19 Eylül 2011 Pazartesi

Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver



 

Ord.Prof.Dr.Süheyl Ünver (d. 1898, İstanbul, ö. 1986, İstanbul), Türk yazar ve doktor. 

Darülfünun Tıp Fakültesi'ni bitirdi (1920). Gureba ve Haseki hastanelerinde çalıştı, Sanayi Mektebi'nde asistanlık yaptı. Yurtdışında ihtisas yaptı. İstanbul Üniversitesi Tıp Tarihi Enstitüsü'nü kurdu, Güzel Sanatlar Akademisi hocalığı yaptı. 1939'da profesör, 1954'de ordinaryus profesör oldu. 1967'de Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde Tıp Tarihi ve Deontoloji kürsüsünü kurdu. 1973'de emekli oldu, 1986'da öldü. 

Arapça, Farsça, Fransızca biliyor; ney çalıyor; ebru, tezhip, minyatür ve hat sanatıyla uğraşıyor; Türk kültürünün bütün yönleriyle ilgileniyordu. Arşivciydi ve arşivini kendi kurduğu enstitülere, TTK'ya, Süleymaniye Kütüphanesi'ne bağışlamıştır. Çok yoğun bir araştırmacı ve yazardır. 18 bilimsel kuruluşun üyesi olmuş, tıp tarihi, bilim tarihi, kültür tarihine ait 2500 civarında kitap ve makale yayınlamıştır. 1985'de Kültür Bakanlığınca büyük ödüle layık görülmüş, yurtdışında da ödüller almıştır. Dergi, gazete ve ansiklopedilerde sayısız yazısı vardır. 

Kendisini etkileyen hocaları Hoca Ali Rıza Bey, Abdülaziz Mecdi Torun, Akil Muhtar Özden'dir. 



ORD. PROF. DR. SÜHEYL ÜNVER'İN SON ANLARI

Fatih Kozan'ın röpotajı

20. yüzyılın büyük sanatkarlarından Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver'in en yakın talebelerinden biriyle, Azade Akarla birlikteyiz. Koca Mustafa Paşa'da Ali Paşa Camii'nde hattat Hüseyin Kudu'nun sahip çıkıp dirilttiği, geleneksel Türk sanatına gönül verenlerin arasında Ünver'in mirasına sahip çıkan "Süheyl Ünver Grubu"nun hani harıl çalıştığı bu tarihi mekanda vatan ve millet sevgisinin nelere kadir olduğunu gösteren Ünver'i konuşuyoruz Azade Hanımla.
…..

Bize çalışmayı, çalışmalarımızı değerlendirmeyi öğretti. Namus öğretti, temizliği öğretti. Yani onun talebesi olmak yalnızca resim öğrenmek değildi. Aynı zamanda ahlak öğrenmekti.

Çok açık fikirli bir adamdı. Dinine çok bağlı bir in¬sandı. "Ben her şeyim" derdi. "Ben hem Rufai'yim, hem Nakşi'yim, hem Mevlevi'yim, ben Osmanlı'yım, Türk'üm" derdi. Talebelerini yetiştirirken kendisinin de yetiştiğini söylerdi. Sanatını icra ederken hep gönülden yapardı, içinizde aşk meşk olmaz ise yaptığınız sanat eserleri bir mana ifade etmez, derdi. O her zaman ümitliydi, her zaman çok pozitif bir insandı. Hiç negatif tarafı yoktu. İnsanlar çalıştıkça yapar, hayatta çalışmaktan başka her şey boştur, derdi.

Unutmamak İçin Her Şeyi Not Alacaksın

İnsanin hatırlama süresi 24 saattir, derdi. Ben size anlatıyorum, bu anlattıklarımı 24 saat içinde eğer defterinize tutmazsanız kaybedersiniz, derdi. "Biz çok şifahi bir milletiz, Türk milletinin yazma kabiliyeti yok, hiçbir zaman yazmamış. Onun için tarihimizi yazanlar hep başkaları olmuş." Bu yüzden tarihimiz hep yabancılardan toplamak dayız. Bütün gravürleri yabancılardan toplamak zorundayız. Atalarımız ne bir resim yapmışlar, ne de doğru dürüst bir şey yazmışlar, bugün de böyle devam ediyor. Onun için işte gençlere ben bunu söylerim. "Yazın, yazacaksınız" derdi.

5 yorum:

  1. süheyl ünverın yazılarını makalelerını okumuştum bılgı için teşekkur edrım

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Zeymuran,
    Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
    Süheyl Ünver'i okumak zenginliktir.
    Hayırlı günler dileğiyle.

    YanıtlaSil
  3. Sevgili Hocamızı Rahmetle anıyorum.Hayatımızı güzellikler
    ile süsleyen Kubbealtı Sanat Akademisinde O Büyük Ustadan
    aldığımız edep ve sanat zevkini Unutmak mümkün değil.1970'li yıllarda Hanımefendi Azade Akar'dan öğrendiğimiz Türk Süsleme Sanatları-Motifleri Hocamızın
    Denetimi ve bizzat ilgisiyle ömürlerimize renk katmıştır.
    Zerafetin Timsali hocalarımı saygı ve sevgi ile anıyorum.
    Cihangir A.Kanatlıgil
    Y.Mimar

    YanıtlaSil
  4. 1970 Yıllarında,Kubbealtı Sanat Akademisinde Sevgili Hocam;
    Ord.Prof.Dr.Süheyl Ünver ve Azade Akar Hanımefendi'nin
    Öğrencisi olmaktan gurur duydum.Onlardan aldığım Edep -sanat ve estetik güzelliklerle hayatımı Türk Motifleri gibi süsledim.
    Sevgi ve saygım sonsuza dek sürecektir..,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Cihangir Bey,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Yorumunuzdaki "Edep -sanat ve estetik güzelliklerle hayatımı Türk Motifleri gibi süsledim." cümlesi ne güzel bir cümle. Keşke hepimiz böyle olabilsek.
      Bu sözünüzden hareketle bir kere daha diyoruz ki sanat insan hayatına güzellikler katar. Onun için sanat çalışmalarına daha çok zaman ayırmalıyız.
      Sanatçılara, sanat severlere ve hocalarımıza saygımız devam edecektir.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil