22 Haziran 2011 Çarşamba

(Yunus Emre'de) Kendini Bilme Felsefesi / Prof. Dr. Nurullah Çetin


Kendini Bilme Felsefesi

Yunus’un bütün hayat macerası, bütün yaşantısı, duyguları, düşünceleri, şiirleri, telkinleri hepsi de kendisinden içerilerde, derinlerde bir yerlerde olan asıl benini keşfetme, bulma cehdidir. Bir yolculuktur, seyr ü seferdir. Yunus Emre yol ve yolculuk motifine önem veriyor. Hayatı bir yol olarak algılamak, insanı da bir yolcu olarak görmek ne kadar derin manalı bir bakıştır.

Yunus’un inşa etmek istediği insan, sürekli arayan, sürekli keşif yolculuğunda olan, kendi var oluşunu gerçekleştirmek için bir şeylerin peşinde olan insandır. Tam da burada Yunus, kendisinden içerü olan benini bulabilmek için, lazım olan bilgi üzerinde yoğunlaşır. Bu durum, onun bilgi felsefesini, bilgiye yaklaşımını irdelememizi gerekli kılıyor. Kendisinden İçerü Olan Benini Keşif Yolculuğunda Yunus’un El Feneri: Sahih Bilgi Felsefesi

Yüzyıllar boyunca insanlık bilginin anlamı, değeri, işlevi, önemi, mahiyeti konusunda tartışıp durmaktadır. Felsefenin temel konularından biri de epistemolojidir. Bugün modern dünyanın bilgi algısı, çoğunlukla ve yaygın olarak Rönesans ve Reform dönemleri sonrası ortaya çıkan Pozitivizm kaynaklıdır. Ortaçağ Hristiyanlığına kızarak dini reddeden modern Batı, Aydınlanma dönemiyle birlikte bilgide pozitivist bir tavır geliştirdi. Buna göre müspet bilimler kutsallaştırıldı.
…..
Yunus Emre’nin son derece sahih bir bilgi kuramına sahip olduğunu, hele bugünkü dünya toplumları için son derece sağlıklı düşünceler taşıdığını görüyoruz. Onun için Yunus çağdaştır, eskimemiştir. Çağlar, zamanlar, mekânlar üstü evrensel bir kişiliğe sahiptir. Evrensel olduğu için klasiktir. Bakın Yunus’un epistemolojisi, bilgi kuramı nasıl:

“İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin ya nice okumaktır
Okumaktan ma’na ne kişi Hakk’ı bilmektir
Çün okudun bilmezsin ha bir kuru ekmektir”

Yunus Emre’nin İslam kaynaklı evrensel bilgi kuramında bilgi, özünde kendisi için anlamlıdır ve insanın kendisini tanıması sürecine yani insan-ı kâmil olması sürecine hizmet eden bir değerdir. Modern Batı pozitivizminde bilgi, insanın dışındaki nesneleri, tabiatı, hayvanları, yıldızları, uzayı tanımaktır; Yunus’ta ise önce insanın kendini, içini bilmesidir. İnsanın kendi varoluşunu bilmesidir. Var oluşuna anlam kazandıran bir şeydir bilgi. İnsanın dünyaya niçin geldiğinin, bu dünyada ne anlam ifade ettiğinin, nereden gelip nereye gittiğinin anlaşılmasının yoludur.
…..
Türkmen kocası bilge Yunus’un bilgisi emperyalist Batının ezen, yok eden, sömüren, tabiatı doymayan hırslarının tatmini için yağmalayan bilgisi değildir. Tam tersine insana insanlığı, hakikatı öğreten bir aydınlıktır. O bakımdan Batının Aydınlanma dönemi, aslında bu bakımdan karanlık bir dönemdir. Asıl aydınlanma Yunus’un açtığı yoldadır.
…..

Prof. Dr. Nurullah Çetin,
Bu metin, Bacon’a karşı Yunus Emre başlıklı makaleden alınmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder