29 Haziran 2011 Çarşamba

Yunus Emre'nin Dili / Doç. Dr. Mustafa Tatçı



Yunus Emre'nin Dili

Yunus, Arapça ve Farsçanın konuşulup yazıldığı bir ortamda bu dilleri bir kenara bırakıyor, kendi dilini, annemizin babamızın konuştuğu günlük dili, konuşma dilini üst bir seviyeye taşıyor. Türkçeyi bir mânâ dili haline getiriyor. Zaten Ehlullahın nutku, fenâ ve bekâ, cem ve fark makamlarını idrak ettikten sonra nutk-ı Hak'tır. Mâlumunuz, bu noktada tereddüdün olmaması icap eder. Hz. Yunus'un da her sözü her kelâmı bir nutk-ı Hak'dır. Hz. Mısrî'nin ifade etmek istediği bu noktadır; yani nutk-ı Hak noktasıdır. Dolayısıyla bu bilgilerden sonra söylememiz gerekeni söyleyelim; Yunus Emre, bizim mânâ dilimizin, aşk dilimizin kurucusudur. Arkasından gelen Hak âşıkları bu üslubun peşine düşmüşler; onu anlamaya, yorumlamaya çalışmışlardır.


Henüz Yunus ve izinden gidenlerin çözümlendiği söylenemez. Bu tesbit, kanaatimce bizim yaptığımız Yunus yorumları okunduktan sonra daha iyi anlaşılacaktır.

Yunus Emre, bize çok sade ya da basit gelebilen ifadeler kullanmış olsa da, okuyup, tefekkür ettikçe bu ifadelerin derin manâlar taşıdığı anlaşılacaktır. Dolayısıyla Yunus yeniden yorumlanmalı; kelime kelime yeniden düşünülmelidir.

Doç. Dr. Mustafa Tatçı, Biz Yunus’un Dersini Evliyadan okuduk

*
*********************************************** 
Yaşıyor muyum Ben?
*
**********************************************




Yunus Emre ( I ) Yard.Doç.Dr Mustafa Tatcı semsmevlanam

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder