27 Aralık 2011 Salı

Sezai Karakoç Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülüne layık görüldü


Şair Sezai Karakoç, edebiyat dalında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülüne layık görüldü.
Cumhurbaşkanı Gül'ün ödülleri taktim ettiği törene Sezai Karakoç katılamadı.  Karakoç'un 'Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine (dinlemek için tıklayınız) isimli şiiri okundu.
(26. 12. 2011)

*
Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine
.....


Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili

Sezai Karakoç



Mona Roza
.....

Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakışın ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Açma pencereni perdeleri çek...

 Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
Bende çıkar güneş aydınlığa
Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
Seni hatırlatıyor her zaman bana
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi 

.....
Sezai Karakoç
*
Sezai Karakoç bu “çağın ilhamı”dır
Aslında, Sezai Karakoç, tam olarak “çağ ve ilham”dır. Çağdır, çünkü, bu güne konuşuyor; bu asra, büyük dönüşümler yaşamış bu dünyaya, teknolojik medeniyetin hükümran olduğu, “ezeli hikmet”i elinde bulunduranların ölüm-kalım savaşı verdiği, ümitlerin bitme noktasına geldiği, bütün nefeslerin tutulduğu, bir aşağılık kompleksinin ortalığı kasıp kavurduğu, artık her şeyin bittiğinin farzedildiği bu çağa. Sadece konuşmuyor, o naif ve içli sesiyle bu karanlığın geçici olduğunu, bu ateşin sönmediğini sadece üzerinin küllendiğini, ümitsizliğin bize yakışmadığını ve hiçbir şeyin bitmediğini haykırıyor adeta. Tarihte kalmıyor Sezai Karakoç, “şanlı geçmiş” nostaljisiyle avunmuyor/avutmuyor, en önemlisi de bu muazzam kötü tablodan iyimser bir sonuç çıkarabileceğini gösteriyor; dahası buna bizi de inandırıyor. Ve tüm bunları yaparken, bugünün dilini ve üslubunu kullanıyor.
Yazının tamamını okumak için tıklayınız.
Saadettin Acar
*

2 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam,

    Sezai Karakoç'u blog sayfanızda paylaşarak, bizlere onu yakından tanıma fırsatı vermiş oldunuz. Teşekkür ederim.

    Sezai Karakoç'un ödül törenine katılamama nedenini bir türlü öğrenemedim.
    Onun hakkinda sanatı ile ilgili edindiğim bilgileri de paylaşmak istedim.

    Sezai Karakoç: İslami düşünceyi modern şiirdeki gerçeküstücülükle bağdaştırmakta, mistisizmden yararlanmakta, çarpıcı benzetme ve sembollerle, denenmemiş, bağımsız şiirler yazmaktadır.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Recep Bey Kardeşim,
    Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
    Sezai Karakoç hakkındaki özet bilgi notu için de ayrıca teşekkür ederim.
    Hayırlı günler dileğiyle.

    YanıtlaSil