2 Mayıs 2011 Pazartesi

Yahya Kemal'in Atatürkle Dostluğu

1914’e gelindiğinde Yahya Kemal’e göre imparatorluk çok yanlış bir karar verir ve I. Dünya Savaşı’na girer.

Savaşın ardından gelen malum gelişmeleri yakından takip eden Yahya Kemal’in Kurtuluş Savaşı’nı ve Mustafa Kemal Atatürk’ü destekleyen yazıları art arda yayımlanır.

Anafartalar Zaferi’nden beri bağlı olduğu Mustafa Kemal Paşa ile, I. Dünya Savaşı sürerken Büyükada’da tanışmışlardır.

Edebiyatın baş köşede olduğu bu dostluk ilerler, cumhuriyetin kuruluşunun ardından da devam eder. Artık Çankaya sofralarında yerini alan, Atatürk’e kendi şiirlerinin yanı sıra Fransız şairlerin eserlerini okuyan bir dost olur Yahya Kemal. Hatta Çankaya’daki kitaplığa pek çok eser onun önerileriyle alınır.

Atatürk’ün, fikirlerine güvendiği Yahya Kemal, Lozan barış görüşmelerine danışman olarak katılır.

Cumhuriyetin ilk yılında ise Urfa milletvekili olarak yerini alır Meclis’te. Üç yıl sonra da elçilik göreviyle Varşova’ya gönderilir. İstanbul hasreti o yıllarda girer şiirlerine, “Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta / Tanburi Cemil Bey çalıyor eski plakta” (*) dizelerini bu şehirde kaleme alır.

Varşova’nın ardından orta elçilik göreviyle gittiği Madrid ise “Endülüs’te Raks” şiirine kaynak olur.

1932 yılında birden bire Madrid’den ayrılır ve Paris’e gider. Kimilerine göre daha iyi bir görevi hak ettiğini düşünüyordur kimilerine göre ise gezip eğlenmeye düşükünlüğü nedeniyle dışişleri ile arası açılmıştır. Her iki durumda da sonuç değişmez: Adres dahi bırakmadan ayrılmış bir elçiyi bakanlık istifa etmiş sayar.
Bir yıl kaldığı Paris’ten İstanbul’a dönüşünde yeniden Meclis’e girer, bu kez
Yozgat milletvekili olarak. Bu görevi, Tekirdağ ve İstanbul milletvekillikleri izler. Ancak hiçbir gün etkin olmaz siyaset sahnesinde.
 .....
http://www.milliyet.com.tr/
***
 (*)
Varşova iç karartıcı bir yerdir. Odasında gece yarılarına kadar Tanburî Cemil Bey'in plâklarını dinleyerek24 kendini avutmaya çalışır. İstanbul özlemiyle yaşar. Yahya Kemal'in bu dönemi sanatı için, son derece verimsizdir. Şair Varşova'da, tek bir şiir yazar:
"Kar Mûsikîleri"

"Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu,
Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.
Bir kuytu manastırda dualar gibi gamlı,
Yüzlerce ağızdan koro hâlinde devamlı,
Bir erganun âhengi yayılmakta derinden...
Duydumsa da, zevk almadım İslav kederinden.
Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta,
Tanburî Cemil Bey çalıyor eski plâkta.
Birdenbire mesûdum işitmek hevesiyle,
Gönlüm dolu İstanbul'un en özlü sesiyle.
Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık,
Uykumda bütün bir gece Körfez'deyim artık!"
Yahya Kemal bu şiirini, "eski bir taş plâktan dinlediği Tanburî Cemil Bey'i İstanbul'un en özlü sesi diyerek yücelttiği için, muhtemelen mûsikî inkılâbına muhalefetle suçlanabileceğini düşünerek, 1941 yılına kadar yayımlatmamıştır."
Yahya Kemal Beyatlı
Sızıntı, Şubat 2009, sayı: 362

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder