27 Şubat 2012 Pazartesi

Mehmet Akif Teşkilatı Mahsusa’ya çalışmış mıydı?

Birinci Dünya Savaşında Mehmet Akif
Birinci Dünya Savaşı içinde Almanya'ya gitti. Batı uygarlığını ve yarattığı hayat biçimini gözleri ile gördü. Dönüşte, "Berlin Hatıraları" adı altında uzun bir manzume ile izlenimlerini anlattı. Gezi edebiyatımızda büyük yeri olan bu manzumesinde Mehmet Akif, Batı uygarlığı ile İslâm dininin kolayca bağdaştırılabileceğini savunuyor ve uygarlığın, İslâm ahlâkı ve gelenekleri üzerinde daha kolay ürün verebileceğini anlatıyordu.

Savaş içindeki Osmanlı Devleti'nin, Arabistan'da başlayan milliyet cereyanları ve bağımsızlık istekleri karşısında bazı sıkıntıları vardı. O günün istihbarat örgütü olan ‘Teşkilat-ı Mahsusa’nın başında bulunan Kuşçu Eşref, Necid Emiri İbnürreşid'in yola getirilmesi için, Mehmet Akif'in Necid'e gitmesini teklif etti. Birlikte yola çıktılar.
***
Akif Birinci Dünya Savaşında Enver Paşa’nın yanında 
Teşkilat-ı Mahsusa şefidir. 
 Burada başarılı görevlerde bulunmuş, Almanya, Ortadoğu ve Balkanları gezmiş, Müslüman olmayan unsurlarla temasa geçmiştir. Doğu Anadolu’daki aşiretleri ziyaret etmiş, devletle olan bağların kuvvetlenmesine çalışmış, burada Teşkilat-ı Mahsusa’nın örgütlenmesine öncülük etmiştir. Bu alaylardan ilk üçü de Urfa, Mardin, Diyarbakır ve Antep’te yaşayan ve Sultan Abdülhamid’in “akrabalarımdır” dediği, Kayı boyuna mensup karakeçililerdir. Akif Urfa’da Teşkilat-ı Mahsusa adına aşiret reisi Dree Bey ile görüşmesinden sonra aşiret 3 alay ile Yıldız Sarayı’nın korunmasının dışında Balkan Savaşı’na da katılmıştır. Geri dönüşlerindeyse Doğuda ayrılıkçı unsurların, özellikle de Ermeniler’in saldırılarına mukavemet ettikleri gibi, Kuva-yı Milliye saflarına da katılmışlardır.
Yazının tamamını okumak için tıklayınız.
***
Akif Lawrence’e karşı! 
Mehmed Akif 1913 yılına kadar memuriyet yapmış ve o yıl istifa etmiştir. Akif’i ilk olarak 1914 yılı sonunda devlet tarafından vazifelendirilmiş bir heyet içinde Berlin’de görüyoruz. Burada 3 ay kaldığı biliniyor. Şair Berlin’de kendisine tahsis edilmiş olan lüks oteldeki dairede değil, ikinci sınıf bir otel odasında kalıyordu. Ülkenin sefalet çektiği bir dönemde halkın cebinden çıkacak olan bir masrafı kendisine hak görmemiş olmalı. Şairin Berlin’e gelmekteki maksadı şuydu: Birinci Cihan Harbi’nde Almanya müttefikimiz bulunduğundan Arapça beyanname yazılıyor ve bunlar uçaklarla Fransız ordusuna mensup Müslüman askerlerin bulunduğu yerlere atılıyordu. İşte bu beyannameleri Akif Arapça olarak kaleme alıyordu. Mehmed Akif o günlerde Alman gazetelerine mülakatlar vermiş, fotoğrafları yayınlanmıştır. Yazık ki o belgeler bugün elimizde değil. Birinci Dünya Savaşı’nda Fransız ve İngiliz Ordularında savaşmış olup Alman toplama kamplarında esir bulunan Müslümanlara hitaben yaptığı konuşmalar ise plağa kaydedilmiştir.
***
Milli Şairimiz Mehmet Akif Teşkilatı Mahsusa’ya çalışmış mıydı?


Ergun Hiçyılmaz’ın "Belgelerle Teşkilat-ı Mahsusa" adlı kitabında yer verilen bu bilgiler doğruysa daha evvel benzer amaçlarla Garp cephesine ve Almanya’ya giden Mehmet Akif de Arap dünyasında Osmanlı’ya karşı ayaklandırılmaya çalışılan Araplar’ın emperyalistlerin oyununa gelmemelerini sağlamak adına Teşkilat-ı Mahsusa bünyesinde, Eşref Paşa ile birlikte çalışmalara katılmak üzere Beyrut’a gitmişti.
Akif Çarkçı
***
Mehmet Akif  İttihat Terakki’nin derin örgütü 
“Teşkilat-ı Mahsusa” da görevlidir.
Bu konu önemli. Mehmet Akif sıradan bir İttihatçı değildir. Örgütün en derin, en bağlı ve en güvenilir unsurlarının eylem için organize olduğu Teşkilat-ı Mahsusa içinde çalışmıştır. Yani İttihatçıların gizli ve derin devletinin içinde.

Kendi ifadelerine göre bu örgüte, örgütün ilk kurulduğu yıllar olan 1911’den beri yani başından beri dahildir.

Kendisi 1918’de yayınladığı Milliyetçilik ile ilgili bir yazıda “Bundan 6-7 yıl evvel, Arnavutluk, Araplık, Türklük adına ortaya çıkan kavmiyet reislerini bir yere çağırıp, kavmiyet ve milliyetçilik yapmamaları, İslam davasında birleşmeleri  için uyardıklarını” anlatır. (Bak. Kitap: Mehmed Akif’i Anlamak. Yağmur Yayınları. 2007. Tahsin Yıldırım-Şaban Özdemir.Sayfa 93 )

Kerem Çalışkan
***


Ayrıca bakınız

Birinci Dünya Savaşında Mehmet Akif, Yrd. Doç. Dr. Yaşar Semiz
Mehmet Âkif Ersoy ve Çanakkale Savaşları

2 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam,

    Bugünkü adıyla Milli İstihbarat Teşkilatına karşılık geliyor değil mi, bu Teşkilat-ı Mahsusa? M.Akif Ersoy'un bu yönünü bilmiyordum. Sayın hocam bu araştırmalarla elde edip, bizlerle paylaştığınız değerli bilgiler için çok teşekkür ederim.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey Kardeşim,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim,
      Mehmet Akif'le ilgili bir çok eser yazıldı; ancak bütün yönleriyle değerlendirme yapılabildiği söylenemez. Bizler ya çok överiz, ya yereriz; ya da işimize gelen yönleri ele alırız. İnşallah bilimsel zihniyetle incelemeyi de öğreniriz.
      hayırlı günler dileğiyle.

      Sil