24 Eylül 2011 Cumartesi

Dürdane Ünver ile Söyleşi

ÇukurovaSanat - Dürdane Hanım, Kaatı'  kelimesinin anlamı ve bir sanat dalı olarak geçmişi hakkında bizi bilgilendirir misiniz?
Dürdane Ünver - Tabii efendim, memnuniyetle. Kaatı'  ; Arapça'dan Osmanlıca'ya geçmiş, 'kesme', 'kesilme' anlamına gelen 'kat' kökünden türemiş bir sözcüktür. Tarihte ''kaat'ı, katığ, katıa, kağtı'' gibi değişik şekilde telâffuzlarına da rastlanır. En doğru yazılış şekli; Kaatı'   yani iki 'a' ile söylenenidir. Daha açık ifade etmek gerekirse, 'kâğıt oymacılığı' demektir.
Her ne kadar, sanat tarihçileri tarafından Kaatı'   sanatının başlangıcının Çin olduğu söyleniyorsa da, benim düşüncem, bu sanatın yapım tarihinin Orta Asya'ya kadar dayandığıdır. Çünkü göçler sırasında bir kol Çin'e gitmiş, tabii giderlerken medeniyetlerini de beraberlerinde götürmüşlerdir. Son günlerde savunulan tezlere göre, kâğıdın mucidi Türkler ise, o  zaman benim görüşümün doğru olması kuvvetle muhtemeldir.
Kâğıt oymacılığının halk sanatı olarak Çin'de doğduğu, kökünün tanrı ve ataları anmak için yapılan kurban sunma törenlerine kadar dayandığı, söylentiler arasındadır. Tarihi kayıtlara göre; Tang Hanedanı zamanında ev hanımları tarafından yapılan oymaların süs eşyası olarak kullanıldıkları, daha sonraki dönemlerde de kelebek şeklinde oymalar yaparak bunlarla baharı karşıladıkları bilinmektedir. Çin ve Japonya'da ev hanımlarının kâğıttan oyma süsler yapma merakı gittikçe gelişerek bir sanayi haline dönüşmüş ve aynı zamanda para kazanılan bir meslek olmuştur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder