14 Aralık 2011 Çarşamba

Yönetim / Sabahattin Gencal

 
Yönetim bir örgütün, makul bir süre içinde amacına ulaşabilmesi için uygun bir ortamda en az maliyetle ve uygun yöntemle en etkili ve verimli sonuca ulaşabilmesi çabasıdır.

Örgütler amaç, yapı, nitelik, nicelik vb. durumlara göre çeşitlilik arz ederler.  Bu çeşitlilik dikkate alınarak işletme yönetimi, eğitim yönetimi, askeri yönetim… vb. yönetimle ilgili  kürsüler hatta okullar açılmıştır.
Örgütler geçici de olabilir. Örneğin bir doğal felaketin yaralarını sarmak için yardım örgütleri kurulmaktadır. Bunların çoğu geçicidir. Bu tür örgütlerde kriz yönetimleri üzerinde durulmaktadır.

Yönetimle ilgili kürsülerde, okullarda bilgiler en ince ayrıntılarına kadar verilmektedir. Ancak çok önemli olan bir husus atlanmaktadır. En büyük örgüt insandır. Kâinatın fihristi insanı başlı başına bir örgüt olarak görememek büyük bir eksikliktir. Kendini yönetebilen insan her kurumu hatta dünyayı da yönetebilir. Gerçi bu son gerçek asırda insanın kendini yönetmesi ile ilgili birçok yayın var. Var da bunlar psikologların yayınları.

Yönetimin eksikleri vurgulanırken bile alışıla gelen söylemleri kullanıyoruz. Öylesine şartlandık ki değişik fikri hemen reddediyoruz.  İnsanın zaten yönetimin merkezinde, ekseninde  olduğunu söyleyenler çıkabilir. İnsan yönetimin merkezinde; ama eleman olarak. Robot olarak demeye dilim varmıyor. İnsanı konuşan bir hayvan olarak düşünmek kadar yanlış bir şey yoktur. İnsanı beyin-beden, gönül olarak düşünmek de eksiktir. İnsanı insan yapan ruhtur. Ruh hakkında fazla bilgi yoktur belki; ama bilgi yoktur diye ruh ihmal edilemez. İhmal edilirse her şey ruhsuz olur. Kölelik zihniyeti hâkim olur.

Modern kölelik dönemine son vermek için insanı insan olarak yönetimin eksenine yerleştirmek gerek. İnsana gereken değer verilirse yönetimde dikkate alınması gereken amaç, ortam, maliyet ve yöntem… vb. unsurların düzenlenmesi daha kolay olur. Dolayısıyla etkililik ve verimlilik artar.

Etkililik ve verimliliğin artması refahın ve huzurun artmasını sağlar. Yani yönetimle huzur ve kalkınma arasında doğru orantı vardır.
Yönetimle ilgili konular, sadece bazı çevreler tarafından değil herkes tarafından ele alınmalıdır. En azından bu konuda düşünmelidir. Düşünce varlık nedenidir.

Sabahattin Gencal, Başiskele - Kocaeli, 15. 06. 2010 

8 yorum:

  1. KALEMİNİZE SAĞLIK..İNSAN FAKTÖRÜNÜN UNUTULUP DA MEKANİZE DUZENİN BEKLENDİĞİ YÖNETİMLERİN TAMAMI BAŞARISIZLIĞA MAHKÜMDUR..MALESEF KURUMLAŞMANIN TANIMINI YANLIŞ ALGILAMAKTA VAHİL YÖTECİLER..ÇOK HOŞUMA GİDEN BİR SÖZ VAR: SİSTEMLER DEĞİL SİSTEMİ İŞLETENLER YANLIŞ YAPAR

    YanıtlaSil
  2. Merhaba,
    Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
    Yorumdaki düşüncelerinize katılıyorum.
    Hayırlı günler dileğiyle.

    YanıtlaSil
  3. Merhabalar Sabahattin Hocam,

    Adam kayırmaca ve torpilin hala geniş yer bulduğu yönetimlerde, görevi ehline teslim etmek gerekir. Aksi halde, çarpık ve adaletsiz bir yönetimin çarkları arasında ezilir gideriz.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
  4. Merhaba recep Bey Kardeşim,
    Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
    Görüşlerinize katılıyorum.
    Hayırlı günler dileğiyle.

    YanıtlaSil
  5. sizi yeni yıl dilekleri için mimledim bilginiz olsun..

    YanıtlaSil
  6. Hocam Merhaba, ellerinize sağlık ilk yazınızı okudum. Çok güzel blog, tebrikler!

    YanıtlaSil
  7. Merhaba Bolat Bey,
    Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
    İltifatınız için de ayrıca teşekkür ederim.
    Hayırlı günler dileğiyle.

    YanıtlaSil
  8. Merhaba Dayatılanla Yaşamak,
    Yeni yıl mimi için teşekkürler. İlk fırsatta görüşlerimizi yazmaya çalışacağım.
    Hayırlı günler dileğiyle.

    YanıtlaSil