29 Şubat 2012 Çarşamba

Mehmed Akif’te Musiki


Bir Türk Musikisi Aşığı Olarak Mehmet Âkif Ersoy

Mehmed Âkif’in öz sesini, yani klasik musikisini beğenmesi ve onu dinlerken heyecanlanması pek tabiidir. O musikiyi çok severdi. Musikiyle doğrudan ilgilenmiş ve bir ara nısfiye -neyin aslından biraz daha kısa olan çeşidi- ile dahi meşgul olmuştur. Bu meşguliyetini şöyle anlatır: “Tahsili bitirdikten sonra ney üflerdim. Kulağım sesleri iyi ayıramadığı için muvaffak olamadım, bıraktım.” (M. Ertuğrul Düzdağ, Mehmed Âkif Ersoy Hakkında Araştırmalar 1, İstanbul 2000, s.31.)

Öte yandan birçok ağır şarkı ve besteleri meşketmişti. Gençlik devrinden itibaren musiki üstadlarının meclislerinde bulunmuş, yüksek eserleri dinlemiş ve çoğunu öğrenmişti.

Tanburî Ali Efendi, oğlu Tanburî Aziz, İzmirli Hafız Ahmet, Bursalı Hafız Emin, karantinadan Sadilerle çok zaman beraber bulunmuş, onlardan çok istifade etmiştir. Neyzen Tevfik’in Fatih’te ondan ney meşk ettiği ve ayrıca üstadın Ankara’da Taceddin Efendi dergâhında yalnız kaldığı zamanlar, bir Mevlevî dedesinin verdiği nısfiyeyi üflediği zikredilir.

Eşref Edip şöyle der: “Güzel sesli arkadaşlar gelince onlara ya bir gazel ya bir şarkı ya bir kaside yahut bir ilâhi… Mutlaka bir şey okuttururdu. Basri (Hasan Basri Çantay)’nin yanık sesi üstadın pek hoşuna giderdi. Basri, üstadın Âmin’ini pek güzel okurdu. Üstad bu şiirini çok severdi. Basri bunu pek müessir bir tarzda okuyunca üstat çok mütehassis olurdu.” (Eşref Edip, Eşref Edip, Mehmed Âkif, Hayatı, Eserleri ve 70 Muharririn Yazıları, s. 515-524)
Hasan Aksoy
***

  Mehmed Akif’te Musiki 
 Safahât’ta “edebiyat“, “musiki“, “resim“, “tiyatro“ gibi sanatlara ancak dolaylı olarak yer verilmiştir. “Musiki“ ile ilgili birkaç örnek:
“Şerîf Muhyiddîn’e“ başlıklı  şiirinden:
       1.
       Yanık bağrında, yıllardır, kanar mızrâbının yâdı;
       Gel_ey bîçâre Şark’ın, Şark’a küsmüş, gitmiş_evlâdı.
       4.
        Evet, yüksek; senin ùdun kadar yüksek figaan_ister;
        Gel_ey Dâvùd-ı san’at, Sùr-i mahşerden nevâ göster.
        10.
        Melez, soysuz, şerefsiz parçalardan başka şey yok hîç;
        Ne düşkün zevk-i millî.. besteler piç, şâheserler piç!..

“ Said  Paşa  İmamı „  başlıklı  şiirinden :

          Başlanır Mevlid’e mu’tâd olan_âdâbıyle,
          Önce Tevhîd okunur.. gaşy_ile dinler herkes;
          O, güzel.. Sonra müessir sekiz-on parlak ses,
          Kimi yerlerde İlâhî, kimi yerlerde Durak,
          Kimi yerlerde cemâatle berâber coşarak,
          Kalan üç Bahr’i terennümle, çekerken  ‘’ âmiiin ! ‘’,
          Tâ uzaklarda çıkar zulmet_içinden bir_enîn.

       Bunların dışında, Safahât’da, ‘’ musıki ‘’ ile ilgili kelimeler, motifler mevcuttur.  Örnek olarak : KÖR NEYZEN, İSTİBDAD, EZANLAR, BERLİN HÂTIRALARI, ÂSIM, SAN’ATKÂR, CENK ŞARKISI başlıklı şiirleri..
       *    
       Mehmed Akif, gençliğinde yazdığı, Şarkı formunda bestelenebilecek karakterde olan şiirlerini imhâ etmiş, Safahât’a almamıştır. 
Dr. Cahit Öney  
***

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder