14 Haziran 2011 Salı

Alevi- Bektaşi şiirinde Yunus Emre Etkisi / Prof. Dr. Erman Artun


Alevi- Bektaşi şiirinde Yunus Emre Etkisi

XIV. yüzyıl Tekke edebiyatı XIII. yüzyıldaki gibi parlak bir dönem yaşamıştır. Bu dönemde Yunus Emre'nin yolunda yürüyen birçok âşık yetişmiştir. Hatta Yunus tarzı söyleyiş ideal kabul edilmiştir. Tekke şiirlerinin çok ve kaliteli olması, tekke sanatçılarının tasavvuf disiplini içinde yetişip eserlerini bu ruhla vermeleri, bu dönemi tasavvuf yüzyılı yapmıştır. XIV. yüzyılda Kaygıısuz Abdal'la kurulan Alevî-Bektaşî edebiyatı. XV. Yüzyılda "Hatay?" mahlasıyla ve daha çok heceyle şiirler söyleyen Şah İsmail-i Safavî'yi meydana çıkarmıştır. Hatayî. Alevî-Bektaşî edebiyatının en didaktik şairidir. XVI. yüzyılda Sivas'ta asılan Pir Sultan Abdal ise bu edebiyatın en lirik şairidir. Pir Sultan'in mensuplarından Kul Himmet ve onun çağdaşı Hüseynî lirizm açısından Pir Sultan'a yaklaşan âşıklardır.

XVI. yüzyıl aşıkları Yunus Emre yolunda şiirler yazmaya devam etmişlerdir. Tekkelerde ve tekke mensupları arasında bestelenerek okunmak için yeni ilahiler söylenmiştir. Tekke aşıkları içinde de Divan tarzı şiirler söyleyen sanatçılar yetişmiştir. Şiirlerini genellikle aruz vezni ve gazel tarzı ile söyleyen bu sanatçılarda Mevlâna ve Yunus Emre etkisi görülmektedir

XVII. yüzyılda Alevî-Bektaşî edebiyatı durgun bir döneme girmiştir. Sosyal yaşamdaki değişiklikler bu edebiyatı da etkilemiştir. Seyran? bu değişikliği zaman zaman taşlamalarla şiirlerinde yansıtmıştır (Gölpınarlı. 1995:163). Bu yüzyılda da Yunus Emre tarzıyla şiirler söylenmiştir.
XVIII. yüzyılda tekke edebiyatı duraklama ve gerileme dönemi geçirmiştir. İmparatorluğun bu yüzyılında Alevi-Bektaşi edebiyatı alanında eski eserler verilmez olmuştur. Daha çok halk kitlelerine seslenen âşıkların şiirleri eski bilgi ve akideleri tekrarlayan şiirler olmaktan öte geçememiştir. Bu devirde de Yunus Emre geleneği sürdürülmeye çalışılmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder