19 Şubat 2012 Pazar

Süleymaniye Kürsüsünde / Mehmet Akif Ersoy

Mehmet Akif Ersoy Resimleri


Üdebânız hele gâyetle bayağı mahlûkat...
Halkı irşâd edecek öyle mi bunlar? Heyhât!


Kimi Garb'ın yalınız fuhşuna hasbî simsar;
Kimi, Îran malı der; köhne alır, hurda satar!


Eski dîvanlarınız dopdolu oğlanla şarab;
Biradan, fâhişeden başka nedir şi'r-i şebab?


Serserî: Hiç birinin mesleği yok meşrebi yok;
Feylesof hepsi; fakat pek çoğunun mektebi yok!


Şimdi Allah'a söver... Sonra biraz bol para ver.
Hiç utanmaz, Protestanlara zangoçluk eder!


O benim en ebedî hasmım olan Rusya bile,
Hakkı teslim edelim! Hiç de değildir böyle.


Mütefenninleri tâ keşfe kadar tırmanıyor;
Edebiyyâtı anıldıkça zemin çalkanıyor.


Kudretim yetse eğer, on yedisinden yukarı,
Üdebâ nâmına kim varsa, huduttan dışarı


Atarım taktırarak boynuna bah-nâmesini;
Okuyan yaftayı elbette çıkarmaz sesini.


Sonra bir tan-ı telâfi bulurum: -gerçi garib-
Konturat akdederek Rusya'dan on onbeş edib,


Getirir, yazdırırım millet için birçok eser!
Gâlibâ bahsi değiştirdi bu müz'ic sözler...


Nerde kaldıktı? Evet, ortada bir pis uçurum,
Var ki, günden güne dehşetleniyor, korkuyorum.


-Kapatılmazsa gelip bir yere şâyet efkâr-
Olmasın millet-i merhûmeye bir kanlı mezâr:


Hem o hüsrân-ı müebbeddeki mes'ûliyyet,
Mütefekkirlere râci' kalacaktır elbet.


Başı boş kaldı mı, zîrâ, şaşırıp ber-mu'tâd,
Bulamaz kendiliğinden yolu aslâ efrâd.


Yalınız gösterilen yol tutacak yolsa gider;
Hissidir çünkü onun azmine dâim rehber.



Mehmet Akif Ersoy


Şiirin  okumak için tıklayınız.
Süleymaniye Kürsüsünde 1  you tube video ,  2. bölüm,    3. bölüm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder