9 Şubat 2012 Perşembe

Safahat Başucu kitabı olmalıdır

Safahat İçin
"Arkamda kalırsın, beni rahmetle anarsın."
Derdim, sana baktıkça, a bîçâre kitabım!
Kim derdi ki: sen çök de senin arkana kalsın,
Uğrunda harâb eylediğim ömr-i harâbım?
Mehmet Akif Ersoy

Âkif’i tanımak, onun Safahat’ını okumaktan geçer
Safahat’ı baştan sona bir kere okumak yetmez. O bir başucu kitabıdır. O bir şiir kitabı değil, fikir eseridir. 
Bu eserde, milletimizin, ümmetimizin, tarihi yükselişi ve düşüşü, bunun sebepleri, fert ve cemiyet olarak tahlili, zekâsı, nüktesi, edebiyatı, şehri, sokağı, evi, âilesi, acıları ve sevinçleri vardır.
Âkif’i tanımanın bir başka yolu da onu sevenlerin ve Âkif uzmanı olmuş şahsiyetlerin çalışmalarını okumaktır. 
***** 
Safahat’ta cemiyetin her sınıfından resimler bulmak mümkündür.

Safahat, Âkif’in otuzlu yaşlarının son yılarında yayımlanmıştır. Özgün bir kişiliğin, özgün ve bağımsız bir edebi bakışın eseridir bu şiir kitabı. Konuşma dilini ve manzum hikâye türünü ustalıkla kullanmış, doğudan ve batıdan izler taşısa da yaşadığı ve ait olduğu topraklara bağlı bir edebi duruşu tercih etmiştir. Âkif gerçekleri yazmaktadır. Toplumun bizzat kendisini, bizzat anlaşılmaya çalışarak ama şiirin o etkili ve ahenkli yönünü de gözeterek yazmıştır.

Safahat’ta cemiyetin her sınıfından resimler bulmak mümkündür. En hisli yönüyle, bir çocuğun küfesiyle yaptığı hesaplaşma, bir mahalle kahvesi, bir ana yüreği, en acıklı haliyle bir aile dramı, bir fakirin sessiz feryadı O’nun kaleminde edebi birer eser, birer destan haline geliyordu. O edebiyat tarihimizde en önemli destan şairlerimizden biridir. Yenilikçi olmaya karşı çıkmamış ancak sahip olduğu mirası da hepten göz ardı etmeyi düşünmemiştir. Konuşma dilini aruz şekliyle birlikte çok iyi kullanmış, dilin toplumsal yapı ve kimliğini öne çıkarmıştır.(Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan, ÂKİFÇE Tespitler- Değerlendirmeler Ensar Neşriyat)
 (Yazımım tamamını okumak için tıklayınız)msxlabs.org/forum
*****
Safahat'ta Sanata Ait Unsurlar Üzerine Bir İnceleme
(Özet)
Mehmet Akif, yaşadığı devrin siyasi ve sosyal hayatını çok başarılı bir şekilde işlemiştir. Bu yüzden daha çok bu yönüyle değerlendirilmiştir. 
Safahat isimli şiir kitabında sanatı ve edebiyatı değerlendirmiştir. 
O sanatta kolektif bir ruh arar. Bu ruhu kısmen Osmanlı mimarisinde gördüğümüz kanaatindedir. 
Bizde güzel sanatlar hep eğlence tarafıyla ele alınmıştır. Bu yanlıştır. Sanatın bir gayesi olmalıdır.
Sanat, insanın ve toplumun yükselmesine hizmet etmelidir. Bunun gerçekleşmesi için ilim ve sanat adamlarına önemli görevler düşmektedir.
Yazıyı okumak için tıklayınız.,
Afyon Kocatepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 8, sayı 1, haziran 2006, s. 1-17
*****
Safahat
Mehmet Akif'in Safahat ismini verdiği eseri, hayatından ve Türk insanının gerçekleriyle örülmüş canlı hayat tablolarından oluşmuştur.
İslamcı şair olan Akif, zühd içindeki bir derviş değil, hayatın ve gerçeklerin içinde mücadele eden, bağıran, kendini ortaya koyan toplumcu bir şair ve dava adamıdır.
Devrinin sosyal-siyasi yapısı, onun şiirlerinde büyük yer tutar. Mehmet Kaplan'ın ifadeleriyle "Türk edebiyatında onun kadar içinde yaşadığı devri, bütün teferruatı ile gören ve gösteren başka bir şair yoktur denilebilir. Safahat, adeta muayyen bir nokta-i nazardan tasvir edilen bir romana benzer: Sokak, ev, kulübe, saray, meyhane, cami, köy, şehir, fakir, zengin, dindar, dinsiz, cılız, pehlivan, korkak, kahraman, halk, yüksek tabaka, münevver, cahil, yerli, yabancı, Avrupa, Asya, ticaret, siyaset, harp, sulh, şehircilik, köycülük, mazi, hâlihazır, hayat, hakikat hemen hemen her şey Akif'in duyuş ve görüş sahnesine girer. Ve bunu yalnız şiirle değil, bütün ifade vasıtalarıyla anlatır: Tasvirler yapar, portreler çizer, hikâyeler söyler, fıkralar anlatır, konuşmalara başvurur, vaaz eder. Komik, trajik, öğretici, hamasi, lirik, hakimane her olayı, her tonu kullanır. Bu suretle Akif, şiirin hududunu nesir kadar, edebiyat kadar genişletir; hatta edebiyatı da aşar, onu hayatın da kendisi yapar."
Kelime olarak "Hayatın değişik yüzleri, görünümleri" anlamına gelen Safahat, yedi kitabın da ortak adıdır.
1911 yılında ilk şiir kitabı yayımlandığında "Safahat" adını taşımıştır. Şairin daha sonra yayınladığı diğer kitaplar "ikinci kitap", "üçüncü kitap" olarak adlandırılır ve kendilerine ait alt başlıklar taşırlar. Safahat adı altında bir araya gelmiş kitaplarının alt başlıkları sırasıyla şunlardır:
*****

Safahat'ın Çocukları  
Bütün olarak çocuklara yönelik olmamakla birlikte şiirlerinin bir kısmında çocukları konu edinmiş ve
çocukların ahlaksal gelişmelerine yardımcı olacak şiirler yazmıştır. Âkif, çocukların bir hayat tarzı olarak
adaletsizliğe ve eşitsizliğe öfke duyan; millî birliğe bağlı; pozitif ilimlere hâkim olmakla birlikte özünü kaybetmeyen; çağın değerlerini kendi ahlak anlayışına uydurarak yerli bir medeniyet doğurabilen dinamik birer insan olmalarını istemektedir. İleri görüşlü, açık fikirli, bedenen sıhhatli toplumsal bireyler yetiştirmek amacında
olan Âkif, “Köse İmam”da söylediği
    Üç sınıf halka içim parçalanır, hem ne kadar!
   İhtiyarlar, karılar bir de küçükler; bunlar
Merhamet görmeli, yüz görmeli insanlardan;
Yoksa insanlığı bilmem nasıl anlar insan?
      (Safahat, 118)
Bu sözlere canı gönülden inanmış, insanı anlamanın yolunun çocuklardan geçtiğini savunmuştur. Âkif,
“hüneri ancak samîmiyyeti” (Safahat, 3) olan Safahat’ta çocuklara özel bir önem verir.
Safahat'ı dinleyiniz

*****
*****
*****
******************************************************

“Safahat, edebiyatımızın en büyük manzum fikir eserlerinden biridir. 
Gerçekleri ortaya koyuşu itibarıyla modern anlamda bir Kutadgu Bilig’dir.”
Ahmet Kabaklı
******************************************************

2 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam,

    Her milletin tarihinde ona, düşünceleri ile ilmi, irfanı, aklı, ahlakı, sanatı ve aşrın kişiliği ile yön vermiş insanlar vardır.

    Bütün ömrünü bir veli sabrı ve tevekkülü ile milletine adamış; mevkii, menfaati ve ikbali şöyle elinin tersi ile bir yana itelemiş; milletinin ve ülkesinin kalkınması ve yükselmesini kendisine iş ve ülkü edinmiş ve sadece bu inancın hizmetkarı olmuş Mehmet Akif Ersoy'u tanımak ve anlamak için onun Safahat'ını başucu yapmalıyız.

    "Milletler büyük oğullarıyla soluk alırlar"

    Selam ve dualarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey Kardeşim,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      "Milletler büyük oğullarıyla soluk alırlar" vecizesi ne güzel. Soluk almaya ihtiyacımız var.

      Sil