2 Mayıs 2011 Pazartesi

Yahya Kemal Türkçesi / Nihat Sami Banarlı

…..

XX. asır şiirinde de böyle bir Yahya Kemal Türkçesi vardır. Yahya Kemal Türkçesi, lisânımızın büyük fırtınalar geçirdiği bir çağda, Türkçenin sesine, mîmârisine, rûhuna ve dehâsına sâdık kalmak yoluyle bu lisânı kendi devrinin şâhikasına ulaştırmıştır.

Yahya Kemal Türkçesi ne bir tesâdüfün, ne de moda hareketlerle müşterek bir dil cereyânının eseridir. Şâir, Türkçenin Türkiye topraklarındaki güzelleşmesi t3arihini adım adım tâkip ederek, milletimizin asırlar boyunca bu lisâna verdiği güzellikteki sırları araştırmış, bulmuş ve onu terennüm etmiştir.

Batı şiir lisanlarının kendi millî dehâlarını içinde asırlarca nasıl işlendiğini görüp, aynı ses ve söyleyiş üstünlüğünü Türkçeye de vermek için gereken yolları araştırmaktan doğan bu netîce, şâirin kendi dil ve sanat sevgisiyle kendi gayretiyle ve kendi lisan felsefesiyle elde edilmiştir.

Yahya Kemal’in Türkçe şiir söyleyişte tâkip ettiği lisan anlayışını tek bir makale ile ifâde etmek mümkün değildir. Şu birkaç madde Yahya Kemal Türkçesini yaratan anlayışın ancak bir hulâsası olabilir:

1. Şiirde, yaşıyan Türkçeye girmemiş hiçbir Arap, Acem ve Frenk kelimesini kullanmamak;
2. Yaşıyan Türkçeye girmemiş Arap, Acem ve Frenk kelimelerini, onlara Türklerin verdiği ses ve mânâ içinde Türkçe addetmek;
3. Nahiv’de Türk milletinin cümleye verdiği mîmârîye şiddetle sâdık kalmak ve “Tatlısu Türkçesi”nin Servet-i Fünûn şiirindeki têsîrini kaldırmak;
4. Aşka, kahramanlığa, elemlere ve şevklere Türk milletinin verdiği ifâdeyi gözetmek;
5. Şiirde rhytme’in lisan hâline gelmesi demek olan hâlils mısra’ı bulmak ve böyle mısrâlardan müteşekkil manzûmeyi, ilk mısrâdan son mısra’a kadari yekpâre bir rhytme terkîbi hâlinde terennüm etmek. Böylelikle şiiri nesre zıd bir terkip olarak yaratmak;
6. Şiiri o çıkış noktasından hareket ederek söylemek ki bu şiir, önce bizi, bizim milliyetimizi, bizim duygu ve düşünce dünyâmızı söylesin. Fakat ayni şiir, bu millî atmosfer içinde bizi terennüm ederken ayni ölçüde beşerî olsun. Bütün insanlığın duygu, düşünce, şevk ve heyecan âlemlerinin müterennimi olabilsin.
7. Hulâsa olarak: Yahya Kemal’in şiirinde göze çarpan şey “Türkçe duyuş” ve “Türkçe duyuşu Türkçe deyiş hâlinde kalbetmek” şeklinde büyük bir millî sanattır.
Çok güzîde bir şairimizin bu şiiri târîf ederken: “Yahya Kemal’in mısra’ı duyguların riyâzî ifadesidir.” sözü, diyebiliriz ki bu şiirin en ölçülü târiflerinden biri olmuştur.
…..

Nihad Sâmi BANARLI
Türkçenin Sırları; Nihad Sâmi BANARLI, Kubbealtı Neşriyat,1977, İstanbul.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder