13 Haziran 2011 Pazartesi

Yunus Emre'deki Hümanist düşünce



Yunus Emre'deki Hümanist düşünce

Batılıların yıllarca düşünüp bir tülü uygulayamadıkları hümanist düşünceyi, tarihimizin derinliklerinden beridir yaşanılıp uygulanmaktadır. Her ne kadar batılılar bu konuda çok yazmış ve çizmiş iseler de bir türlü fiiliyatta gerçekleştirememişler diğer taraftan da Anadolu insanında gördükleri eşsiz hoşgörü ve hümanist düşünceyi hep merak etmişler ve bu durumu defalarca basın ve yayın organları vasıtasıyla dile getirmişlerdir.

Sanırım Anadolu insanındaki bu düşüncenin temellerini Yunus Emre'de aramak gerekir.
“Yetmişiki millete bir göz ile bakamayan, Ser’in evliyasıyla hakikatte asidir”

d
iyordu Yunus Emre 7 asır önce. Çevresindeki gönüllere, bütün insanlığa aynı gözle bakmak gerektiğini belirtiyordu.
Yunus Emre’nin insanı sevmesi veya hümanist bir düşünceye sahip olması insanları Yaratanının bir kapısı olarak gördüğündendir. Bu fikrini şu dizelerinde açıkça belirtiyor.
"Çok aradım özledim,yeri göğü aradım.Çok aradım bulamadım, buldum insan içinde."
Yunus Emre Allah'ı geleneksel düşüncenin aksine gökte değil, O yaratanını veya kendi diliyle Masuk’unu yerde arar, insanlarda arar kısaca onun yarattığı her şeyde arar:
"Ben ayımı yerde gördüm, ne işim var gökyüzünde. Benim gözüm yerde gerek, bana rahmet yerden yağar."

 İnsan “gönül” sahibidir.Gönül bütün yüceliklerin kendinde toplandığı yerdir.Gönül nazargahı ilahidir. Nihayet gönül,sevginin coşup taştığı yer olur.
"Gah eserim yeller gibi gah tozarim yollar gibi,taşkın akan seller gibi gel gör beni aşk neyledi"
Yine Yunus Emre’deki hümanist düşüncenin temeli insanları sevmesidir.Onun için bütün insanlık birdir. Din, dil, irk ve cinsiyet ayırt etmez.Değil mi ki onlar birer yaratılan ve yaratan gibi yüce birisi onları yaratmış.Öyle ise insan en değerli varlıktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder