11 Şubat 2012 Cumartesi

İnternet sayfalarında Mehmet Akif Ersoy

 "Mehmed Âkif'in münekkidler tarafından en çok ihmal olunan cephesi, mütefekkir şahsiyetidir. İhtimal ki bunun sebebi, münekkidlerin daha fazla onun edebî şahsiyeti ile alâkadar olmaları ve onun fikir cephesini, edebî cephesine nazaran tâlî bir mevkide sayarak bunu kısaca hulâsa etmekle iktifa etmek istemeleridir. Hâlbuki memleketin en çok okunan ve en çok sevilen bu şairinin fikir cephesi, sanat cephesine hâkimdir ve onun sanattan gayesi, fikirlerini güzellik kisvesi içinde sunarak bütün halkı fikirleriyle alâkadar etmek, halkın kafasını ve kalbini kendi düşünceleri ve duygularıyla işletmektir. Türk halkının Mehmed Âkif'i çok okumasının ve çok sevmesinin sebebi de budur. 
Mütefekkir Âkif'in kafasını meşgul eden iki büyük mevzu vardır: Biri millet, diğeri İslâmiyet'tir. Ve bu iki mevzuu düşünmesinin hedefi, milleti selâmet ve refaha kavuşturmak ve İslâmiyet'i gerilikten, çöküşten kurtarmaktır. Âkif'i birinci Safahat'ından başlayarak sonuncu safahatına kadar takip ettiğimiz takdirde onun bütün müfekkiresini bu iki mevzua verdiğini görürüz. Hayatta bütün gayesi, hür, müstakil, müreffeh ve istikbalinden emin; aynı zamanda vicdanı mamur, ahlâkı sağlam, imanı bütün bir Türk milletidir..."

"Âkif bir Türk mütefekkiri olduğu kadar bir İslâm mütefekkiridir. Onun Türk milletine hitap eden sözleri, İslâm âlemine de hitab eder ve Âkif, bütün İslâm milletlerinin "marifet ve fazilet" temellerine dayanan büyük inkılâbı başarmalarını ister. Fakat onun istihdaf ettiği bir inkılâp daha vardır ki dinî mahiyettedir. Bu inkılâb ile İslâmiyet'in kalkınmasını, yeni bir hamle ile, yeni bir azim ile özündeki sonsuz feyizleri dünyaya yaymasını diler. Çünkü İslâm dini, hayat dinidir; hayatla beraber yürüyen, beraber ilerleyen, ilerledikçe yeni şahikalar doğuran bir dindir; İslâm müesseselerinin beşeriyete büyük dehalar vermesi, bunun en canlı delili idi.

Fakat İslâmiyet'in, hayat dini olarak yaşaması için, hayat ile beraber yürümesi için İslâmiyet'i daima asrın idrakiyle beslemek lâzımdır. İslâmiyet'i asrın idrakiyle besleyecek kimselerse, ilim ve içtihad kudretlerine sahip olan ilim adamlarıdır. Bu ilim adamları ise öyle ansızın yetişmez, onları yetiştirmek lâzım ve ancak bunlar yetiştikten sonra beklenen ve özlenen inkılâb başarılır..."
Ömer Rıza Doğrul,
***
Mehmet akif: bir inanç abidesi, bir büyük mütefekkir!... 
Akif’in resmi ideoloji ve onun taraftarlarıyla arası hiç iyi olmamıştır. Yeni düzen kurucular O’nun varlığından hep rahatsız olmuşlardır. Çünkü o hiç eğilip bükülmemiş. Makam mansıp kavgasına girerek inandığı hakikatlerden ödün vermemiştir. Doğaldır ki her şeyini döneklik üzerine kurmuş bir siyasal ortamda kabul görmeyecektir.
Akif’i anlayamamanın, mücadelesinin niteliği hakkında doğru bir fikre varılamayışının en büyük sebeplerinden biri belki de tek sebebi O’nu ülkemizde sağcıların ve muhafazakarların sahiplenmiş olmasıdır. Parasızlık içinde  kıvranmasına rağmen yazdığı marşın parasını almayan Akif’e bugün düşüncesini rant haline getiren, her esen rüzgara göre yön değiştiren adamlar sahip çıkmakta. Mirası sağcı muhafazakar yağmacılar tarafından yağmalanmakta. Her şeyi tüketen ve her şeye rant gözüyle bakan bunlar Akif’i rantlarının nesnesi kılmaktalar. Zalimlerle her dem işbirliği içinde olan, zulme duyarsız kalan bu kesimler Akif’i nasıl anlayabilir ki?
Muaz Ergü
Yazının tamamını okumak için tıklayınız: Muaz Ergü, haber10.com/
***
Mütefekkir Âkif...
Mehmet Âkif’in yazdığı şiir ve yazılarıyla, eylem adamlığıyla yaptığı her hareketi bir cümle ile özetlemek gerekirse Müslüman şahsiyetin fikir, his ve amel olarak yeniden ayağa kalkması diyebiliriz. Bunun nasıl olacağının işaretini ise kendi hayatı ile bir tablo gibi resmediyor. Şiirleriyle, makaleleriyle, vaazlarıyla, verdiği dersler ve tercüme ettiği çağdaş İslam mütefekkirlerinin eserleriyle hakikati aktaran Âkif, İslam dininden uzaklaşmakla düştüğümüz manevi boşluğu ve sefaleti de haykırmaktan geri durmaz. Batılılaşmanın yanlış anlaşılmasını kendine dert edinen şair, bu medeniyet dayatmasına karşı sert mısralar yazarken, İslam idealinden uzaklaşan milletin hüsranını yüreğinin en derininde hisseder. Bunları safha safha anlattığı Safahat, mütefekkir Âkif’i görmek için yeterli. Batıcıların şairi Tevfik Fikret ile çatışmaktan, Türkçülere ‘Süleymaniye Kürsüsünde’ şiiriyle sosyal tenkit yapmaktan çekinmez.
H. Salih Zengin
Akif, Balkan Savaşlarında kurulan Müdafaa-i Milliye Cemiyetine bağlı Heyeti Tenviriye içinde görev alarak “bir aksiyon insanı” olarak halkı aydınlattı. 1915 Balkan Savaşları sonunda ülkenin içine düştüğü kaos ve ümitsizlik ortamında Akif; Fatih, Beyazıt, Süleymaniye gibi camilerde “insanların yeisini dağıtan ve ümit veren” vaazlar veriyor, bir yandan da Sebilürreşad Dergisinde bu görüşlerini yayınlıyordu.
Akif, 1914 yılı başında Osmanlı istihbaratı Teşkilatı Mahsusa görevlisi olarak Berlin’e giderek Almanlara karşı savaşırken esir düşen İngiliz ve Rus tebaası Müslüman askerlerin kamplarını ziyaret etmiştir. 1918’de Darü-l Hikmeti İslamiyenin Başkâtipliğine ve bilahare üyeliğe görevlendirilmiştir. Bu arada Ceridei İlmiyenin idaresini deruhte etmiştir. 1920’de İstanbul Darülfünunda Maarif Nezaretine bağlı Kamus-ı Arabi heyeti içinde dil bilimci olarak yer almıştır.
1920’de l. Dünya Savaşı bozgunundan sonra Milli Mücadele hareketine fiilen katılmak için Balıkesir’e gidip Kuvay-ı Milliye Hareketine destek olmak için başta Zağanos Paşa Camii olmak üzere “bir halk önderi” olarak çeşitli yerlerde halkı uyarıcı konuşmalar yapmıştır. 
Makaleleri okumak için tıklayınız.
 Nurettin Konaklı
***

Mehmet Akif, günümüz ifadesiyle gerçek bir toplum mühendisidir. Onun her şiirinde toplumu, inandığı değerler adına bir araya getirme hesapları vardır. Mehmet Akif, sanatını sadece toplumun kendine gelmesi adına örgülüyordu. Bir feryat, bir inleme, bir ney sesiydi onun şiirleri. Hayattan kopan İslam toplumunun geleceği adına ciddi endişeler taşıyordu ve gördüğü her olumsuzluk onu ta yüreğinden yaralıyordu.

Duygusuz olmak kadar dünyada lâkin derd yok;
Öyle salgınmış ki melun: Kurtulan bir ferd yok!
Kendi sağlam... Hissi ölmüş, ruhu ölmüş milletin!
İşte en korkuncu hüsranın, helâkin, haybetin! 
(Hakkın Sesleri)

Türk edebiyatında Akif kadar devrinin aynası olmuş, devrinin hemen bütün içtimai meselelerine sahip çıkmış başka bir şair yoktur… Şiirini milletimizin dertlerinin terennümü için kullanan Akif, hemen hiçbir şiirinde ferdi duygularını dile getirmemiştir. Esasen böyle bir devirde o, milleti ile öylesine bütünleşmiştir ki şahsi hayatını tamamen silmiştir.
Emin Osman Uygur
***
Mehmet Âkif’i tasvir için hangi sıfatı kullansak malumu ilamdan öte geçmiyor.
Bir adam ki imparatorluk yıkılıp cumhuriyet kurulurken birine ayaklarını mıhlamış, diğerine elleriyle yapışmış gittikçe açılan mesafeye inat köprü olmaktan vazgeçmiyor.
Nereden bir ah işitse oraya koşuyor; Anadolu’da, Avrupa’da, bilâd-ı İslam da geçiriyor yıllarını. Sonra gün geliyor “Cânı, canânı bütün vârımı alsın da Hüdâ / Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ” derken, vatanında kendine yer olmadığı hissine kapılıp gönüllü bir sürgüne çıkıyor.
Ömrünün son günlerine kadar da geri dönmüyor. Kendinin de söylediği gibi sessiz yaşıyor, sessiz sedasız göçüp gidiyor dar-ı dünyadan. Anlaşılıyor ki günden görmediği vefayı gelecekten de beklemiyor Âkif:
Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince
 Günler şu heyulâyı da er geç silecektir
 Rahmetle anılmak, ebediyyet budur amma
Sessiz yaşadım, kim beni nerden bilecektir…”

Ayşe Adlı
***

Ayrıca bakınız
M. Akif'e göre mantık yanlışları ve sonuçları, Bayram Dalkılıç
Metaforik tercihler bakımından Akif'i okuyabilmek, Fatih Arslan
M. Akif'in Milli Mücadele yıllarında Çankırı'ya gelmesi ve Çankırı vaazı,İbrahim Akyol
Süleymaniye Kürsüsündeki vaiz: Abdülreşit İbrahim, Namık Kemal Karabiber
Asım'ın söz varlığı üzerine bir çözümleme denemesi, Vedat Kartalcık
Bilim ve aklın aydınlığında Eğitim, Mart 2011, yayim. meb.gov.tr.
Mehmet Akif Fatih Kürsüsünde, yayim.meb.gov.tr
Kürsüdeki şair, Diyanet Dergisi eki
Siyasal bir ileşim bağlamında bir biyografi çalışması: Mehmet Akif Ersoy, B. Zakir Avşar
Milli Mücadele ve Mehmet Akif, Yard. Doç. Dr. Yaşar Semiz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder