7 Şubat 2012 Salı

Mehmet Akif Ersoy ve İstiklal Marşı Özel Sayısını Sunarken / Sabahattin Gencal


Merhaba,
Damla / Mehmet Akif Ersoy ve İstiklal Marşı  Özel sayının çıkarmaya başlarken  bazı duygu ve düşüncelerimizi okuyucularımızla paylaşmayı görev  olarak kabul ediyorum.


Prof. Dr. Nevzad Yalçıntaş’ın 27 Şubat 2011 tarihli yazısının başlığı: “Mehmet Akif Ersoy: Bugünün Şairi”dir. Yalçıntaş bu başlıkla milli şairimizin duygu, düşünce ve mesajlarının dün de, bugün de hatta yarın da canlılığını ve tazeliğini koruduğunu, koruyacağını vurgulamıştır. Bu düşünceye elbette katılıyoruz; ancak özellikle bugünün şairi olduğunu söylüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin içinde bulunduğu durumdan kurtulabilmesi için, açık deyişle bir eşikte olan Turkiye Cumhuriyetinin emperyalistlerin tuzaklarına düşmeden geçmesi için Mehmet Akif Ersoy’un duygu ve düşünceleriyle beslenmemiz gerekir. 
Kurtuluş Savaşımızın manevi önderlerinden Mehmet Akif Ersoy’un duygu ve düşüncelerinin   günümüz sisli havasının dağılması, dost düşmanın belli olması, tuzakların bozulması, kısaca insanımızın aydınlanması için de gerekli olduğu düşünülmektedir. Bu düşünceden hareketle bir çok kurum ve kuruluş Mehmet Akif Ersoy’u anmakta, duygu ve düşüncelerini paylaşmaktadır. Ancak Akif bir bütün olarak ele alınamamaktadır, alınmamaktadır. Bu konuda Ahmet Örs’ün  "Mehmet Akif Ümmetçidir"  başlıklı yazısındaki tesbitlerine kısaca değinmekte yarar görülmektedir:

“Resmi ideoloji, İstiklal Marşı zorunluluğundan dolayı M. Akif’i tanıtmak zorunda kalmakta, bunu da onun düşünce ve hayatına dönük büyük tırpanlamalarla yapmaktadır. Cumhuriyetin kurulmasından sonra değer yargıları ve yönelimleri itibariyle M. Akif’le yeni yönetimin yolları tamamen ayrılmış, yeni rejim hiçbir şekilde onun düşüncelerine müsamaha göstermemiş, M. Akif’i memleketi terk etmek zorunda bırakmıştır.”
“Gelenekçi çevrelerin M. Akif’i savunma ve tanıtma anlayışları problemlidir. Onu sevdiğini iddia eden bu çevrelerle M. Akif arasındaki bağlar esasen zayıftır. Çünkü M. Akif Kur’an’a vurgu yapan bir şairdir.

Doğrudan doğruya Kur'an'dan alıp ilhamı,
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm'ı.

Ya açar bakarız Nazm-ı Celil'in yaprağına,
Yü üfler geçeriz bir ölünün toprağına

İnmemiştir hele Kuran, bunu hakkıyla bilin;
Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için.

Bu anlayışa sahip bir insanın gelenekçi çevrelerle irtibatının kurulması zor, hatta imkânsızdır.”

Örs aynı yazısında bazı gelenekçilerin de Mehmet Akif’in Muhammed Abduh ve Cemaleddin Efgani ile olan ilişkileri nedeni ile tasvip görmediğine de vurgu yapmaktadır.
Akif’i sahiplenmiş gibi görünen Milliyetçi cephenin de Akif’in ümmetçi olması nedeniyle ona sıcak bakmadıklarına işaret edilmektedir.

Tarihçi, şair ve yazar Süleyman Pekin de   "Alınması Zor Bir Örnek: Mehmet Akif"  başlıklı yazısında
 “Ve ondan herkes korkar; solcular, sağcılar, laikler, dinciler.. Solcular İslamcılıktan gözleri kamaştığı için ondaki yenillikçi münevver tipini; sağcılar muhafazakârlığı geleneksel hatalar olarak algıladığı için onun arayışını; laik kesim (kendini Atatürkçü zanneden) hayatı yobaz / antiyobaz kategorizasyonuyla duyumsadığı için onun sakallarından zihninin aydınlığını; dinci kesim (kendini Abdülhamitçi zanneden) hayatı kâfir / antikâfir ikilemiyle tanımladığı için onun ayet sunuşundan ayetlerin yorumları olan şiirlerinin çıkış yolu önerilerini görmezden gelmişlerdir.” Paragrafıyla mükemmel bir özet çıkartır.

Örs’ün ve Pekin’in yazıları körlerin fili tanımlaması  fıkrasını hatırlattı bana. Akif’i herkes tuttuğu yönüyle tanımlamak istemektedir. Onun için bu tip çalışmalar doyurucu olamamakta yararları da sınırlı olmaktadır. Onun için Akif bütün yönleriyle, açık, samimi ve objektif biçimde tanıtılmalıdır ki umulan yarar gerçekleşmiş olsun.
Damla / Mehmet Akif Ersoy ve İstiklal Marşı Özel Sayısında Akif bütün yönleriyle ele alınmaya çalışılacaktır. Tabii, bir çok eksiğimiz gediğimiz olmuştur, olacaktır da; ama şayet olmuşsa bu eksik kasıtlı değil yani şu ya da bu düşünce taraftarı olduğumuz için değil imkansızlığımızdan ve bilgisizliğimizdendir. Umarım okuyucularımız bu eksiklerimizi tamamlar.
Şurasını da önemle belirtelim; alıntı kurallarına göre yazarların yazılarından yazının büyüklüğüne göre birkaç paragraf alabiliyoruz ancak. Yazarlardan özel müsaade alabilseydik iyi olurdu; ama buna imkanımız olamıyor.Onun için sürekli bağlantılar kuruyoruz. Genellikle bloglarda dışarıya bağlantı verilmez ki okuyucu dışarıya kaçmasın; ancak biz emekli öğretmen olduğumuz için böyle düşünmüyoruz. Okuyucu öğrensin de…

Blog okuyucusunun okul havasından hoşlanmadığı daima vurgulana gelmiştir. Ancak Damla okurlarının Damla’yı bu haliyle bile benimsediklerini memnuniyetle görüyorum. Bundan cesaret alarak bir aylık uzunca bir sürede Mehmet Akif Ersoy ve İstiklal Marşı’na dikkatleri yöneltmeye çalışacağız. Konunun uzmanı olmadığımız için de sadece rehberlik yapmakla yetineceğiz. Yalnız ne yaparsak yapalım, bize göre hakikat olanları vermeye çalışacağız. Bize göre derken subjektiflikten söz etmiyoruz, olur ya yanılırız belki.

Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek,
Sözün odun gibi olsun fakat hakikat olsun tek.

Mehmet Akif Ersoy’un bu dizelerini ilke gibi kabul ediyoruz. Çalışma biçimimiz, sunumumuz odun gibi olabilir; ama bilinsin ki büyük bir iyi niyet ve içtenlikle bu Özel Sayıyı  sunmaya çalışacağız inşallah.
Yararlı olması umuduyla.

Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, 07. 02. 2912  

4 yorum:

  1. Yararlı olacağına kesinlikle eminim Hocam. Prof.Dr. Nevzad Yalçıntaş da günümüzün tanınması gereken şahsiyetlerinden.. Düşünene, düşünmeyi bilen insanların kimliklerini eğirip büğürmeden kategorize etmeden tanımak çok önemli. Düşünen insan bir kategorinin malı da simgesi de olamaz. O yenilikçidir, öğrendikçe değişendir, gelişendir.. Düşünen insan bağnaz değildir, yobaz hiç değildir, ilkelerine bağlıdır ama at gözlüklü değildir..Kimseye ait değildir, geçmişine hiç ait değildir.. o yarınların peşinde koşar.. Bir iz düşümüdür yaşama.. Ben sol görüşlü olmama rağmen nevzad hocamı tanıdıkça sevdim, gördüm yakınlaştım daha çok sevdim..Allah uzun ömürler versin ve izin versinler bildiklerini aktarsın yeni nesillere..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Dayatılanla Yaşamak,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      "Düşünen insan bir kategorinin malı da simgesi de olamaz."sözünüz bir vecize gibi güzel ve özetleyici.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
  2. Merhabalar Sabahattin Hocam,

    Mehmet Akif Ersoy'u ben kısaca şöyle özetliyebiliyorum; o, bizim milletimizin, dilimizin ve istiklalimizin şairidir.

    "Arkamda kalırsın, beni rahmetle anarsın."
    Derdim, sana baktıkça, a biçare kitabım!
    Kim derdi ki: Sen çök de senin arkana kalsın,
    Uğrunda harab eylediğim ömr-i harabım?

    Akif'in Safahatı için yazdığı dörtlüğü yukarıda sizlerle paylaşarak, M.Akif Ersoy'u rahmetle ve şükranla anmak istedim.

    Bana bu fırsatı sağladığınız için size de teşekkür ederim.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey Kardeşim,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Veciz yorumlarınızdan yararlanıyorum. Okuyucuların da yararlandığını sanıyorum.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil