9 Haziran 2011 Perşembe

Bütün Zamanların Şairi



 
Ahmet Yesevi, fikren Yunus Emre’nin üstadıdır. Fakat Yunus Emre, bu yakınlığa rağmen kendine mahsus özel bir şiir yapısı kurdu. Dolayısıyla onun şiiri tarihi kendisiyle başladı. Bu anlamda önünde bir ustası yoktur.

Bu bakımdan yaşadığı zamanda zirve isim kendisidir. Dolayısıyla o bir kurucudur. Halk ve tekke şiirinin o çağdaki mimarıdır.

Divan edebiyatı şairlerinin Yunus’tan etkilenmemeleri düşünülemez. Yunus, onlar tarafından da mutlaka bilinen bir şair olmuştur ama onlar bu durumdan hiç söz etmezler. Fakat bilhassa gazellerdeki coşkulu söyleyişlerde içten içe bir Yunus edası sezmemek mümkün değildir. Fakat, Yunus’un Divan şairleriyle bir doku uyuşmazlığı olduğunu da söylemek gerekir. Çünkü şiir onlarda bir bilgi ve sanat esasına dayalı olarak kurulmuş, Yunus’ta ise bu olay gönülde gerçekleşmiştir.

Yunus da sonuçta bir tebliğ şairidir ama; o şairlik tabiatı gereği hiçbir zaman didaktizmin kuruluğuna düşmemiş, lirizm onun şiirlerinin en belli başlı özelliklerinden biri olmuştur.

Yunus’u dünyanın büyük lirik şairleri arasına katan özelliği işte sufizme getirdiği bu aşk ve coşku boyutudur. İçtenliktir. Bunda Vahdet-i vücut anlayışına bağlı bir sûfi olması elbette etkilidir ama bu durum yine de büyük ölçüde onun fıtratıyla, samimiyetiyle ilgilidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder