13 Haziran 2012 Çarşamba

Anatomi insan nefsini ve Allah'ı tanımanın anahtarıdır / Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri

Anatomi ilminin faydalarını topluca bildirir.

Ey aziz, malûm olsun ki, filozoflar, bedenlerin bileşimi ilmine: Anatomi ve hürriyet adını vermişlerdir. Bedenlerin ve ruhların sırlarına ve tavırlarına yetmişlerdir. İmam Şafiî (Allah ondan razı olsun) hazretleri:
"İlim ikidir: Bedenler, dinler ilmi," hadisi üzere, bedenler ilminin (anatomi) önemli ve lüzumlu ilimlerden olduğunu duyurmuştur.

Şu halde anatomi, bir aziz ve leziz ilimdir ki,
        hakikatin hikmetine ermişlerin neticesi,
        mütehassıs tabiblerin sermayesi,
        yakine ulaşanların nefislerinin gıdası,
       din ve dünya hasletlerinin vesilesi,
Mevla'yı tanımaya vasıta ve yardımcıdır.
Zira ki, anatomi ilmini bilmeyen, tıptan, hikmetten ve kendini tanımaktan gafil, Hak'kı tanımaya ulaşmaktan uzaktır. Hâlbuki insanların çoğu onu bilmekte aldanmıştır.
Eğer tahsil eden olursa da, tıpla mâhir olmak için eğilir. Ancak Allah'ı tanımak için onu tahsil eden metanet bulup, kendini tanımaya ve ondan Hak'kı tanımaya ulaşır.
Şu halde, eğer anatomiyi mütalaa edip, yaratıcının kudretinin şaşırtıcılığını onda müşahede edersen, sana üç türlü faydası olur.
Birinci fayda budur ki: Böyle bir bileşim eserini seyredip, bilirsin ki, bunun gibi bütün eşyanın benzerlerini toplayıcı olan muhtasar binayı ve süslü şekli; en mükemmel nizam ve en güzel yaratılış ve intizam üzere yaratan Hallak-ı zü'l-Celal'de acz ve kusur tasavvuru muhal iştir. Şu halde ondan, hakîm olan Yaratıcının kudretini kesin ilimle bilirsin.
İkinci fayda budur ki: Bunculeyin faydalı, anlayışlı ve süslü bileşiği icat eden yorulmaz Yaratıcı'da ilmin kemali olmamak ne ihtimaldir. Şu halde ondan yaratıcı olan Allah'ın alîm ve hakîm olduğunu yakîn gözüyle mütalaa edersin.
Üçüncü fayda budur ki: Hak Taâlâ'nın sana ondan çeşitli lütûf ve inayetlerini, şefkat ve merhametlerinin kemalini idrak edip, ondan Rabbinin seni, he an terbiye kıldığını yakın bir gerçekle müşahede edersin. Zira ki Yaratıcı Taâlâ, bedenlerin bileşiminde, hikmetlerden, faydalardan ve zinetlerden bir kusur koymayıp, hepsini en mükemmel yapmıştır.
Âlemlerin Rabbinin bu lütûf ve keremleri, sadece insana mahsus değildir. Belki onsekizbin âleme şâmildir. Hatta atlar, kediler, canavarlar, kuşlar, sinekler, arılar, yılanlar ve karıncaların hayat ve bekasına, ziynet ve yaşayışına gerçek sebeb olan; durumlarında ve tavırlarında hiçbir kusur koymayıp, hepsini kemal üzere tasvir ve tadil etmiştir. Nitekim İmam Gazali (Allah ona rahmet etsin):

"İmkanlar âleminde daha bediî durum olamaz," buyurup, bu mânâyı duyurmuştur.

Şu halde anatomi, insan nefsini tanımanın anahtarıdır. Allah'ı tanımanın anahtarıdır. Ama nefsi tanımak, Hak'kı tanımaya nispetle, güneşten zerre, denizden damladır.

Beden bir bileşimdir ki, insan nefsi ona binmiş gibidir. Allah'ı tanımak, asıl maksattır. Şu halde bir kimse bedeninden, nefsini idrak etmeksizin, Âlemlerin Rabbini tanıma davasını eylese, o kimse öyle bir müflise benzer ki; kendi yiyeceği ve içeceği olmayıp, beldenin fakirlerini toptan ziyafete davet eder.
Herkese lazımdır ki, önce kendi nefsini bilmeye, sonra Rabbini bilmeye yönele. Ta ki muhabbete nâil ve sevgiliye ulaşıcı, muradını elde edici ola. Zira ki nefsi tanımak, Hak'kı tanımayı gerektirdiği gibi, Hak'kı tanımak dahi sevgisini gerektirir. Mesela güzel bir yazıyı veya fasih bir şiiri görüp okursan ve bunların yazıcısını bilip, ona sevgi duyup, onunla karşılaşmayı gönülden arzu edersin. O dahi sana dost olup muhabbet ve muvafakat eyler.

Ey Allah'ımız, bizi kendimizi tanımayı ve kendini tanımayı nasip et. Sevginle rızıklandır. Ya Vedut, ya Allah, ya Rahman, ya Rahim!

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri
Marifetname, İkinci Fen, birinci bab,  birinci fasıl, birinci madde

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder