2 Mayıs 2011 Pazartesi

Yahya Kemal İçin Ne Dediler? (1)

Yahya Kemal sanata resim getirdi, renk getirdi. Onun eserlerini görenler, bizim tabloları soluk bulmaya başladılar.
İbrahim Çallı
 *
Yahya Kemal, Türk-Osmanlı tarihine, İslam dinine her soydan Kahramanlara seçkin sanatkâr gözüyle, derinlemesine ve aydınca bakışın timsalidir.
Ahmet Kabaklı
*
Biçime, üsluba ve akılcılığa verdiği önemle bir parnesyendir. Hissi ve ruhi oluşu bakımından sembolizme yönelmiştir. Şiiriyle bir masal dünyası kurması, sonsuzluk özleyişi, şahsi zevk ve fikirlerini açığa vurması, tarihe ve milli kültüre bağlanışları onu romantiklere yaklaştırır.
Ahmet Kabaklı

Şairimiz, anlamın değerini bilen bir mütefekkirdir. Çünkü dış unsurlarla kendi değerlerimizi birleştirerek, anlama olgusunu ortaya koyarız. Tarihi, kültürle olan dostluğu ön plana çıkaran Yahya Kemal Beyatlı, bir medeniyet adamıdır. Bu yüzden birçok sanat adamını ve dalını etkilemiştir. Etkilediği sanatçılar arasında Nazım Hikmet, Necip Fazıl, Fuat Köprülü ve Muammer Ergin gibi birçok ünlü isim vardır. Millet, aralarında kalp ve menfaat birliği olan kişilerden oluşur.
Yr. Doç. Dr. Sait Başer
http://www.yeniforumuz.biz/


*
Yahya Kemal Beyatlı bohem hayatı hiç sürmemiştir. Aksine toplumun meselelerine eğilmiştir. Üsküp'te doğan şair, 1902'de İstanbul'a gelir. 1903'de kaçarak Paris'e gider. Ünlü hocalardan tarih dersi alan Bayatlı'da milliyetçilik fikri başlar. Ondaki milliyetçilik, kökünden kopmadan geleceğe bakan bir milliyetçiliktir. 
Doç. Dr. Sakin Ömer

http://www.yeniforumuz.biz/
*
Teorik taratma varıncaya kadar hakkında çok şey bildiği ve sevdiği mûsikî, Yahya Kemal'in duygu ve düşünce dünyasında geniş yer tutan unsurlardan birisidir. Çünkü ona göre, milleti millet yapan değerler arasında musikînin çok önemli bir yeri vardır. Musikî, milleti en iyi ifade eden sanat olup tıpkı din ve dil gibi birleştirici ve toplayıcıdır. Yahya Kemal, şiirlerinde bilhassa Klasik Türk Musikîsi'ne çok geniş yer ayırmıştır. Sadece Itrî ve Eski Musikî adlı şiirleri bile onun musikiye verdiği önemi anlamak için yeterlidir.
Mustafa Özbalcı, Yahya Kemal'in Duygu ve Düşünce Dünyası
*


Yahya Kemal hem şiirleriyle hem de düşüncesiyle Osmanlı'nın, geçmişle gelecek arasındaki kırılma noktasındaki travmaları, etkileri hafifletmiştir. Kendisi Osmanlı ile Cumhuriyet arasında bir kültür köprüsü kurarak yaşadığımız o travmanın hafif atlatılmasını sağlayamıştır.
Beşir Ayvazoğlu

*
Yahya Kemal, çocukluğumda ilkokul kitaplarından birinde Akıncı şiirini okuduğum günden beri sevdiğim, dünya görüşümün, kültür ve düşünce dünyamın oluşmasında birinci derece rol oynamış bir şairdir.
Beşir Ayvazoğlu,
Yahya Kemal, Ansiklopedik Biyografi
*
O güne kadar Batı'nın eşiğini bir damla ışık için aşındıran aydınlarımız dönüşlerinde, ışık bir yana sırtlarında karanlıkları, bir kambur gibi vatana taşımışlardır. Onlar huzur dolu evlerine değil, ızdırap dolu inlerine dönmüşlerdir. ama Yahya Kemal, taşralık kompleksi yüzünden gittiği Paris'ten aşağılanmış tarihinin o gönülleri sızlatan kompleksini yenerek, mazîsinin parıltılarını ruhlara aksettirmek için Ayvazoğlu'nun ifadesiyle "evine dönen adam" olmuştur,
Mehmet Emin Dikbaz
*
Kalıcı şiir yazabilmek için, Osmanlı'dan günümüze kadar geçen süredeki zihniyet değişimini iyi analiz etmek gerekir. Biz hem doğu, hem de batı kültürü arasında kalmışız. O halde şiirlerimizde de hem doğu, hem de batı kültürünün izleri olmalı. Yahya Kemal ve Ahmet Haşim gibi şairlerin şiirlerinde, hem Türk hem de Avrupalı şairlerin ifade tarzlarından izler bulunuyor. Onları ölümsüz kılan ve bugüne taşıyan en büyük özellikleri hem doğu hem batı, hem geleneksel hem de modern kültürü edinmeleridir.
Hilmi Yavuz
*
Yahya Kemal Bey, Nedim'den sonra, belki Nedim kadar ve belki de Nedim'den çok İstanbul'un şairi. İstanbul şairliği ile başlayan Yahya Kemal, sonraları bütün bir memleketin, hudutları ta Viyana kapılarında olan bir memleketin şairi ve bütün bir tarihimizin şairi olmuştur.

Kendisinden şiirleri kadar, Osmanlı tarihini dinlemek de bir ömre bedeldi. O, yeni baştan feveran eden bir yanardağ gibi Osmanlı tarihini anlatıyor. Osmanlı tarihinde geçmiş en küçük hâdise bile, onun dilinde bir destan, bir efsane, bir şehname oluyordu.
Münevver Ayaşlı, Şiiliklerim Gördüklerini Bildiklerim.
*
Edebî şiir, dilin daima yaşayan kelimelerine dayanmak mecburiyetindedir. Her kelimenin manası ve tesiri başka olduğu gibi hayat kabiliyeti de ayrıdır. Kelimelerini zevkin hassas terazisinde tartmayanlar, yaşayan şiirinin sırrına eremezler. Türk şiiri tarihinde kelimelerin yaşama kabiliyetlerini, hakiki Türkçe'yi ilk defa idrak eden Yahya Kemal olmuştur
Mehmet Kaplan, Şiir Tahlilleri
*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder