, diğer bir ifadeyle zâhirinden bâtinî vasıflarını tahmin ve tespit etmek olan ilme de kıyâfet ilmi; bu işi yapan yani insanın görünen dış özelliklerine bakarak görünmeyen iç özelliklerini anla­maya çalışan kimseye de “kâyif” veya “kıyâfet-şinâs” denilmiştir.
Türk Edebiyatından, bu mevzûda yazılan eserlere “Kıyâfet-nâme” adı verilmiştir
.....
  • Kıyâfetnâmelerin son meşhur örneği, Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın Mârifetnâme'si içinde yer alan bölümünün dışın­da, onun manzum olarak yazdığı Kıya­fetnâme adlı eserdir. Bu eser manzumdur ve şekil itibariyle küçüktür. Aruzun “müf te i lün/ fâ i lün” kalıbıyla ve mesnevi nazım şekliyle yazılmıştır. İbrahim Hakkı'nın Kıyâfetnâme’sinde, diğer birçok örneklerden farlı olarak, her uzuvla ilgili hükümler verilirken, başlık konularak ayrıca uzuvlar belirtilmemiştir. Beyitler silsile halinde devam eder. Türk edebiyatında başlangıçta en meşhur ve yaygın olan eser Hamdullah Hamdi’ninkiyken daha sonra, halk arasında en yaygını ve tanınmışı bu eser olmuştur.
Yazının tamamını okumak için tıklayınız. Kıyafetname deyip geçme, http://www.sayhadergi.com/
Nefi Selamoğlu
*
İbrahim hakkı Hazretlerinde Kıyafet Bilimi
Büyük bir alim olduğu kabul edilen İbrahim Hakkı, beden yapısından insanın karakter ve huy özelliklerini çıkarma bilimi olarak bilinen "kıyafetül-insaniye, kıyafetü'l­ ebda" da denilen "kıyafetü'l -beşer veya kısaca "kıyafet ilmi"nde önemli bir isim olarak kabul edilir. Görünen ve bilinenlerden yararlanarak bilinmeyeni aydınlatmak esasına dayanan "kıyafet bilimi"nde geleneksel bilgilere kendi tecrübelerini de katarak büyük bir başarı kazandığı, araştırmacıların ortak kanaatidir.
Batı'nın M.Ö. dördüncü-beşinci asırdan beri tanıdığı, İslam dünyasının 9. yüzyıldan beri ilgilendiği "kıyafet bilimi"nin 19. ve 20.yüzyıllarda Batılılarca "fizyonomi bilimi" olarak yeniden ele alınarak insan karakterinin tespitinde bir araç olarak ele alındığında şahit olmaktayız.
Kainattaki hiçbir şeyin sebepsiz olmadığı düşüncesine dayanan kıyafet bilimi hem İslam düşüncesine hem de müspet bilim anlayışına uygundur. Ancak meseleyi tamamen çözdüğünü söylemek mümkün değildir.
Yazının tamamını okumak için tıklayınız. 
 Doç.Dr. Cevat Yerdelen
*
Kıyafetname

Baş ve boyun uzuvlarının kıyafetini bildirir.

Ey aziz, malûm olsun ki, filozoflar demişlerdir ki:

Kim ki boyudur tavil             Sade dil olu cemil
Kim ki boyudur kasir            Hilesi vardır kesir
Kim ki vasat boyludur           Akıl ve hoş huyludur
Kim ki saçı sert olur             Akılla cür'et bulur
Kim ki saçı nerm olur            Ebleh ve bî şerm olur
kim ki saçı sarıdır                  Kibr ve gazab kârıdır
Kim ki saçıdır kara               Sabrı var onu ara
Kumral ise saç güzel             Sahibidir bî bedel
Saçı az olan latif                   Oldu ârif ü zarif
Saçı çok olsa zenin               Fehmi az olur anın
Başı küçük aklı az                Olsa ona deme raz
Başı büyük olanın                 Aklı çok olur anın

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri

Ayrıca bakınız
Kıyafetname Cedide Hakkında, Dr. Mehmet Kırbıyık
Fizyonomi - İnsan şeklinin karakterine yansıması, http://www.sorularlaislamiyet.com/
Kıyâfetnâme, http://turkiyekulturportali.gov.tr/
Anadolu sahasına ait bir kıyâfet-nâme örneği üzerine inceleme 

2 yorum:

  1. MARİFETNAME KİTABI KÜTÜBHANEMİN BAŞ UCUNDA DURUR ÇOK BİLGİ DOLU BİR KİTAP BENDE TAVSİYE EDERİM.
    TEŞEKKÜRLER.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil