2 Kasım 2011 Çarşamba

Dut Ağacım / Sabahattin Gencal

Çocukluğumuzu yaşadığımız yerlerden ayrı düşmenin ne demek olduğunu bilen bilir. 13 yaşımda ayrıldığım  köyümü, 69 yaşıma gelmeme rağmen hâlâ özlüyorum.İnsanlarını, havasını, suyunu; doğal yaşamını kısaca her şeyini özlüyorum. Özlüyorum da gidemiyorum. 
Dedemin sağlığında gitmiştim birkaç defa. Dedemden sonra çeşitli nedenlerden ötürü gidemedim. 
Sıla-ı rahim yapamama üzüntüsünü de artı olarak çekerken 2007 Şubatında, o da  bir iş dolayısıyla köyüme, Trabzon Dernekpazarına bağlı Akköse’ye gittim. Çok az hane kalmış köyde.
Aliosman Efendi dedemin, babaannemin ve amcamın yattığı evimizin altındaki mezarlığı ziyaretten sonra Aksilisa Camisinin üst tarafında yatan Ömer Efendi dedemi de ziyaret ettim. Sonra dayımların evine geçtim. 
Evin ıssız olduğunu biliyordum; ama pencereler bile kapalı olunca duygulandım. Gözlerim dolu doluyken evin hemen altındaki dut ağacının yanına gittim… 
Amcamın oğlu fotoğrafımızı çekti. Fotoğrafa bakan belki kuru kütük gibi bir ağaç görür; ama bu ağacı bir de benim gözümle görseniz.Sessizce dertleştik ağaçla. Duygularım gözlerimden akıp gitti. Akan kelimelerden bazılarını yakalayabildim.   


Dut Ağacım

Dut ağacım,
Ne o, beni tanımadın mı?
Ben Sabahattin
Sabahattin.

Hani, küçükken anne annemlere geldiğimde sana koşardım
Gövdene sarılınca beni kollarına alır dut ikram ederdin.

Yıllar öncesini, kolunu hatırlattığım için özür dilerim
Kim kırdı kolunu kanadını? Niçin kıydılar?
Gerçi, gençken de komşu tarlaya gölgen düşüyordu, hatta yolu bile engelliyordu dalın
Ancak tarla teyzemlerin olduğu için bir sorun çıkmıyordu
Anlaşılan, teyzemler tarlayı satınca sen de kolundan oldun
Nasıl kıydılar koluna?
Yine de canın sağ olsun

Evin üstündeki kardeşini de göremedim
Yol genişletme çalışmaları yüzünden kesildi kardeşin de
Başın sağ olsun
Anneannemlerin, teyzelerimin Bursa’ya gitmeleri yetmezmiş gibi bunlar da geldi başına
Evin altında kaldın tek başına.

Dut Ağacım,
Çevrende mısırlar olurdu, kestane kabakları, biraz aşağıda Anne annemin sebze bahçesi…
Şimdi çaylar var
Yeşil çaylar da güzel
Güzel ama çaylara dökülen suni gübre köklerinin ucunu mu sızlatıyor
Anne annemi, teyzelerimi, dayım ve yengemi görmemek nasıl burnumuzun ucunu sızlatıyorsa
Köklerinin ucu da öyle sızlıyor demek
Böyle zayıflaman, böyle kırışıp kabuk bağlaman da suni gübreden mi acaba?
Yok yok, senin derdin yalnızlıktan,
Duymuşsundur, anne annem sizlere ömür, Bursa Emir Sultanda yatıyor
Annem ve  teyzelerim de hastalıktan yatıyorlar Bursa’da,
Dayım, yengem ve çocukları her sene bir uğruyorlar sana, onlardan haberleri almışsındır.
Unutulmadığını anlamışsındır
Unutulmak yalnızlıktan beter.

Dut Ağacım,
Beni unutmamıştın değil mi?
Tanımamazlıktan gelmene çok bozuldum, gerçek sandım
Senin de diğer ağaçlar gibi halkaların hatıraların vardır.
Git 65 halka geriye
1943 yılının 28 Eylülünde bir ses kayıtlı olsa gerek.
İşte bu ses benim sesim.
Ben dayımın Akköse’deki bu evinde doğdum
Doğarken herkes gibi dünyaya, evrene haykırıp ağladım
Ağlamamı bir ebem olan anneanne, bir teyzelerim bir de siz duydunuz.

Ses kaydı dışında mutlaka başka kayıtlar vardır halkalarında
Yalnız olduğun zaman o kayıtlara bak
Ben de öyle yapıyorum hatıralarımla yaşıyorum

Dut ağacım,
Yeni halkaların, kayıtların varsa bugünü de kaydet
17 Şubat 2007. Bugün  belki de son görüşmemiz olacak
Bu tarihi hatırladıkça yine gözlerimiz dolacak
Bak ikimiz de üşüyoruz
Sen kalın kabuklarının içinde ben uzun paltomun içindeyken bile üşüyoruz
Üşüyoruz ayrılık vakti geldi diye
Titrerken birbirimize elveda demek zor
Dilerim halkalarına hatıralarımıza balta vurulmaz
Dilerim köklerin kurutulmaz
Dilerim yine yeşillenirsin yine açar ipek gibi yaprakların
Kader bu sonu gelmez ayrılıkların
Ben hakkımı helâl ediyorum,
Sen de hakkını helâl et
Doğal hayatını yaşa ilelebet.

Sabahattin Gencal


zekl müren gül ağacı değilem karazeybek1919

7 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam,

    Ne mutlu size, bir köyünüz var ve köyünüzden özlem ve hasretinizi paylaşabileceğiniz bir dut ağacı var. Köyünüzü de dolaştım, köy demeye adamın dili varmıyor, sayın hocam sizin cennetiniz var cennet...

    Bu güzel paylaşımınız için teşekkürlerimi sunarım.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
  2. Merhabalar Sabahattin Hocam,

    Köyünüzdeki dut ağacınız ile yaptığınız söyleşiniz de çok anlamlı ve duygu yüklüydü.

    Bu söyleşi üzerine çok şeyler yazılırdı ama, ben sizi dut ağacınızla başbaşa bırakmayı yeğledim.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
  3. Ne güzel dertleşip halleşip bir de helalleşmişsiniz köyünüzdeki dut ağacı ile!..ve ne güzel dizelere dökülmüş yüreğinizden geçenler!..öylesine içten ve öylesine duygu yüklüydü ki sözleriniz..inanın ben de duygulandım satırlarınızı okurken!..biraz geç te olsa (eğer yanlış anlamadım ise dizelerinizden yola çıkarak; 28 eylül doğum gününüzü) geçmişde olsa kutlarım doğum gününüzü Sebahattin Hocam...

    Sağlık, esenlik ve huzur dolu nice güzel günler dilerim..

    Damla doğal yaşam serisine katmış olduğunuz bu anı yazınız içinde teşekkürler...keyifle okudum...

    Saygılar...

    YanıtlaSil
  4. Merhaba Sn Gencal,tek kelimeyle söylemek gerekirse "dut ağacı"nız beni çok duygulandırdı.Saygıyla Esen Kalın

    YanıtlaSil
  5. Merhaba Recep Bey Kardeşim,
    Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
    Gerçekten güzel köyümüz var, gittikçe güzelleşen köyümüz var. Ancak gidemiyoruz. Önceleri öğretmen ve yönetici olduğumuz için fırsat bulamıyorduk. Şimdilerde yaşlılığı, ufak tefek rahatsızlıkları, parasızlığı...vb. sebepleri bahane ederek gidemiyoruz sıla-ı rahim yapamıyoruz. Gidemeyince de hasret büyüyor. Köyümüzün ağacı, taşı toprağı, her şeyi ile böyle uzaktan dertleşiyoruz.Dut Ağacımla da tabii.
    Hayırlı günler dileğiyle.

    YanıtlaSil
  6. Merhaba Esmir Kardeşim,
    Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
    Dut Ağacımla dertleşirken bana köklerinin ucunun suni gübreden sızladığını , suni gübrenin doğal hayatı bozabileceğini söyledi. Onun için bu anıya yer verdim.Olur ya, birileri düşünür bu konuyu belki.
    Sağlık ve esenlik dilekleriniz için de teşekkür ederim. Bilmukabele ben de esenlikler ve devamlı mutluluklar dilerim.

    YanıtlaSil
  7. Merhaba hikayelerdirgeriyekalan kardeşim,
    Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
    Dut Ağacımın halkalarında, hatıralarında saklı duyguları yazabilseydim, ah bir yazabilseydim...
    Her iş zamanında olmalı.
    Hayırlı günler dileğiyle.

    YanıtlaSil