2 Mayıs 2011 Pazartesi

Aşk nedir?

“ONU BANA SORMAYINIZ. BEN NASIL BİLEYİM.”

( Yahya Kemal'in) Paris’te başlayan tarih merakı onu ömrü boyunca bırakmaz. Türk tarihi onun dostu olmuştur. O dostunu o kadar çok içselleştirmiştir ki onu eserlerinin baş tacı yapmıştır.

Sadece Beyatlı mı onun için mi bir şeyler yapmıştır. Hayır. Bir mülakatında ”Aşk nedir?”diye sorulur ve şu cevabı verir:”Onu bana sormayın ben nasıl bileyim.”belki de bu dost ona, sevgilerin en yücesini, aşkı, tattırmıştır.

Bu aşkı her okuyuşunda insanı ürperten dehşete düşüren şu muazzam dizeleri daha iyi anlıyoruz:


BEDRİ'YE MISRALAR  
- Bedri Tahir Şaman'a zarif dostluk havasının ilhamiyle

“Gelmek’çün ikinci bir hayata
Bir gün dönüş olsa ahiretten
Her ruh açılıp da kâinatta,
Keyfince semada bulsa mesken;
Talih bana dönse nazikane;
Bir yıldız verse malikane;
Bigane kalır o iltifata,
İstanbul’a dönmek isterim ben.
Bin bir tepe yükselen Boğaz’dan
Baktıkça vatan görünsün engin;
Her yıl, bir ömür boyunca, yazdan
Yelkenler açılsın ufka gergin
Lakin bu ikinci varlığımda
Son devre de, ihtiyarlığımda
Artık çekilince söz ve sazdan
Ömrüm iç erenköyünde geçsin."


Sadece bu kadar değil tabiYahya Kemal’e kazandırdıkları ve onun aracılığıyla da bize. Mesela Beyatlı’nın milliyetçilik yorumu farklıdır. Ona göre Oğuz Boyu’nun özü Türkiye’dedir. Bunu da şöyle açıklar: Rusya Orta Asya’daki Türkleri sarsabilmesine rağmen Türkiye Türklerini sarsamamıştır. Ona göre Türklüğü tam anlamıyla yaratan Anadolu dur. Malazgirt ten bu yana Anadolu’yu yurt edinmemiz: Burada oluşturduğumuz musiki, mimari, güzel sanatlar, hepsi bizi yaratan değerlerdir. Bu arada şunu belirtmeden geçmeyelim: Beyatlı’nın Malazgirt öncesi Türk tarihiyle uğraşmayışının nedeni o dönemlerde bu tarihe ait çok sağlam bir belge bulunmayışındandır.

Elif Nazlı, Edebistan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder