28 Şubat 2012 Salı

Şarkın Yegane Dahisine / Mehmet Akif Ersoy

Şerîf Muhiddîn Targan’ın  büyük şair Mehmed Akif Ersoy ile derin bir arkadaşlığı vardı. Hatta Targan Amerika’ya gittiğinde Mehmed Akif böylesine büyük bir ustanın Türkiye’de olamaması ve sanatını icra edememesine üzülmüş ve Targan’a ithafen su şiiri yazmıştır: 


ŞARK’IN YEGÂNE DÂHÎSİNE


Yanık bağrında, yıllardır, kanar mızrâbının yâdı,
Gel ey bîçâre Şark’ın, Şark’a küsmüş evlâdı.
Zaman ıssız, mekân ıssız, görünmez kimse meydanda,
Gel ey dâhi-i gâib san’atın pek bîkes arkanda

Bütün cevvinde ölgün ruhu inler bir derin ye’sin,
Bu vîran kubbe yüksek bir figân ister ki ses versin.
Evet, yüksek, senin ûdun kadar yüksek figân ister.
Gel ey Dâvûd-ı san’at Sûr-ı Mahşer’den nevâ göster!

Uyansın, gel ki, mızrâbınla Şark’ın dalgın eb’âdı,
Kıyâmetler koparsın, her telin bir sesle feryâdı.
Turâb olmuş emeller silkinip çıksın mezârından;
Hayât emvâcı fışkırsın muhitin rûh-ı zârından.

Gönüller cezbelensin, cezbeler Mevlâ’ya tırmansın,
Fezâlar kudretin “Lebbeyk” tûfânıyla çalkalansın.
Gel ey Peygamber’in fevka’l-beşer fıtratta evlâdı,
Bugün, bîçâre san’at bekliyor, bir senden imdâdı.

Gezen lâkayd ayaklardır bugün kudsî harîminde,
Nasıl nâ-mahrem izler var görürsün Şark’a bir in de.
Melez, soysuz, şerefsiz parçalardan başka şey yok hiç;
Ne düşkün zevk-i millî; besteler piç, sâh-eserler piç.

Asâlet rûhu bin fetretle sarsılmış, harâb olmuş,
Yürekler çöl kesilmiş, duygular yer yer serâb olmuş,
Bu çöl, tûfanlar ister cevv-i san’attan ki ürpersin,
Sen ey dâhîsi Şark’ın, yoksa bir yağmur mu beklersin?

O müdhîs ûdunun birden çakıp göğsünde bin mahşer,
Denizler püsküren her nevhadan yağmazsa şimşekler,
Bu zulmetler kımıldanmaz, bu kavrulmuş zemin kanmaz;
Nasıl kansın ki vâdî öğle yağmurlarla ıslanmaz.

Ne terler döktü, alnından Büyük Cedd’in, ne uğraştı,
O terler ki serpildikçe kumdan vâhalar taşdı.
Bütün gözler kararmışken behîmiyyetle, küfranla,
Nasıl yükseldi yurdun kalbi lâhûtî bir îmanla.

Nasıl fışkırdı ümmî sînelerden öyle hisler ki,
Hayâl etmezdi insâniyyetin bîçâre idrâki.
Zaman artık senin... Gel sen de yükselt öyle bir vâha,
Bu ıssız çölde hâib inleyen binlerce ervâha.

Gel ey Peygamber’in fevka’l-beser fitratta evlâdı,
Uyansın, gel ki, mizrâbınla Şark’in dalgın eb’âdı.

31 Mart 1898

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder