26 Haziran 2011 Pazar

Yunus Emre'de Tasavvuf ve Eğitim / Prof. Dr. Mustafa Ergün.


Hem Türk dilinin söyleyiş güzelliklerini ortaya koyan hem de bir duygu çağlayanına sahip şiir dehası olan Yunus Emre, Türk eğitim tarihinde çok değişik bir eğitimci-velî kişiliği sergilemektedir.


Kendi gerçek hayatını ve yattığı yeri onun kadar ustaca gizlemiş, öte yandan efsanelere konu olup halkın gönüllerine girerek onun kadar ideal hayat yaşamış, her dönemdeki insanlar arasında yer bulmuş bir velî hemen hemen yoktur. O, bir hakikattır; maddî olarak var olmuştur ama bir sır gibi kendini gizlemiştir. Kendi gizlidir, sevgi ışığı yüzlerce yıldan beri bütün Anadolu'yu aydınlatmaktadır. Gördüğümüz kadarıyla bu ışık bütün dünya insanlarına yayılmakta, dalga dalga onları da kendine çekmektedir.

Yunus bir tekkede yetişmiş, orada şeyhinden öğrendiği hakikat yolunu, Türkçe anlayan ve konuşan Anadolu halkına, dillerinden düşürmeyecekleri akıcı şiirler halinde anlatmıştır. Şeyhinin, nüfuz edilmesi çok güç hakikat cümleleri, Yunus'un ağzında "yağ ü bal" olmuştur. Söyleyişleri o kadar güzeldir ki, yüzyıllar boyunca şiirde bir tarz gibi "Yunus'layın söylemek" usulü çıkmış; çoğu genç ozan duygu pınarlarını onun şiirlerini söyleyerek coşturmuş, düşüncelerini onun sözleri ve dizeleri arasından akıtmışlardır.
…..
Yunus tasavvufta ve tasavvuf eğitiminde sevgiye ağırlık veren bir yol geliştirmiş, gerçeğe ulaşmada ana metot olarak sevgiyi kullanmış, bütün gerçeklerin temeli olarak da sevgiyi almıştır.
Eğitim, insanlara bu sevginin öğretilmesidir. Evrendeki her şeyin, sevgi gücü ile nasıl oluştuğu, nasıl aktığı erenler vasıtasıyla öğretilecektir. Erenlerin yapacağı bu eğitim işi, kolay değildir. Çünkü insan beden ve ruhtan meydana gelen bir varlık olarak kendi dışında ve kendi içinde cereyan eden şeyleri anlayacaktır. Aslında insan bunu anlayacak şekilde teçhiz edilmiştir, ama varlık evreni üzerindeki perdeler, kendi ruhunun derinliklerine giderken karşılaştığı engeller eğitim işini zorlaştırmaktadır.
Eğitimin amacı ârif insan yetiştirmektir. Bu amaca ulaşmak da birçok meşakkatli kademeden geçilerek mümkündür.. .
.....

Prof. Dr. Mustafa ERGÜN.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder