6 Ağustos 2011 Cumartesi

Mevlana'nın Ahlâk Öğretisinde iyi ve Kötü Kavramları / Nejdet Durak


Mevlânâ insanın iyi ve kötüye yönelmesinin ana kaynağını ruh beden ilişkisinin ortaya çıkardığı çatışmalara bağlamaktadır:

O, can gibidir, cihan beden gibi. Beden; iyiyi, kötüyü, canın tesiriyle kabul eder.”

Bu ruh-beden düalizminin, çift kutupluluğunun ortaya çıkardığı ahlâki problemler,
insana özgü bir mücadele alanını belirginleştirmektedir.

Mevlânâ’ya göre iyi ve kötü insan da varlık bulan iki temel ahlâkî değerdir: “Senden bir kötülük yahut iyilik meydana gelmeksizin hattâ bir an bile duramazsın.”  İyi ve kötü insanın her ikisi arasında tercihte bulunduğu, biri mükemmellik olarak diğeri eksiklik olarak tanımlanan iki değerdir.

 Bu tatlı suyla tuzlu su; damar damardır. Halk arasında sûr üfürülünceye dek birbirine karışmadan böylece gider durur.”  Bu iki değerin insanda aynı anda birlikte olması insan için bir çelişkidir: “Güzel ve iyi suret, bil ki kötü huyla beraber olunca bir kalp akça bile değmez!” Bundan dolayı bu iki ahlâkî değerin doğru olarak tanımlanması ve ayrıştırılmasına ihtiyaç bulunmaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder