18 Eylül 2011 Pazar

Ruhunu Tezyin Edenler / Mehmet Emre Ayhan

Süheyl Ünver ve Gülbün Mesara!
“Sonra onu 'düzeltip bir biçime soktu' ve ona Ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz?” (Secde Suresi, 9. Ayet)
Tezhip, kat’ı gibi sanatlar asırlar boyunca hep ilahi kelamın yazılı olduğu levhayı, kağıdı süslemek ve ilahi kelamı ön plana çıkarmak gayesiyle yapılagelmiş. Böyle de olması gerekiyor çünkü, mesela merhum Turgut Cansever’in de felsefesinin temelini teşkil eden, düstur şu: Sanatkarın asıl vazifesi dünyayı güzelleştirmek. Elbette kişi dünyayı güzelleştirmeye ilkin kendinden başlıyor. Kendini tezyin etmediği sürece, ruhunu inceltip tüm göze, gönle hoş gelmeyen şeyleri yontmadığı sürece icra ettiği sanat da hep eksik kalıyor. Bu görüş, Yûnus’un “Yûnus Emre der Hoca/ Gerekse var bin Hacc’a/ Hepisinden iyice/ Bir gönüle girmektir.” dizeleriyle de uzaktan akrabadır, aklıma gelmişken söyleyeyim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder