7 Temmuz 2011 Perşembe

Deneme ve Denemeciliğimiz / Öner Yağcı


Deneme yazarı, denemesinde kesin yargılara varmayı amaçlamaz, ele aldığı konu üzerinde okurun düşünmesini amaçlar.

Denemelerde yaşamı, insanı, insanlar arası ilişkileri, dünyayı ve dünyanın çeşitli görünümlerini, kesitlerini, coğrafyaları ve tarihi, sanat yapıtlarını, ele alabilecek bir genişliğe sahiptir.

Denemenin bu genişliği ya da özelliği Batı’da bu türü konularına göre bir sınıflama içinde ele almak gereğini ortaya çıkarmıştır.

Bu sınıflamaya göre deneme türünün şu alt başlıklarda ele alınması kabul görmektedir:

Yazarın gözlemlerini ve yorumlarını içeren nesnel denemeler;
Yalnızca yazarın düşüncelerini içeren öznel denemeler;
Yazarın iç dünyasını, kendi özelliklerini, huylarını, alışkanlıklarını içeren kişisel denemeler;
Kimi kişileri ya da toplumları ele alarak bunların özelliklerini anlatan karakter denemeleri;
Herhangi bir yeri öznel bir tutumla yansıtan betimleyici denemeler;
Edebiyat eleştirisini konu edinen eleştirel denemeler;
Felsefe, din, toplumbilim alanına giren konuları işleyen felsefi denemeler;
Bilimsel araştırmalarla, gelişmelerle, yeniliklerle ve bunların sonuçlarıyla ilgili bilimsel denemeler...

Tüm bu çeşitlerde türün ağır basan özelliğinin “kişisellik”, “öznellik” olduğu görülmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder