10 Mayıs 2012 Perşembe

Şiiri Yaşayalım / Sabahattin Gencal

Türk edebiyatı’nın gelişmesinde katkıları süren eleştirmen yazar Doğan Hızlan’ın bugünkü (10. 05. 2012) Hürriyet Gazetesindeki yazısının başlığı “Eskişehir üç gün şiiri yaşayacak” Ne güzel. Şiir yazmak güzel, şiir okumak güzel, şiir dinlemek güzel; şiiri yaşamak çok daha güzel.
Üstat, şiir günleri haberini verdikten sonra Eskişehir’i ve şiir severleri Enis Batur’un bir şiiri ile selamlıyor. Biz de Eskişehir Haber’de okuduklarımızdan bölümler aktaralım ilkin:

“Eskişehir Tepebaşı Belediyesi’nin Türkiye Yazarlar Sendikası, PEN ve Kültürlerarası Şiir ve Çeviri Akademisi’nin kurumsal desteğiyle gerçekleştirdiği 2. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması 10- 13 Mayıs tarihleri arasında yapılacak.
Tepebaşı Belediyesi’ne ait Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde yapılacak şiir buluşması oturumlarına; Bulgaristan, Fas, Fransa, İspanya ve Polonya’dan şairlerle Türkiye’nin farklı illerinden ve Eskişehir’den de çok sayıda şair katılacak. Şiir buluşmasının bu yılki konuğu ise şair- yazar Enis Batur olacak.
Her yıl ‘Yunus Emre’ adına yapılacak bir oturumla başlayacak festivalin bu yılki oturumunda yazar- şair Metin Turan konuşacak. Aynı oturumda Yunus Emre’den şiirler de okunacak. Şiir Buluşması kapsamında; Yunus Emre oturumu, Enis Batur oturumu, Şiirimizde Genç Soluklar oturumu, Çocuk Şiiri oturumu, Yurt dışından ve ülkemizden şairlerin ayrı ayrı katılacağı Şiir ve Hayat konulu iki ayrı oturum, Şiirleri Kaldı adlı geçen yıl ölen şairlerin anıldığı bir oturum ile dört ayrı şiir okumaları gerçekleştirilecek. “ (Devamı)

Gazetelerde bazen böyle güzel haberler de okuyoruz.  Güzel haberler duygularımızı inceltir, geliştirir. Bugünkü Türk medyasını dolaylı biçimde kınıyor deyilim. Aslında olumsuzluklara sebep olanları … Neyse.  Atmosferi bozmayalım.
Eskişehir’de ve diğer kentlerde şiir buluşmaları düzenleyenleri ve bu etkinliklere katılabilenleri tebrik ediyorum, kutluyorum. Bu arada tüm şiir sevenleri de selamlıyorum.

Keşke duygularımı şiirleştirebilsem, keşke bir şiirle okuyucularımı selamlayabilsem. Ama yazamıyorum ki…
Keşke bu anda ezberimde olan birkaç dizeyi tekrarlayabilsem, yazabilsem. Onu da yapamıyorum.  Niye? Niyesini bilmiyorum. Bu unutkanlıkla izah edilemez. Bu anda,  bir çok şair  geziniyor kafamın içindeki şiir bahçelerinde; ama nedense  şiirlerini  duyamıyorum. Allah Allah. Şiiri yaşamak bu değil her halde. Yaşıyorum, yaşatamıyorum. Neyse. Herkesi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.

Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, 10. 05. 2012

 

4 yorum:

  1. Bayılıyorum sizin kendinizi eleştirme biçiminize. Neden şiir yazamıyorsunuz acaba? Çünkü sanılanın aksine bir iş bilene zordur.Siz şiirin ne olması gerektiğini bildiğiniz için zorlanıyorsunuz bence.Çünkü şiir sadece güzel söz söylemem sanatı değilidir.Bir felsefesi olmalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      "Şiirin bir felsefesi olmalı." sözünüz vecize değerinde.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
  2. şiir ne yazık ki edebiyatta en zayıf olduğum bölüm. Değerli üstad şairleri okuyorum ancak şiirdeki kalite, ahenk ya da değeri ayırt edebilmek güzel bir zenginlik olsa gerek...Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      "Şiirdeki kalite, ahenk ya da değeri ayırt edebilmek güzel bir zenginlik olsa gerek." sözünüze, düşüncenize katılıyorum.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil