12 Eylül 2011 Pazartesi

Tezhip Sanatı



Sanatkâr çirkinden uzaklaşmak güzele ulaşmak ister.

Güzel ise eksiksiz, mükemmel, uyumlu, ahenkli, dengeli, ritimli, oranları ve ilişkileri düzgün olan şeyleri ifade eder.

Güzelin kendine has bir dili vardır. Bu dille iletişim-etkileşimde bulunur.
 

İlahi kudretin bahşettiği yeteneklerini manada derinleştirerek gönüllere huzur, saadet, mutluluk nakşeder.

Dünyayı, kâinatı çözümlemek, saklı kalmış gizli noktaları aramak, bulmak, ortaya çıkarmak ister. Aranılan şey, gizli sanılan mutlak gerçekliktir.

Sanat eseri yoluyla mutlak gerçekliğin sırlarından bazıları keşfedilir. Böylece kâinatın sırlarına ulaşma, evren bütünlüğüne katılma arzusu gerçekleşmiş olur. Sır dünyası ile ilişki kurmak, insan ruhunu da bütünlüğe doğru taşıdığından sanatkâr, bu sırlarla dolu kâinatla, eserlerine ahlâkını da yansıtmış olacaktır.

Tezhip sanatkârları dini ve din dışı eserlerde, sanat ahlâkının bütün özelliklerini kendi benliklerinde hissetmişler ve bunları eserlerine yansıtarak kültürümüze büyük katkılarda bulunmuşlardır.


Metnin alındığı yazıyı okumak için tıklayınız.

2 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam,

    Bili adamı da, sanatçı da dünyayı değiştirmeye, (iyiye ve güzele) uğraşırmış. Bilim adamı, insanın doğayla olan nesnel ilişkilerinin dış dünyasını değiştirmeyi amaçlarmış. Sanatçılar ise, insanını öteki insanlarla olan öznel ilişkilerinin iç dünyasını değiştirmeye çalışırmış.

    Tezhip sanatı da sanatçıların bu güzel uğraşı arasında yer almış bir sanat dalı olmalı...

    Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun ve sevgiyle kalın.

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Yaz Blogcu,
    Merhaba Kardeşim,
    Bilim adamı ile sanatkâr arasındaki farkı çok güzel belirttiniz.
    Hayırlı günler dileğiyle.

    YanıtlaSil