19 Şubat 2012 Pazar

Tevfik Fikret ve Mehmet Akif Polemiği


Tevfik Fikret' le Mehmet Akif' i karşı karşıya getiren olaylar 1912 de gelişti İttihat ve Terakki' nin bir oyunuyla 18 Ocak 1912' de meclis dağıtılınca ilk tepki Tevfik Fikret' ten geldi . Olayın hemen ertesi günü yazdığı "Doksan Beşe Doğru" şiirinde Fikret, bu olayı, II Abdülhamit in 13 Şubat 1878 de (hicri tarihle 1295) Meclis-i Mebusan' ı kapatmasına benzetiyor, özgürlük ve yasa adına özgürlüklerin ve yasanın çiğnendiğini söylüyordu

"Doksan Beşe Doğru"nun yayımlanmasını, ittihat ve terakki ye bağlı kalemlerin Fikret e saldırısı izledi şair dinsizlikle, vatansızlıkla karalanmak istendi Mehmet Akif in çıkışı tam bu sırada geldi

Önce "Sebilü r-Reşad" da yayımlanan, aynı yıl içinde kitap olarak basılan "Süleymaniye Kürsüsü'nde" adlı şiirinin bir yerinde Mehmet Akif, genel olarak edebiyatçılara yönelttiği ağır eleştirisini şu mısralarla bağlıyordu:

"Şimdi Allah'a söver, sonra biraz bol para ver,
Hiç utanmaz, protestanlara zangoçluk eder"

Mehmet Akif in kastettiği kişi Fikret' ti Robert Kolej' deki öğretmenliği ima ediliyor, inançlarını para uğruna sattığı belirtiliyordu
Fikret böyle bir suçlama karşısında susacak insan değildi; ama nedense hemen cevap vermedi; ancak iki yıl sonra, 14 kasım 1914 te, "bir cevap" alt başlığını ekleyerek "tarih-i kadim e zeyl"i yazdı Doğrudan Akif e seslenerek girdiği bu şiirde Fikret, dinsel inançlarındaki gelişmeyi sergiledikten sonra, geçmişte bilmeden iman ettiğini belirtiyor, inancını yitirişini anlatıyordu Artık hakka başka yoldan varılacağını anlamıştı "hilkatin", "tabiatın" tapıcısıydı o dini, yaşamak diniydi

Mehmet Akif le Tevfik Fikret in çatışması bu şiirle kapandı Daha doğrusu Mehmet Akif, 1915 te gönderildiği Berlin den döndükten sonra yayımladığı "hatıralar" da konuya yeniden döndü ama bu şiiri 1917 de Safahatın beşinci kitabı olarak yayımlandığında ilgili bölümü çıkardı.Tevfik Fikret yaşamıyordu artık Dürüst bir şair olan Mehmet Akif in bir başka şaire duyduğu saygının kanıtıydı bu.
***
Tevfik Fikret ve Tarih-i Kadim’e Zeyl  
Tevfik Fikret’in 28 Nisan 1905 tarihinde yazdığı “ tarih-i kadim" şiiri, adeta bir dönüm noktasıdır. Zira bu şiirinde Tevfik Fikret, bütün bir insanlık tarihinin savaş, kan, acı ve zulümden oluştuğunu yazar. Gerçek özgürlüğe ise, gelecekte savaşların olmadığı, rabbin de ibâdın da kalmadığı bir toplum düzeniyle ulaşılabileceğini söyler. Bunun üzerine Mehmet Akif Ersoy 1912’de yazdığı "Süleymaniye Kürsüsünde" ile Fikret’e ağır bir ithamda bulunur: Şairi para düşkünü bir zangoç olarak yerer. Öyleki Tevfik Fikret, uzun bir süre sessiz kalmayı yeğler ve nihayet 14 Kasım 1914’te “Tarih-i Kadim’e Zeyl” şiirini Mehmet Akif’e cevap mahiyetinde kaleme alır.

A. Murat Özhan 
***

Akif, “Tarih-i Kadim”e Safahat’ın II. Kitabı olan “Süleymaniye Kürsüsünde” adlı manzumesinde cevap verirken, memleketin geri kalmasının en önemli sebeplerinden biri olarak aydınların zihniyet bozukluğunu gösterir. Devamında yazar ve şairleri de ele alarak, bunların eskiden olduğu gibi şimdi de içki ve fuhuştan bahsederek halkı zehirlediklerini söyler. Böyle edebiyatçılara “bayağı mahlukat” yakıştırmasını yapan Akif, gençliğin şiirlerinin bira ve fahişeden bahsetmesinden şikayetçidir. M. Akif, bütün bunları Safahat’ında şöyle dile getirir.

Üdebânız hele gâyetle bayağı mahlûkât…
Halkı irşad edecek öyle mi bunlar? Heyhât!
Kimi Garb’ın yalnız fuhşuna hasbi simsâr;
Kimi İran malı da, köhne alır, hurda satar!
Eski divanlarınız dopdolu oğlanla şarab;
Biradan, fahişeden başka nedir şi’r-i şebâb?
Serseri: Hiç birinin mesleği yok, meşrebi yok;
Şimdi Allah’a söver… sonra biraz bol para ver;
Hiç utanmaz, Protestanlara zangoçluk eder.
Bu mısralarla M.Akif, halkın da bildiği bir sıfat olan “zangoç” (kilise hademesi) kelimesi ile “Tarih-i Kadim” manzumesi ile Allah inancını ve din inancını alaya alan ama koyu bir inanç ve din kuruluşu olan Robert Koleji’de Protestan rahip ve mis-yonerlerin yanında çalışan T. Fikret’i tenkit etmektedir.
T. Fikret’le M. Akif’in çekişmesi bununla kalmaz. Akif’in bu sataşmasına Fikret; “Tarih-i Kadim’e Zeyl” ile cevap verir. Seksen mısralık bu şiirini “Molla Sırat’a” diyerek M.Akif’e ithaf eden Fikret, Tarih-i Kadim’de ilan ettiği küfrünü daha ağır bir şekilde bu şiirinde de tekrar eder.
Ahmet Dursun 
***
Ayrıca bakınız:
Mehmet Akif ve Tevfik Fikret'in "Zangoç - Molla Sırat" kavgası, Yaşar Vural
Tevfik Fikret ve Mehmet Akif'in Tarih-i Kadim Polemiği
Din hakkında Tevfik Fikret'in Mehmet Akif'e cevabı, Youtube
Tevfik Fikret'in Mehmet Akif'e cevabı
Tevfik Fikret ve Mehmet Akif,http://cobijasecret.blogspot.com/


4 yorum:

  1. İyi pazarlar dilerim, emeğiniz için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Ben de iyi pazarlar dilerim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
  2. Merhabalar Sabahattin Hocam,

    Akif'in, Tevfik Fikret'in ölümünden sonra aralarında yaşanan polemik sonrası yazdığı şiiri Safahat'tan çıkarması, onun ne kadar kamil ve mümtaz bir insan olduğunu gösterir.

    Milletimizin, dilimizin ve istiklalimizin şairi olan bu mümtaz insana, Yüce Allah'tan rahmetiyle muamele eylemesini niyaz ediyorum.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba recep bey kardeşim,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Eskiden polemikler de bir başkaydı.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil