6 Ocak 2012 Cuma

Mevzuat Ötesi Düşler / Süleyman Pekin


(arka kapak)

                                           .:: Mevzuat Ötesi Düşler ::.

                                          Yazar :Süleyman Pekin
                                           Kitabın Türü : Edebiyat
                                          ISBN : 978-975-01002-6-0
                                          Sayfa Adedi : 68
                                          Yayın Tarihi : Nisan 2007
                                          Cilt Tipi :
                                          Ebat : 14x20 cm.
                                          Kağıt Tipi : 2.Hamur
                                          Dili : Türkçe



"Mevzuat Ötesi Düşler"


Türk Eğitim Sen Kocaeli Şubesi Başkanı Süleyman Pekin, sevdalısı olduğu şiirin peşini bırakmıyor. Pekin, 2003 yılında yayımladığı “Sahili Olmayan Deniz” adlı şiir kitabından sonra, okurlarını bu kez yeni bir şiir kitabıyla selamladı: “Mevzuat Ötesi Düşler” (Altın Kalem Yayınları, Nisan 2007, 62 sayfa).
27 şiirin yer aldığı kitaba şair-yazar Cazim Gürbüz ile şair-yazar Ali Parlak, birer önsöz yazmışlar. Kitap, 6 bölümden oluşuyor: “Nesli Tükenen Karanlık”, “Mevzuat Ötesi Düşler”, “Beyaz Büyü”, “Sitemkârlık Makamında”, “Ve şiir”.
Pekin, şiirlerinin altına tarih düşerken, nerede yazıldıklarını da belirtmiş; Seymen ve Bahçecik gibi. 


Ruşen Hakkı'nın yazısının tamamını okumak için tıklayınız.


Önsöz Niyetine

“Süleyman Pekin ya da; Sahili Olmayan bir Deniz...
Kadirşinas bir dost, yüreği kocaman bir adam.
Dağlar ona engin, denizler sığ... O kabına sığmayan, ikamet yeri belli olmayan bir seyyah.
Anadolu’nun bozkırlarında azıksız dolaşan bir muhacir.
Fecir vakitlerinde ecir demleyen tiryaki...
Kısaca o; her dem yüreği tetikte bir şair...”
....
Ali Parlak'ın (şair ve yazar) kitaba yazdığı önsözden


Mevzuat Ötesi Düşler'den birkaç şiir.


( Süleyman Pekin'in, hocasına (Sabahattin Gencal'a) 01. 08. 1997 tarihinde 
yazdığı mektuba eklediği elyazısı ile yazdığı Nesli Tükenen Karanlık adlı şiiri s.13)


Kardelenler İçin Karla Karışık Düşler

Tek tekbirde
Onsekiz tomurcuk devrildi dağlardan
Zemheride
Onsekizbin âlemin şanı için
İleride
Ödensin diyeti vakit kalbe dayandığı an
Ve haczedilsin yaşamak
Seksensekizbin civanın canı için

Bir kardelen gülümsemesi gibi
Çekildik doruklardan denizlere
Ipıssız mermiler yaktı ağıdımızı
Karlı - mayınlı sevgiler döküldü benizlere

Ben Urfa'nın Halfeti köyünden Viran Osman
Mavzer sırtımda pas
Ben ninnisiz doğdum anam
Ölüm hüznümü saramaz

Karla karışık hasret dokunamaz göğsümüze
Ki biz Hızır'ın boz güvercinleriyiz
Siz günü yaşarsınız güneş değer içinize
Bizimse gecemiz yok kıyamet habercisiyiz

Çorum Osmancık'tan Halil oğlu İsmail
Rütbesi er, kınalanmış asker
Emret kurbanınım
Kumandanım bunu bil

Ağıdımız henüz bestelenmedi
Destanımız kaldı yarım
Kafiyelerin zincirine sığmaz ki
Benim bu beyaz mahkûmiyetim

Sarıkamış'tayım ağam sararmış bir yaştayım
Yüreciğim üşüyor kumandanım
Bir garip telaştayım

Bilinmese de kıymeti sevdamız dağlarcadır
Ki beyaz bir örtüden başka süsümüz yok
Konuşursak karışmayın lisanımız karcadır
Kabir aramayız, kefen lüksümüz yok

Kardelenlerin açmaya korktuğu rakımlarda
Zemherinin avuçları bir titreme nöbetiydi
Bir dağ gölgesi gibi beliren bir damla kanda
Çığ düşüren bir şehidin heybetiydi

Aydın'ın Çine kazasından Sarı Cemil
Konuşamam kumandanım
Beni gözyaşlarıma bağışla

Ben sana ne diyeyim güzelliği gölgeleyen er
Gel ey bizim heyecanımıza da bir top kar düşür
Ey merhamete kumandan ey sonsuz nefer
Kardelenler üşür ama bu bir diriliş düşüdür

Ayaklarımı hissetmiyorum dizime kadar
Dürbünün demirleri gözüme yapıştı ağlayamam
Gece üç-beş nöbetçisi Keşanlı Satılmış
Kumandanım görev tamam

Allahuekber Dağlarında her kış
Tüter hüzünsoylu kardelenler
Gün susar ağaçlar alkış tutarmış
Kalktıkça karlar altından ölenler

Ve takvimler onsekizbin âlemin sırrında
Ve saatler akrebin zehirli kollarında baygın

Karın alnı tomurcuk tomurcuk ter
Yiğidim bana sessiz teslimiyetini göster

Enver, Enver nedir bilir misin?
Enver demek eksi kırk demek
Genizde donmuş hıçkırık demek

Bizi anlatacak tablo boydan boya ak olacaktır
Bozulmamış destanımıza asırlar sonra bakılacaktır

Dağlar ayağa kalksın, denizler göğe aksın
Dalgalar sussun, toprak bu yana baksın
Dur bre Mevlana'nın müridi dünya!
Kar şehitlerine fatihalarla selâma duracaksın

Kasım – Aralık 1998, Özkürtün

Şiir bir gariptir.. Hep bir şeylerden muzdariptir..

Süleyman Pekin

Rahmet Kuşu

Bir anam vardı
Can sunam
Yüzünden rahmet okunan
Ve gönlün Hira kuşluğunda
Sabah namazlarıyla yıkanan
Bir turnam vardı

En çok dualarla çiçek açar analar
İnşirah kervanı yürür öncüsü onlar
Yer kopmuyorsa gök çökmüyorsa
Felaketler defterde birikmiyorsa
Dağlardır sabitleri arzın
Ve her biri dağlar gibi analar
Dilekleri kanat çırpar

Burnuma Cennet kokuları geliyor anne
Yine kalbini kemalata açmışsın
Sonsuzluğa bulaşmışsın
Senin dolaştığın yer yeşerir
Sana bakan göz yaşarır
His iksirinin ikliminde senin
Ruhum inceliyor

Ki analar emzirir ruhun söküklerini
Karanlığın bezini bağlar analar
Bu himmet, bu bereket, bu sekinet
Mübarek elinin kalite belgesidir
Ve o bir rahmet delegesidir
Güneş açar yüreğini bazen
Bazen bulutlar ağlar

İsyanlı günlerimden kalma yaralar
Asi nehridir içimdeki deniz
Dikbaşlı bir kartala benzediğimiz sıralar
Tek yol bağımsızlık tutkusu
Taşı delen su, ateşi dindiren su
Sanki görünmeyen iyilik ordusu
Doğrusu emir aldığım yeryüzünde
Bir anam vardı
Bir anam var

Süleyman Pekin
Süleyman Pekin'in şiirleri'nin yayınlandığı adresler:

Süleyman Pekin (Tanıtım Özel Sayısı)

**************************************


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder