9 Kasım 2011 Çarşamba

Atatürk Yolu * / Sabahattin Gencal

               
            Atatürk’ün fikir kaynağı ve dayanağı olan halk Atatürkçülüğü tam olarak bilmemektedir. Aydınlarımız halkı aydınlatmak için, O’nun düşündüklerini kitaplarda ve gazetelerde yazmışlardır:
            Bütün bunları, aydınlar tarafından kesip dikilen ve halka giydirilen giysilere benzetebiliriz. Bu giysiler bayramlarda, Qn Kasımlarda giyilmekte, sonra çıkarılmaktadır. Çıkarmayanların ise üstünde eskimektedir.
            Gerçek aydın olarak, halka böyle giysiler giydirmekten çok, onların fikir ve ruh hayatına Atatürkçülüğü maya olarak katmalı, onları Atatürk yoluna yöneltmeliyiz.
            Atatürk Yolunu bir merdivene benzetirsek, bu merdiven ne sağa ne sola sapar. Bizi ilerletir ve yükseltir. Tüm halkımızın üzerinden geçeceği merdiven, belli ki sağlam olmalıdır. Bu sağlamlığı korumak için aydınlarımız demir, gençliğimiz harç, halkımız da tuğla olmalıdır. Kısaca savaşa gider gibisinden omuz omuza birleşmeli ve beraber olmalıyız. Atatürk bize diyor ki:
            “Kesinlikle bilmeliyiz ki iki parça olarak yaşayan uluslar zayıftır, hastalıklıdır.”
            Ulusumuzu ve vatanımızı çağdaş uygarlık seviyesine eriştirmek için; hayatta devamlı başarılar kazanmak için Atatürk merdiveninden ( Atatürk Yolundan) gitmek zorundayız. Bunun için de bilim ve tekniğe önem vermeli; bu alanlarda ilerlememiz için ilmin ışığı altında fikir ve bedenle çok çalışmalıyız.
            Atatürk: “ Denilebilir ki hiçbir şeye muhtaç değiliz, yalnız tek bir şeye ihtiyacımız vardır: çalışkan olmak.
            Toplumsal hastalıklarımızı tetkik edersek asıl olarak bundan başka mühim bir hastalık bulamayız … ilk işimiz bu hastalığı tedavi etmek, ulusu çalışkan yapmaktır. Servet ve onun sonucu olan refah ve mutluluk yalnız ve ancak çalışkanlarındır. Artık memleketimize zenginler memleketi, yeni Türkiye’nin adına da çalışkanlar diyarı denilsin.
Yeni Türkiye’de en büyük makam, en büyük hak çalışkanlara ait olacaktır.” demiştir.
Çalışma yolumuz, daima Atatürk’ün ülküsü gibi olmalıdır. Atatürk kendi kendini kontrol ederek:

“Her gün sabah, akşam, gece… ne zaman sırasına getirebilirseniz; bir çeyrek, yarım saat kadar zaman ayırtabilirseniz kendi içinize çekilin, o gün yaptığınız işi gözünüzün önünde, düşüncelerinizin karşısından geçirin; ne ettiğinizi, ne işlediğinizi yoklayın, bilincinizden alacağınız cevapların ne kadar yararlı olacağını tasavvur edemezsiniz.”derdi.

Yaşamak için, mutluluğa kavuşmak için, Atatürk için… kısaca her şey için Atamızın gösterdiği yoldan hep beraber yürümeli, asla o yoldan dönmemeliyiz.

Sabahattin Gencal, Bursa, 10. 11. 1963

Bu yazı, Bursa Yeni Ant Gazetesinde, 10 Kasım 1963’te yayınlandı.


2 yorum:

  1. Çok güzel ve aydınlatıcı bir yazı, teşekkür ederiz.
    Dilerim yoldan sapanlar en kısa sürede doğru yolu bulurlar.
    Saygılarımla...
    NUR

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Adsız,
    Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
    Atatürkçülük konusunda hepimizin aydınlanması gerekir ki doğru yolu bulabilelim.
    Hayırlı günler dileğiyle.

    YanıtlaSil