7 Eylül 2011 Çarşamba

Ebrunun Felsefesi / M. Uğur Derman



EBRUNUN FELSEFESİ

Bazı günler, şafak veya grup vakti ufka bakarsanız kırmızı, sarı, laciverd ve mavi renklerin en ilahi tonları ile, bulutlardan bir ebru'nun- daha doğrusu ebri'nin şekillendiğini görürsünüz.

Yine bazı gecelerde bulutlu semalar kadar geniş bir ebru teknesine, mehtabın, usta fırçasıyla laciverd, mavi ve ışıklı beyazın bütün nüanslarını serpiştiriverdiğine elbet rastlamışsınızdır.

İşte sanatkar dedelerimiz bir anda değişip kaybolan bu semavi güzellikleri yeryüzüne aksettirerek onların ağaç yeşiline ve toprak rengine olan hasretini giderdikten sonra, bu şahane tabloyu kağıt üstünde de ebedileştirmeyi bilmişlerdir.

Bu anlayış içinde Tanrı'sına boyun kesen sanatkarın 'benlik'ten uzaklaşan gönlü sanki ebru teknesinde şekillenmiş gibidir. Artık o zaman büyümeye başlayan ebru teknesi derya kadar genişler, genişler ve bir kainata döner. Ebrucunun gönlü gibi. Hazreti Ali ne güzel buyurmuş: ' Sen kendini küçük bir cisim sanırsın, halbuki bütün bir alem sende dürülüp bükülmüştür!'

Kaynakça : Türk Sanatında Ebru, M.Uğur Derman, Ak Yayınları Ltd., Nisan 1977

Metnin alındığı sayfadaki yazıları okumak için tıklayınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder