20 Haziran 2011 Pazartesi

Alevi-Bektaşi Edebiyatının Oluşumuna Yunus Emre'nin Etkisi / Prof. Dr. Erman Artun



Yunus Emre'nin Alevi-Bektaşi âşıkları üzerinde etkisi sürekli ve belirleyici olmuştur. Abdal Musa'da, Kaygusuz Abdal'da, Pir Sultan Abdal'da onun söyleyiş özellikleri görülür. Hacı Bayram Veli Yunus'un yolunda giderek ilahiler söylemiştir.

Yunus tasavvufun kurallarını şiir diliyle Türkçe'yle yaymıştır. Yunus Emre Türk diliyle yazdığı şiirleriyle halk çevrelerini derinden etkiledi. Bu dönemde dini konular dışında şiir söyleyen ozanların yanı sıra dini-tasavvufi düşüncelerini tekkeler çevresinde sistemli bir şekilde yaymağa çalışan bir takım dervişlerin yeni şiir yarattığını görüyoruz. Bu tarzın ilk ve en büyük âşığı Yunus Emre'dir. Yunus Emre. divan, âşık ve tekke edebiyatını derinden etkilemiştir.

Yunus Emre ve çağdaşları yeni bir edebi dil meydana getirirken halk diline, sözlü ve yazılı edebiyata dayanmıştır. Yunus'un kullandığı kelime ve anlatım kalıpları mecaz ve semboller. Türkçe'nin edebi bir dil olması yolunda gerçek bir dönüm noktasıdır.

Yunus'un üslubu kendisine özgü bir edebilik ve estetik taşımaktadır (Tatçı.1990:66).

Yunus'un kişiliğini yoğuran en önemli öğe de tasavvuf] hayattır. Yunus'un dünyasını oluşturan iki varlık aşk ve ahlaktır. O bu düşüncelerini şiirle ifade ederken sade ve derindir.
Yunus, "sehl-i mümteni " denilen, görünüşte kolay fakat söylenişte zor şiir örneklerinin edebiyatımızdaki önde gelen ustalarından sayılmaktadır.

Yunus Emre'nin şiir dilini halkın kullandığı kelime, deyim ve kavramlarla zenginleştirerek şiirin halk toplulukları tarafından benimsenmesini sağlamıştır.

O, işlediği düşüncelerle birlikte diliyle de halka inmiş, şiirleri bestelenerek tekkelerde okunmuş, şiirimizde "Yunus Tarzı" denilen yeni bir edebi yolun açılmasına neden olmuştur ( Mengi. 1994:64).
Yunus Emre şiirlerinde Türkçe'nin milli sesini, milli çehresini ve dehasını en iyi şekilde kullanarak halk dilini en canlı şekilde kullanmıştır. O halkın duygu, heyecan ve düşüncesini iç zenginliğini verir (Timurtaş, 1972:36).

 O Türkçe'yi yazı dili olarak seçmekle Türk kültürüne büyük bir hizmet yapmıştır. Anadolu'da milli edebiyatın doğmasına hizmet edenlerin başında gelir. Yunus, sevgi ve bilim dünyasını bütün zenginlik ve güzellikleriyle bize sunmuştur.
Yunus, Türkçe'nin güzelliğini, mutasavvıf olmanın inceliklerini, aşık olmanın sihrini bir araya getirmiştir. Yunus Emre. Türk dilini, estetiğini dünya görüşünü, yüzyıllardan öteye taşımıştır (Sakaoğlu.1991:450).

O, bütün şiirlerinde farklılıkları anlayışla karşılamış, bütünleşmeyi, hoş görmeyi, sevmeyi öğretmeğe çalışmıştır. Bu yönleriyle Alevi-Bektaşi edebiyatı temsilcileri onu pirleri kabul ederler. O, dini; statik, basmakalıp, şekilci bir anlayış ve uygulama ötesinde aktif canlı, ruha vecd . huzur ve mutluluk veren coşkun bir kaynaktır. Yunus, mezhepler üstüdür. Velayet-name'deki menkıbelere dayanarak Alevi- Bektaşiler kadar sunni kesim de onu kendinden görmüştür.
Yunus Emre Orta Asya'da Ahmet Yesevi ve dervişlerinin hikmetleriyle başlayan çığırı Anadolu'da devam ettirmiştir. O. hikmet geleneğini kendi yeteneğiyle yoğurmuş Özgün bir âşıktır. Klasik sufi terminolojisini Türkçeleştirmiş kendine özgü bir sufi dili geliştirmiştir.

Yunus'tan sonra gelen ve Türkçe yazan sufi âşıklar Yunus'un kullandığı dili kullanırlar (Tatçı,1990:71).

Onun sanatında didaktizm doğal anlatım aşıkane eda ile şiir dilinde eritilmiştir. Eserlerinde içerik kendine özgüdür. Şiirlerindeki ses ve ahenk yüksek düzeyde, söyleyiş özgündür. Onun 750 yıl önce açtığı çığır çağlar boyu devam etmiş, kendinden sonra gelen aşıkları etkilemiştir. O, tasavvufun derinliklerine inerek şiirlerine renk ve ahenk katmış, Alevi-Bektaşi aşıklar da ışık tutmuştur. Yunus Emre. bu üstün özellikleriyle edebiyatımızı özellikle Alevi- Bektaşi şiirine birinci derece kaynaklık etmiş, yol gösterici olmuştur. Her Alevi- Bektaşi âşığının şiirinde Yunus'tan izler bulunur.

Prof. Dr. Erman Artun

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder