27 Temmuz 2011 Çarşamba

Denemeci Bir Yeryüzü Vatandaşıdır’ / Ali Çolak

Deneme şiirin açılımıdır. Şair duraksayınca şiirde denemenin kapısına gider. Birçok şairde ikisi arasında güzel bir denge kurar denemeyi şiirsel bir dile çevirerek. Sezai Karakoç, Enis Batur vs Picasso nun deyişiyle, “Sanat gerçek değildir. Gerçeği fark etmemizi sağlayan yalandır”; uydurulmuş bir öyküde insana dair bir özlemi ya da yenilgiyi anlatabilmenin karşı konulmaz bir çekiciliği vardır.
Deneme yazarları ise, birinci elden bir gözlemin gerçeklerini gösterişli bir biçimde değiştirme iznini kendilerine vermezler; böylelikle kurgu eserler ya da gazetecilik bölümlerinde değil de Belle Lettres içinde yer alırlar. Bunun nedeni, mizaç çeşnisi ve hayatları boyunca onlara eşlik eden eserleri de katarak yazılarını biraz da olsa değiştirmeleridir. Giriştikleri tartışmalar, inandıkları demokrasi anlayışını savunmak içindir; put kırıcılıkları, genellikle, bir zamanlar gazetecilerin amacı olan “rahatsız olanı rahatlatmak, rahatı yerinde olanı rahatsız etmek” yönündedir. Tıpkı kısa öykü yazarı gibi, deneme yazarı da Balzacvari bir belgeleme değil, hayatın özünün peşindedir.
İyi bir deneme, yalnızca bir itirafname değildir; parmak basmak istediği bir nokta vardır, mesela, “kutsal bir tarafımız var mı?” gibi bir soru, sıradan bir deneme yazarını aşabilir, ama belki de gelecek yüzyılın en önemli sorusu bu olacaktır.”  Hürriyet Çeviri: Nalan Özsoy - Deneme kişinin kendini çok rahat hissettiği bir yazınsal türdür.
16. Yüzyılın Fransız yazarı Michel de Montaigne denemenin yaratıcısı olmuştur kendine özgü sesli düşünceleriyle.  Yukarıdaki yazıda deneme yazarlarına bir yüklenme var. Denemede okuyucuyla yazar da rahatlıyor. Fikrin öne geçtiği bu türde yazara çok iş düşmektedir.
80 sonrası denemede ne gibi değişiklikler görüyorsunuz ve günümüzde bu yazınsal türe eğilim nedir?  Ve ilhamı reddeden bir yapısı mı var denemenin?

Metnin alındığı röportajı okumak için tıklayınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder