6 Ocak 2012 Cuma

Bahçecik'ten / Sabahattin Gencal

                                           
                            İşte mavi gök, işte yeşil örtü; işte Bahçecik,

       İşte süzülmüş hava, işte soğuk su; işte Bahçecik,

                                                          Turan Şen Albümünden
İşte coğrafya, işte tarih; işte Bahçecik,
İşte uyum, işte huzur, işte Bahçecik.
Bahçecik’i tanıtmama “işte”ler yetmez,
Bahçecikte yaşadıklarım hafızamdan gitmez.

Çeşitli vesilelerle anılarım canlanır; özellikle öğrencilerimin başarılarını duydukça gururum okşanır.
30 Aralık Cuma günü bir gurur günü daha yaşadım. Afrasya Alternatif Eksenler adlı kitabını bana ithaf eden;  Sahili Olmayan Deniz ve Mevzuat Ötesi Düşler adlı şiir kitaplarını gelip sunan öğrencim, şair ve yazar, tarihçi Süleyman Pekin araştırmacı yazar Murat Bayramla beraberce yazdığı Bahçecik Tarihi adlı eserini de bana getirdi. Bana bu kitapla beraber yeni yılın en büyük hediyelerinden birini getirmiş oldu. Bana gurur getirdi, bana mutluluk getirdi. Kendilerine açıkça çok teşekkür ediyorum. İnşallah kendi öğrencileri de eserlerini onlara takdim ederler. İşte o zaman benim duygularımı tam olarak anlayabilirler.
Bu mutlulukla Bahçecik Tarihini okuyorum. 1974 Aralık ayından 1986 Şubat ayına kadar ortakul müdürü ve Türkçe öğretmeni olarak kaldığım ve Bahçeciklilerin çok samimi, çok candan ilgileri dolayısıyla ikinci köyüm, evet, doğduğum köyden sonraki ikinci köyüm olarak kabul ettiğim Bahçecik’in tarihini okuyorum. Tabii bu arada canlanan anılarımı da okuyorum.
Bahçecik Ortaokulundaki bir etkinlikte
Birinci sıra: Sağdan sola; Hasan Mut ( Eski Belediye başkanı), Kooperatif Müdürü, Kazim Candaner (Belediye Başkanı), Ahmet Kara (Karakol Komutanı), Nahiye Müdürü, Sabahattin Gencal (Ortaokul Müdürü), Ramazan Bostancı (İlkokul Müdürü)
İkinci sıra: Sağdan sola: Ali Haydar Tuncel (Ortaokul Müdür yardımcısı), Saadettin Serindere (Ortaokul Koruma Derneği Başkanı), ?, ?, Müfit Gündüz (İlkokul öğretmeni), Ortaokul Sosyal Bilgiler öğretmeni, Muhsin Koç ( İlkokul öğretmeni)
Sabahattin Gencal ( Arka planda Bahçecik)
Bir bayram kutlama töreninden

Sağdan sola: Ramazan Bostancı ( İlkokul Müdürü), Sabahattin Gencal (Ortaokul Müdürü), Kazim Candaner (Belediye Başkanı),  Nahiye Müdürü, Yaşar Bulut (PTT Müdürü), ortaokul Sosyal Bilgiler öğretmeni

Soldan sağa; Mehmet Gürünlü ( Ortaokul Mdr. yard.),  Ali Haydar Tuncel (Ortaokul Müdürü) , Hasan Mut (Belediye Başkanı), Turgut Yılmaz (Nahiye Müdürü), Sabahattin Gencal (Türkçe Öğ.), Ertan Sert ( İlkokul öğ.) Fenbilgisi Öğ., önde  Emin Öztürk (Resim-iş Öğ.), Arkada Alaaddin Cabak  (Sosyal bilgiler öğ.),  Muammer Akıncılar  (Matematik öğ.)
*****
1974 yılı Aralık ayında tayin edildiğim Bahçecik Ortaokulundaki görevimi, okul müdürü ve Türkçe öğretmeni olarak 1986 yılı Şubat ayına kadar sürdürdüm. 
Derince'de bulunan Kocaeli Anadolu Lisesinde okuyan oğlumun ulaşım sorunu için tayin isteyince Derince'de bulunan 15. Kolordu İlköğretim Okulu müdürlüğüne atandım. Bu okuldaki görevimi de 1990'a kadar sürdürdüm. 
Oğlum  Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Bölümünü kazanınca, yine kendi isteğimle İstanbul'a gittim. 2 yıl devlet okullarında;  7 yıl da  bir özel okulda öğretmen ve yönetici olarak çalıştıktan sonra öğrencilerimden ayrıldım.

Ayrılığın her türlüsü zordur. Ayrılık hüznü romanlara, öykülere konu olmuştur. Ayrılıkla ilgili nice güfteler, şiirler yazılmıştır. 
Ben de yazdım. Ben öğrencilerimi aile bireyleriyle birlikte, yaşadıkları ortam içinde ele aldım. Ailelerle dost olduk, kardeş olduk. Tarihle tarih, coğrafyayla coğrafya olduk; duygularda kaybolduk. Evet, öğretmen yanım duyguları gizledi. 
Duygularım, aşağıdaki  "İstiyorum ki" çerçevesinin arkasında gizlidir. Şiir işte bu gizdir.

İstiyorum ki...

-Özlediğim öğrencilerime, dostlarıma-
Seni görüyorum
             Sınıfta, bahçede, parkta.

Seni görüyorum
              Kahvede, camide, sokakta.

                                Sen öğrencimsin, canımsın;
                                Sen velimsin, dostumsun.

                               Size, uzaktan da olsa, gönülden selam,

                               Kusura bakmayın, yine eskisi gibi
                                                                    Derse devam:

Bahçecik’te ağaçlar bol meyve verir,
                    İstiyorum ki okullar da versin.

Bahçecik’te hava, su tertemizdir.
                     İstiyorum ki kalpler de öyle olsun.

Bahçecikte yollar, tarlalar, bahçeler
                                     Geniş, verimli ve çiçeklidir.
                     İstiyorum ki dimağlar da böyle olsun.

                                 Sabahattin Gencal
                                (Emekli Öğretmen)
                                    21. 11. 1993


************************************************************

Süleyman Pekin (Tanıtım Özel Sayısı)


*************************************************************

6 yorum:

  1. ne kadar güzel bir duygu. işte kimsenin parayla alamayacağı bir olgu...

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Yaşamak,
    Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
    Öğretmenliğin en güzel yanlarından biri de bu duygularla yüklü olmasıdır.
    Hayırlı günler dileğiyle.

    YanıtlaSil
  3. Süleyman Pekin25 Nisan 2012 17:13

    Saygıdeğer Hocam, resimleriniz bizim için sürpriz oldu ve iyi bir nostalji yaşattı.İzniniz olursa ilerdeki bir kitabî çalışma için arşivimize ekleyelim.
    Bir de son fotoğraftaki bazı isimler hakkında küçük bir düzeltme ve eklemeler yapalım (Zira fotoğrafta öğrenciliğimden yarım da olsa bir kare gözlemledim): Sosyal Bilgiler Öğretmenimiz Alaaddin Cabak (Serhat kardeşiydi), Matematik Öğretmeni; Muammer Akıncılar, yandaki öğrencilerden çıkarabildiklerim; Halit Meteer (rahmetli), Halil Meteer, Recep Külcü, Kadir Mandıra, Ergun Karakuş, Murat Bayram, öndeki öğrencilerden; Filiz Meydan, Özlem Yalduz, Selma Gündüz, Asuman Türk, Bilgin Koç..
    Not: Site açılış ve geçişlerde virüs var galiba..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli Meslektaşım, Sevgili Öğrencim,
      Ziyaretiniz için teşekkür ederim.
      Fotoğrafları arşivinize elbette ekleyebilirsiniz. Bundan ziyadesiyle memnun olurum.
      Fotoğraftaki kişilerle ilgili düzeltmeniz için de teşekkür ederim.
      Sözünü ettiğiniz virüs sorununu nasıl halledeceğimi bilemiyorum. Bu son günlerde günlük ziyaretçi sayımız 500-550'lerden 350-400'e kadar düştü. Hafta sonlarında 200-250'ye düşüyor. Virüs işini halletmem gerek; ama nasıl?
      Toplumumuzdaki virüsler yanında blogdaki virüsün lafı olmaz ya yazdım yine de. Yazdım ki virüslere karşı herkes dikkatli olsun.
      Değerli Meslektaşım, Süleymancığım,
      Derler ya "Can çıkmayınca huy çıkmaz"diye. Benim de kötü alışkanlığım bu: İlla fırsat eğitimi yapacağım. Virüs kelimesini duydum ya yazmadan edemedim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
    2. saygi deger hocam ben eski ögrenclerinizden zeriha kubilay resimleri görünce cok sevindim insan yurt disinda olunca bu tür süprizlere seviniyor

      Sil
    3. Merhaba Zeliha,
      Hoş geldiniz,
      Blogumuzu okurların okuması memnun eder beni; öğrencilerimizin okuması ayrıca duygulandırır, sevindirir.
      Emeklilik günlerimde böylesine yazılarla oyalanıyuruz.İnşallah yararlı oluyoruz.
      Okulların açıldığı, anılarımızın tazelendiği bu günde bir öğrencimden yorum gelmesi benim için de sevindirici bir süpriz oldu.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil