3 Mayıs 2011 Salı

Damla / Yahya Kemal Beyatlı Özel Sayısını Sunarken


1963’te öğrenci olarak bulunduğum Bursa Eğitim Enstitüsünde bir şiir şöleni yapıldı. Mazeretim dolayısıyla katılamadığım bu şölenle ilgili olarak arkadaşlarımdan dinlediğim bir olayı aktarayım:
Edebiyat öğretmenimiz Sayın Mehmet Aydın Bey konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıktı. Herkes pür dikkat dinlemeye başladı. Sevgili hocamız “şiir” dedi ve bir müddet sustu. Tekrar “şiir” dedi ve yine sustu. Bu suskunluk anında salonda hafif kıpırdanmalar oldu. Tekrar “şiir” diyerek kürsüden indi ve salonu terk etti. Herkes şaşırdı. Arkadaşlarımız hocamızın bazılarının fısıldaşmalarına kızdığını düşündüler. Çünkü hocamız çok hassastı.. O sene Paris’ten yeni dönmüştü. Çok temizdi. Her bakımdan temiz bir insandı.  Ses kirliliğine de tahammülü yoktu.  Bunun için sahneyi terk ettiği sanılıyordu. Tam bu sırada Hüsamettin Bozok Bey kürsüye çıktı. Heyecanlı heyecanlı “İşte şiir budur.” dedi ve hocamızın şiiri en etkili biçimde tanımladığını söyledi. Daha doğrusu şiirin tanımlanamayacağını bir kere daha vurguladı.

Şiirin evrensel tanımı yoktur; ama gerek edebiyatçılar gerekse eleştirmenler kendilerine göre şiiri tanımlamaktan da geri kalmadılar.  Bütün bu tanımlamalarda ortak nokta nedir? Bana göre Yahya Kemal Beyatlı’nın tanımı ortak nokta olabilir. “Şiir: Kalbden geçen bir hadisenin lisan halinde tecelli edişidir, hissin birden bire lisan oluşu ve lisan halinde alışıdır. Düşündüklerimizi vezinle ve lisanla ifade edişimiz şiir değildir.”
 *
21 Mart Dünya Şiir Günü dolayısıyla  değerli hocamız Mehmet Aydın Bey’in tanımını hatırladım ve sitemde özel bir çalışmaya yöneldim.
Zamanımın, bilgimin, kaynaklarımın yetersizliğinden geniş kapsamlı bir çalışma yapamazdım Bir şairi tanıtmaya, daha doğrusu bir şairi ele almaya karar verdim. Hangi şair üzerinde durayım diye düşündüm.

Bursa eğitim Enstitüsündeki çok amaçlı salonumuzda ( kütüphane, mütalaa salonu, tiyatro salonu, konferans vs. salonu) iki tablo asılıydı. Biri sahnenin önünde Atatürk portresi, diğeri girişin sağındaki duvarda asılı olan Yahya Kemal portresi. Hep merak etmişimdir .Niçin Yahya Kemal, ya da niçin sadece Yahya Kemal’in portresi asılıyor?
Hocalarımızdan derslerde      Yahya  Kemal bu şiirini 15 senede tamamladı, şu şiirini 36 senede tamamladı…vs.” gibi sözler duyunca yine merak etmişimdir.  Bu meraklarımı tatmin edemeden okuldan mezun oldum.
Seneler sonra Yahya Kemalle ilgili bir kitap geçti elime. Bu kitapta daha çok özel yaşamı konu ediniliyordu. Aşklarından, kilosundan yemesinden, içmesinden şundan bundan söz edilirken satır aralarında yeriliyordu. Ben yine merak ettim.
Bu meraklarımı tatmin düşüncesiyle 21 Mart Dünya Şiir Gününde Yahya Kemal’i tanıtmaya karar verdim. Bu arada Yahya Kemal’in etkilendiği Türk şairlerinden, Türk olmayan şairlerden örnekler sundum. Ayrıca birçok bağlantı oluşturarak Dünya Şiir Günü etkinliğine yakışır biçimde bir çalışma yapmaya çalıştım.

Yahya Kemal’i tam olarak, istenildiği ölçüde tanıtabildik mi? Şüphesiz ki  hayır. Ama bol kaynak vererek mümkün olduğu kadar Yahya Kemal’in tanınmasına vesile olmaya çalıştık.
Yaptığımız çalışma internet ortamında bulduklarımızdan seçtiklerimizi kendimize göre derleyip düzenlemekten ibarettir.Çalışmamız bilimsel bir çalışma değildir kuşkusuz. Ancak bilimsel çalışmaların gerekliliğini vurgulayan, bilimsel çalışmaları yalnız üniversitelerden beklememek gerektğini hatırlatan bir çalışmadır.Bu tür çalışmalar gereklidir. Çünkü Yahya Kemal yalnız magazinlere malzeme olursa yanlış tanıtılmış olur.

Yahya Kemali tanıtmak bize mi kaldı? Kuşkusuz ki hayır. Bu konuda uzman kişiler ve kuruluşlar yararlı çalışmalarını yetersiz de olsa sürdürmektedirler. Biz biraz da kendimizi tanımak için bu konuya el attık.  Umarım okuyucular da  Cahit Tanyol’un şu sözüne kulak vererek bu çalışmalarımızı değerlendirir."Kendinizi bulmak ve tanımak mı istiyorsunuz? Yahya Kemal'in şiirlerini dikkatle okuyunuz."

Damla / Yahya Kemal Beyatlı Özel Sayısının yararlı olması dileğiyle saygılar sunarım.

Sabahattin Gencal ( Emekli öğretmen) Başiskele-Kocaeli, 21. 03. 2011






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder