7 Mayıs 2012 Pazartesi

Okumayı Öğrenmek / Sabahattin Gencal

        Okumak harflerin, rakamların, işaretlerin ve her türlü şeklin değerlendirilmesidir. Değerlendirme mekanik algı, algı, ezberleme, anlama, öğrenme, fikir üretme… vd. aşamalarda olabilir.
        Örneğin O K U L harfleri (kelimesi) yalnız şekil olarak ya da ses olarak canlandırılırsa mekanik algılama vardır. O K U L harfleri bir bina olarak canlandırılırsa algılama vardır. Bu algı hafızaya kazınırsa ezber olur. Eğitim-öğretim yapılan yer olarak canlandırılırsa anlama gerçekleşir. Eğitim-öğretimin niteliği, önemi… vb. hususlar düşünülürse öğrenme mevzubahistir. Yeni fikirler düşünülmesi fikir üretmedir.

        Anaokuluna giden bir çocuk belirli bir süre sonra cümle-kelime-hece-harfleri seslendirirse okumayı öğrenmiş kabul edilebilir. Aynı çocuk ilkokulda ezberleme gücü ile takdir alabilir. Ama orta öğretimde ve yüksek öğretimde sözü edilen çocuğun okumasını bilmediğinden yakınılır. Ezberleme gücü ile üniversiteden diploma alanlara gerçek anlamda üniversite bitirmiş nazarıyla bakılabilir mi?
        Bazı ünlü düşünür ve yazarlar, en olgun zamanlarında “okumayı öğrenemedim.” demişlerdir. Bu düşünürlerin kastettikleri fikir üretme düzeyinden daha ileri bir düzeyde okumayı öğrenemedikleridir.

        Yüce Allah (cc) Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (sav) ilk vahyettiği ayette "Yaratan Rabbin adıyla oku." (Alak Suresi, 1) buyurmuştur. Buradaki okuma düzeyi kuşkusuz ileri bir düzeydir. Bitkileri, hayvanları, uzayı, tüm evreni ve evrenin fihristi insanı okuma düzeyidir. Okuma böylesine ileri bir düzeyde geliştirilemez belki; ama bu gayret içinde olunmalıdır. En azından orta düzeyde okumayı öğrenmelidir.

        Okumayı öğrenmek için en azından kelimelerin anlam özelliklerini bilmelidir. Yazıyı kimin kimler için yazdığı, niçin ve nasıl yazdığı hakkında da az çok fikir sahibi olmak gerekir. Yardımcı düşünceleri ve ana düşünceyi bulmaya çalışmalıdır. Kısaca okumayı öğrenmek için çabalamalıdır.

        Bir bilgisayarın metinleri seslendirdiği düşünülürse yukarıda yazılanlar daha iyi değerlendirilir. İstenildiği ölçüde değerlendirme yapılırsa okumanın yararı görülür. İnsanı olgunlaştıracak okumanın elbette göz jimnastiği olmadığı da anlaşılmış olur.

        Yüce Allahın halifesi insanın kendine, çevresine, ulusuna, insanlığa ve tüm yaratıklara yararlı olabilmesi için her şeyden önce okumayı öğrenmelidir.

        Sabahattin Gencal,  06. 04. 2012, Başiskele-Kocaeli

8 yorum:

  1. çok doğru söylüyorsunuz hocam..
    yüreğiniz, kaleminiz sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
  2. Bir şeyi öğrendiğimiz zaman aslında öğrenmemiz gereken şeyleri öğreniriz, bu böyle devam eder.Okumak ve öğrenmek zahmetli bir süreçtir; okuduklarımız üzerinde düşünmeli,bilgiyi içselleştirmeliyiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Yorumunuza katılıyorum.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
  3. Merhabalar Sabahattin Hocam,

    Makalenizi okuduktan sonra, ben de kendi kendimi "acaba gerçek manadaki okumayı öğrenebildim mi diye?" sorgulamadan edemedim. Gerçek okumayı öğrenmek, görmek ile bakmak arasındaki fark gibi bir şey olsa gerek...

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey Kardeşim,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Görmek ile bakmak arasındaki farkı idrak etmek ne güzel.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
  4. selamat beraktivitas kawan, salam pertemanan dari saya di Indonesia
    saya mengunjungi blog tercinta ini karena saya suka, dan akan mengikuti terus, saya follow ke # 300 #
    saya senang jika anda terima saya dan mengikuti kembali kawan
    ditunggu
    terima kasih

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Ben de Endonezya'daki okurlarımıza selamlarımı, saygı ve sevgilerimi gönderiyorum.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil