2 Mayıs 2011 Pazartesi

Yahya Kemal'in Atatürk'e Gönderdiği Telgraflar

 Atatürk kendisine gönderilen özel mektuplar arasında, belge niteliğinde önemli olanları varsa, bunları bizzat kendi kasasında saklar, bunun dışında kalan mektuplar, yaverleri, Cumhurbaşkanı olduktan sonra da Kâtib-i Umumi (Genel Sekreter) ler ve Özel Kalem Müdürleri tarafından dosyalara yerleştirilirdi.

Çankaya köşkünde Atatürk dönemine ait evrak ve Atatürk’e gönderilen mektuplar, Atatürk’ün ölümünden çok sonra, sistemli olacak tasnif edilerek bir Atatürk Arşivi kuruldu. Böylelikle Atatürk’e gönderilen mektuplara birer dosya ve sayı numarası verilerek dolaplara yerleştirilmiş oldu.



Yahya Kemal’in Atatürk’e Bir Telgrafı


Büyük şairimiz Yahya Kemal, Mustafa Kemal adını ilk defa Çanakkale Savaşı yıllarında duymaya başlamıştı. Onu Anafartalar kahramanı, yiğit ve vatansever bir asker olarak tanıyordu. Ardından Mustafa Kemal Paşa’nın 16. Kolordu, daha sonra 2. Ordu Komutanı olarak Doğu Cephesindeki başarıları, Suriye’de hizmetleri derken çökmüş olan devleti kurtarmak üzere Anadolu’da Millî Mücadeleyi başlatması Yahya Kemal’in hayranlığını büsbütün artırdı.
Millî Mücadelenin zaferle sonuçlandığı günlerde İstanbul Darülfünun Edebiyat Medresesi Müderrisi bugünkü ifadesiyle İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Profesörüydü. Bulunduğu bilim kuruluşunun büyük kurtarıcıya minnet ve şükranlarını sunması kadar tabii bir hareket olamazdı. Bu vesile ile Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın fakülte fahri profesörlüğüne seçilmesi için Fakülte Dekanı Tarihçi Necip Asım’a bir teklif yazısı gönderdi. Yahya Kemal’in bu teklifi 19 Eylül 1922 günlü Edebiyat Fakültesi Meclisinde heyecanlı görüşmelere vesile oldu ve Atatürk’e İstanbul Edebiyat Fakültesi’nin fahri profesörlüğü unvanı verilerek aşağıdaki telgraf gönderildi.

*
(Mektup : 21)

İstanbul: 19 Eylül 1338 (1922)


“Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi ve Başkumandan Müşir Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine

İstanbul Darülfünunu Edebiyat Medresesi Meclisi Müderrisleri 19 Eylülde akdettiği celsede Zat-ı Münci-i kumandanilerini fahri müderrisliğe müttefikan intihap etmekle kesb-i fahreyler.”


İstanbul Darülfünunu
Edebiyat Medresesi Riyaseti
Necip Asım

*
Atatürk, Edebiyat Fakültesi profesörlerinin kendisine fahri profesörlük payesini veren bu kararından çok duygulanmış, ertesi gün telgrafla şu cevabı vermişti:

(Türk harsının mihrakı olan Medreseniz Fahri Müderrisliğine intihabımdan dolayı meclisinize teşekkür ederim. Eminim ki Millî İstiklâlimizi ilim sahasında fakülteniz ikmal edecektir. Bu şerefli tekamülün husulünü deruhte eden, heyetiniz arasında bulunmak bence bais-i iftihardır.


Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi
Başkumandan
Gazi Mustafa Kemal

*
Daha sonra üç kişilik bir heyet Ankara’ya gelerek Atatürk’e profesörlük diplomasını sunmuştu. Diplomada şu cümleler yer alıyordu:

İstanbul Darülfünunu Edebiyat Medresesi Meclis-ı Müderrisini 19 Eylül 1938 tarihinde akdettiği içtimada Millî Mücadelenin büyük kahramanı ve yeni Türk Devletinin müessisi olan Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine Türk milletinin ve Türk harsının istiklâlini müeyyid ve İslâm kavimlerinin halâsına müteveccih olan tarihî mesaisini takdir ve tebcil ettiğinin bir delili olmak üzere Edebiyat Medresesi fahri müderrisliği unvanını tevcihe karar vermiştir. Şaban 1341 (Eylül 1922)
*
Yahya Kemal’in önerisi ile Atatürk’e verilen “fahri profesörlük” payesi, Atatürk’ü pek sevindirmişti. Edebiyatla ilişkisi öğrencilik yıllarından beri sürüyordu. Manastır Askeri İdadisi (Lisesi) öğrencisi iken sınıf arkadaşı, daha sonra Meşrutiyet döneminin ünlü hatibi, şair Ömer Naci’nin tavsiyesi ile gizli gizli Namık Kemal’i okumuş, pek sevmişti. Harp Okulu yıllarında daha bir bilinç ve hevesle Türk ve Batı Edebiyatının yenilikçi şair ve ediplerinin eserlerini okumaya zaman ayırmış, Meşrutiyet döneminde Tevfik Fikret, Abdülhak Hamit Tarhan, Yahya Kemal, Mehmet Akif en beğendiği şairler arasında yer almıştı. Bunlar arasında Yahya Kemali geniş tarih bilgisi içinde, geçmişine bağlı, kültürlü büyük bir şair olarak takdir ediyor, makalelerini ve şiirlerini zevkle okuyordu. Onu Lozan’a giden Türk Barış Heyeti arasında görevlendirmiş, dönüşte Türkiye Büyük Millet Meclisine Urfa Milletvekili seçtirmişti. Bu arada Varşova ve Madrit Büyükelçiliklerinde de bulunan Yahya Kemal, 1934 yılı Mart ayında yapılan Milletvekili ara seçimlerinde Atatürk’ün tavsiyesi ile Yozgat Milletvekili seçilmiş, ikinci defa Meclise girmişti.

Yahya Kemal’in Yozgat Milletvekilliğine seçilmesi dolayısıyle Atatürk’e gönderdiği teşekkür telgrafının aslı bugün Çankaya Cumhurbaşkanlığı Köşkü Atatürk Arşivinde (Milletvekili Seçimleri) bölümündeki dosyalar arasındadır. Tarafımızdan bulunan ve ilk olarak yayınladığımız telgraf şöyledir:


 (Mektup: 22)


İstanbul/Galata, 10.3.1934, Sa: 151


Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Hazretleri - Ankara

Türk Milletinin büyük ve engin şerefli reisinin yüksek teveccühü eseri olarak bu defa Yozgat Mebusluğuna intihabım vesilesi ile kalbim minnetle doludur. Ondokuz seneden beri dehasının yıldızına peyrev olduğum büyük reisimizin teveccühü hayatımın yegâne değeridir. Derin şükran ve tazimatımı arzederim, efendim.


Yahya Kemal



Telgraf, Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyak tarafından Atatürk’e okunmuştur. Atatürk kendi adına cevap vermesi için Hasan Rıza Soyak’a emir vermiş o da telgrafın üzerine (Namlarına ben cevap yazacağım) kaydını koyarak n Mart 1934 günü Yahya Kemal’e şu telgrafı göndermiştir:


Ankara, 11.3.1934


Yahya Kemal Beyefendi, Moda, Avukat Celâl Bey Köşkü Kadıköy/İstanbul,

Telgrafınızı Reisicumhur hazretlerine arzettim. Güzel duygularınızdan pek mütehassis oldular. Muvaffakiyet dilediler. Tebrik ve selâmlarını size bildirme kliğimi emir buyurdular. Hürmetlerimi arzederim, efendim.


Umumi Katip


Yahya Kemal’in 1934 yılı Yozgat Milletvekilliği bir yıl sürmüş, 1935 yılında Tekirdağ, 1943 yılında da İstanbul Milletvekilliğine seçilerek 1946 seçimlerine kadar 12 yıl parlamento hayatı devam etmiştir. Ankara’da bulunduğu yıllarda zaman zaman Köşke davet edilen ve Atatürk’ün sofrasında yer alan Yahya Kemal, hayatı boyunca Atatürk’ü bir “dâhi”, “üstün bir devlet adamı” olarak daima saygıyla anmıştır.

Atatürk'e Mektuplar

Dr. Mehmet Önder*
Kaynak: ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ
http://www.atam.gov.tr/index.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=10
*ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ DERGİSİ, Sayı 10, Cilt IV, Kasım 1987

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder