17 Şubat 2012 Cuma

İnternet sayfalarında İstiklal Marşı




İstiklal Marşı  Sözleri (Kısa açıklama ve 10 Kıta)

İstiklal Marşı 


Türk İstiklâl Marşı, şiir kalitesi ve söyleyiş güzelliği bakımından,
yeryüzündeki millî marşların hiçbirisiyle ölçülemeyecek kadar üstün ve derin mânâlı
bir şiirdir. Bu marş,...

Türk milleti gibi hürlük ve hükümranlık vasıflarıyla yaratılmış bir milletin, bir gün bir ‘’İstiklâl mücâdelesi’’ yapmak zorunda kalışındaki muazzam tezadı yakından kavramış, destan ruhlu bir san’atkârın, heybetli terennümüdür.
İşte, en küçüğünden en büyüğüne kadar İstiklâl Marşı, büyük bir milleti asırlarca ayakta tutacak kadar sağlam, derin ve târihî mısra’larla örülmüştür. Bu şiirin:

 Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ,
Şühedâ fışkıracak,toprağı sıksan,sühedâ!..

gibi mısra’ları, şiir ve mısra hâline konulmuş bütün bir Türk târihi ve bütün bir Türkiye toprağıdır. Bu kadar büyük bir târihi,bu kadar ulu bir vatanı,bu kadar kuvvetli iki mısra’a sığdıran şâir,milleti tarafından ne ölçüde sevilse ve ne derece övülse yeridir.
Nihat Sami Banarlı

***
La Marseillaise'den İstiklâl Marşı'na 


Millî Marş ihtiyacı, ilk defa Millî Mücadele sırasında şiddetle hissedilmiş ve bilindiği gibi, 1920 sonlarında, La Marseillaise'e benzeyen, "askeri şevk­lendirecek" bir millî marş yazılması için yarışma açılmıştı. Yarışmaya gönderilen şiirlerin hiçbirinin o günlerde yaşanan büyük heyecanı yansıtamamış olması şaşırtıcıdır. Maarif Vekili olan Hamdullah Suphi'nin - La Marseillaise'i ilk defa tam olarak tercüme eden Ayetullah Bey'in en küçük kardeşidir- bir zamanlar şiirle de uğraşmış bir aydın olması ve Âkif'in aslında bu marşı yazmaya Balkan Harbi günlerinden beri hazırlandığını bilmesi, İstiklâl Marşı'nın doğmasını sağlamıştır.

Dikkatle okunursa, İstiklâl Marşı'ndaki ses ve ruh, Hakkın Sesleri'ndeki bazı şiirlerde, Berlin Hatıraları'nda ve Âsım'ın Çanakkale destanının anlatıldığı bölümünde hissedilebilir. Berlin Hatıraları'nda bir bölüm, İstiklâl Marşı gibi "Korkma!" diye başlıyordu. Açıkçası, La Marseillaise'de ne varsa (vatan sevgisi, hürriyet, bağımsızlık, ümit...), Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 88 yıl önce bugün kabul edilen İstiklâl Marşı'nda fazlasıyla vardı.
Daha da önemlisi, Millî Mücadele'nin ruhundan doğan bir marştı bu. Onun için Âkif, "Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın!" demiştir.
Not: La Marseillaise (Fransız Milli Marşı) bilgi için tıklayınız.
***

Yarışmanın açılması

İstiklâl Marşı ile ilgili yarışmanın açılış sürecini o dönemde Orta Öğretim Genel Müdürü olan Kazım Nami Duru şöyle anlatmaktadır:
"Bir gün Orta Tedrisat Müdürü odasında çalışıyordum. Kalpağımı masamın bir kenarına koymuştum. Kapı açıldı. İçeriye kısa boylu bir Erkân-ı Harbiye Albayı girdi. Onu görünce ayağa kalktım, kalpağımı giydim. "Buyurunuz" dedim. Bu zat "Ben Garp Cephesi Erkân-ı Harp Reisi İsmet" dedi. Kendisini masanın önündeki iskemleye buyur ettim. Oturdu."Beni size Doktor Rıza Nur Bey gönderdi. Orduca karar verdik. Bir İstiklâl marşı istiyoruz. Bunun güftesini, bestesini ayrı ayrı müsabakaya korsunuz. Her birini kazanana beşer yüz lira vereceğiz" dedi.
Emirlerini hemen yapacağımı söyledim; o da kalktı, gitti"

İsmet Paşa ile Kazım Nami Duru’nun görüşmelerinin ardından bir tamimle yarışma şartları valiliklere ve basın yoluyla da kamuoyuna duyurulur. Hakimiyet-i Milliye’de (7 Kasım 1920) “Türk Şairlerinin Nazar-ı Dikkatine/Maarif Vekaletinden” başlıklı bir ilanla şairlere ayrıca bir çağrı yapılır. Ve eserlerin 23 Aralık 1920’de Maarif vekaletince edebi bir heyet tarafından seçileceği ve kazanana 500 lira mükafat verileceği duyurulur.
***

İstiklal Marşının yazıldığı günlerde ortam
İstiklâl Marşı’nın yazıldığı günlerde memleketin içinde bulunduğu hal de hatıra kitaplarına yer almaktadır. Bunlardan Nafiz Aytun’un hatıralarında yer alan bilgi şu şekildedir:
 “ Marşın yazıldığı 17 Şubat 1921 tarihinde Türk yurdu, baştanbaşa düşman istilâsına uğramış, taş taş üstünde kal­mamış... İstiklâl Savaşı bütün şiddetiyle de­vam etmektedir. Birinci İnönü Harbi başlayalı bir ay bir hafta olmuş, ikinci İnönü Savaşı da bu tarihten bir buçuk ay sonra sona erecek ve 26 Ağustos 1922'de başlayan Başkumandanlık Meydan Savaşı'na ise daha tam bir buçuk yıl vardı. Fakat Türk milletinin sonsuz harikalar yaratacağına inanmış olan şair, bu ölüm di­rim savaşının en şiddetli ve en kanlı bir dev­resinde milletinin İstiklâl Marşı'nı yazmak­tadır.
Mustafa Özçelik, Hatıra Kitaplarında İstiklal Marşı
***

İstiklal Marşı Büyük Bir Zaferdir

Akif, kendi hayat felsefesini o günün Meclisine yansıtamamıştı fakat, bu bağlamda çok önemli bir hamle yapmıştır. O da İstiklal Marşı’dır. İstiklal Marşı, Akif’in hayat anlayışını yansıtmaktadır. Akif, 8 Şubat 1921 tarihinde gizli celsede oluşturamadığı birlik ve beraberlik anlayışını İstiklal Marşıyla sağlamıştır. O bu marşla geçmiş ile geleceği, dini olanla milli olanı ve geleneksel değerlerle modern değerleri bütünleştirmiştir. O günün Meclis ve toplumunda pek yeşerme imkanı bulamayan bu tohumlar; İstiklal Marşıyla milletin sinesine ekilmiştir.
Akif, İstiklal Marşına Safahat’ın özünü yerleştirmiştir. Onun ruhunu Mecliste oluşturmaya çalışmış fakat, bunda yeterince muvaffak olamayınca biraz pasif bir görüntü içine girmiştir. Aslında bu pasiflikte büyük bir aktivite vardır. Bunun anlaşılması için 80-90 yıl geçmesi gerekmiştir. İstiklal Marşı, Akif’in hayat felsefesi ve idealleri açısından büyük bir zaferdir.
Çünkü, İstiklal Marşı toplumu bütünleştiren bir değerdir. O içeriği itibariyle; milli birlik ve beraberliğin en güçlü ifadelerinden birisidir. Mehmet Doğan, İstiklal Marşı’nı bu yönüyle “Bir Milli Mutabakat Metni”[14] olarak tanımlamaktadır. Onun toplumumuz için önemi çok büyüktür. O kimlik kartlarımızdan birisidir. O Milli Mücadeleden beri her dönemde son derece önemli fonksiyonlar göstermiştir.

İstiklal Marşı, milli kimliğimizin dinamiklerini yansıtmaktadır. Tarih şuuru, sağlam karakter, doğruluk, adalete bağlılık, başarıya olan sarsılmaz inanç, maddi ve manevi değerlerin önemi bunlardan bazılarıdır. İstiklal Marşını öğrenen yeni nesiller bu değerleri de kalp ve ruhlarına kodlamış olmaktadır. Dünyadaki milli marşlar arasında çok azı İstiklal Marşı kadar fonksiyonel değer taşımaktadır. Öncelikle o, yeni kurulan devletin bir habercisidir. Bu marş yazıldıktan sonra yeni devletin kurulacağına olan inanç ve güven daha da artmıştır. Dünyadaki birçok milli marş devlet kurulduktan sonra yazılmıştır. İstiklal Marşı ise, Türkiye Cumhuriyeti Devleti resmen kurulmadan önce meşhur olmuş ve devletin kurulmasına sembolik olarak büyük katkı sağlamıştır.
İstiklal Marşı, her okunduğunda milli heyecanı beslediğinden dolayı kalp ve ruhlara dinamizm kazandırmaktadır. Günümüzde okullarda, resmi kurumlarda, resmi spor müsabakalarında, bilimsel ve sanat toplantılarında v.s. okunan İstiklal Marşı; bizi biz yapan temel değerleri bize yeniden hatırlatmaktadır.
Yazının tamamını okumak için tıklayınız
Ahmet Faruk Kılıç
***

Ayrıca bakınız

İstiklal Marşı Orotoryosu ve ilgili diğer videolar,://www.youtube.com
Tüm boyutlarıyla İstiklal Marşı, meb.gov.tr.
Ünlülerin sesinden İstiklal Marşı2nın 11 farklı bestesi,http://video.cnnturk.com/
İstiklal Marşı nasıl yazıldı? Mustafa Özçelik,tefekkurdergisi.com
Mehmet Akif ve İstiklal Marşı, Hüseyin Ustaoğlu,.feyzdergisi.com/
İstiklal Marşı bestecileri, http://tr.yenisehir.wikia.com/
İstiklal Marşı ve Mehmet Akif, Orhan Çekiç,://www.orhancekic.com/
İstiklal Marşı bir tefekkürdür, Mehmet Çiftçigüzeli,://www.mehmetakifersoy.com
İstiklal Marşı'nın kabulü, Giler Karaca, http://www.gulerkaraca.com/
Arap Gözüyle İstiklal Marşı'na bir bakış, Dr. hazem Said Muhammed,.mehmetakifersoy.com/
İstklal Marşı, http://tr.wikipedia.org/
İstiklal Marşı'nın yazılış öyküsü, http://www.ogretmenforum.net
İstiklal Marşı'nın yazılma ve bestelennme süreci,http://www.turkcebilgi.com/
İstiklal Marşı hakkında bilgi ve yarışmada sona kalan 6 şiir,http://www.yenimakale.com/
İstiklal Marşı2nın bestelenme hikayesi, ://www.uyurgezer.net/
İstiklal Marşında yaşanan,http://www.hicrandergisi.com/
İstiklal Marşı ve Mehmet Akif , Nazif Fethi Yalçınkaya
İstiklali Yazanlar (Kısa Piyes), Ali Özen

6 yorum:

  1. teşekkürler tavsiyeleriniz için.İlkokulda 10 kıta ezberletilirdi.Öğretmenlerin yaptığı bir hata vardı anlamı yükleyebilmek.Çok şükür ben marşımın anlamını çokça aldım,hocam mükemmeldi.Ayrıca video için de saolun ,kolay gelsin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
  2. Sizin yazılarınız, derlemeleriniz öyle değerli ve bilgi dolu ki, her biri için size ne kadar teşekkür etsek azdır.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
  3. Merhabalar, Sabahattin Hocam!

    İnternet sayfalarında İstiklal Marşı'mız için söylenenlerden bir kısmını derleyerek Damla'da bizlerle paylaştığınız için teşekkürlerimi sunarım.

    M.Akif'in İstiklal Marşı ile milltimize nasıl bir mesaj vermek istediği üzerinde durmak gerekirse;

    "İstiklal marşı “ korkma!” sözüyle başlar. Türk milletine “endişen yersiz..”mesajı verilir. Türk milleti endişe içindedir. Tutunacak dal aramaktadır. çünkü işgal altındadır. uzun süren savaşlar nedeniyle yetişmiş asker, silah, cephane, yiyecek, giyecek ve lider sıkıntısı çekmektedir. tüm bunların yanında morali çökmüştür. işgalin verdiği acı onun endişesini artırmaktadır. en büyük korkusu, bağımsızlığını kaybetmektir. Şair burada Türk ulusuna ümit vermektedir.

    “Al sancak sönmez.” diye kurallı bir cümle oluşturduğumuzda, “ sönmez” sözü nedeniyle Türk bayrağı’nın yanan bir aleve( renginden ve dalgalanışından) benzetildiğini ve bu alevin sönmeyeceğini anlayabiliriz Türk bayrağı yanan bir alev gibi alacakaranlığı aydınlatmaya devam edecektir. Neden alacakaranlık dedik? “ şafak” sözcüğü Arapça’da güneşin batmak üzere olduğu an anlamına gelir. Türkçe’de ise tam tersi, doğmak üzere olduğu andır. Şair İstiklal Marşı’nın 1. kıt’asındaki “şafak”ı Arapça anlamıyla; son kıt’asındaki “şafak”ı ise Türkçe’deki anlamıyla kullanmıştır. neden 1. kıt’ada güneşin batışı anlamına gelir? çünkü burada Türk devleti işgalden dolayı; batmak üzere olan güneşe benzetilmiştir.

    Türk devleti güneş’le; bu devletin içinde bulunduğu hal de şafak’la özdeşleştirilmiştir. alev karanlığı aydınlatır. alev (yani Türk Bayrağı) eskisi gibi güçlü dalgalanmamaktadır; bu nedenle “ yüzen” sözcüğü kullanılır. Alev güçlü yanıyor olsaydı dalgalanırdı. Şair aslında şunu söyler: “Endişelerinde haklısın; her şey kötü görünüyor: ama korkma, Türk bağımsızlığının sembolü olan bu bayrak asla gönderden inmeyecektir.”''

    “Korkma” sözüyle başlayan İstiklal Marşı’nda şair, Türk milletine: “Endişen yersiz…” mesajı vermektedir. Çünkü Türk milleti endişe içindedir. İşgal altında olduğundan dolayı tutunacak dal aramaktadır . Uzun süren savaşlar nedeniyle yetişmiş asker, silah, cephane, yiyecek, giyecek ve lider sıkıntısı çekmektedir. Tüm bunların yanında morali çökmüştür. İşgalin verdiği acı onun endişesini artırmaktadır. En büyük korkusu, bağımsızlığını kaybetmektir. Şair burada Türk milletine ümit vermektedir.

    “Sönmez” sözü nedeniyle Türk bayrağını yanan bir aleve benzeten şair, bu alevin asla sönmeyeceğini ve Türk bayrağının yanan bir alev gibi alacakaranlığı aydınlatmaya devam edeceğini vurgulamaktadır. “Şafak” kelimesi Arapça’da güneşin batmak üzere olduğu an anlamına gelmektedir. Türkçe’de ise tam tersi bir anlamda yani güneşin doğmak üzere olduğu andır. Şair birinci kıtada “şafak”ı Arapça anlamıyla, son kıtasındaki “şafak”ı ise Türkçe ‘deki anlamıyla kullanmıştır. Neden birinci kıtada Türkçe anlamıyla kullanmak gereğini hissetmiştir? Çünkü, burada Türk devleti işgalden dolayı batmak üzere olan güneşe benzetilmiştir.

    Türk devleti güneş ile bu devletin içinde bulunduğu hal de şafak ile özdeşleştirilmiştir. Yanan bir aleve benzetilen Türk bayrağı karanlığı aydınlatır. Ama eskisi gibi güçlü dalgalanmamaktadır. Bu nedenle şair burada yüzen kelimesini kullanmıştır. Şairin aslında burada söylemek istediği şey şudur: “Endişelerinde haklısın, her şey kötü görünüyor ama korkma, Türk bağımsızlığının sembolü olan bu bayrak asla gönderden inmeyecektir…”

    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey Kardeşim,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      İstiklal Marşını tahliliniz mükemmel. Okuyucular, mutlaka yararlanacaktır.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil