22 Kasım 2010 Pazartesi

Ahmet Yüksel Özemre

ÂLİMİN ÖLÜMÜ ÂLEMİN ÖLÜMÜ GİBİDİR
Prof.Dr. Ş. Teoman Duralı


Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre
(Üsküdar, 1935 – Üsküdar, 25 Haziran 2008)

Bir milletin en değerli hazînesi, tabîî kaynaklarla karşılaştırıldığında, onları fersah fersah aşan üstün vasıflı, iyi yetişmiş kişilerdir. Bunların başta gelen iki özelliğinden biri, örnek olmaksa, ötekisi kılavuzluktur. Haddizâtında kişiyi örnek insan kılan ahlâklılık, topluma rehber olmanın da baş şartıdır. Ahlâklılık, evvelemîrde ahdevefâ, sadâkat, fedâkârlık ile dîgerkâmlıktır.

Adam, diyelim ki, bir bilgi denizi; istediği kadar sorun çözme gücünü, kudretini hâîz olsun; sözüne de eline de güvenilemiyorsa, ne anlamışım onun engin bilgisinden, sözümona sorun çözme kâbiliyetinden. Hayat, inanma üzerinden yürür. Felsefe-bilimin moda kıldığı öyle her iddiaya delîl gösterme, mantık– matematik ısbatlamalar, deneysel tanıtlamalar filân, hayatın tabîî akışında lâfûgüzâftan gayrı bir şey ifâde etmezler. Karşımdakinin dürüstlüğünden özge temînâtım yoktur.


İşte Ahmet Yüksel Özemre hocamız, ilminin vâsiliği ve ahlâkının sağlamlığıyla başlıbaşına bir hayat güvencesiydi. Yanlışı yok muydu? Olmaz olur mu? Kim hatâ işlemez ki? “Erratus humanum est” demiş Romalı. Buna Türkçede “hatâsız kul olmaz” demiyormuyuz? Ne var ki, yanlışı yalanla karıştırmamalı. Ahmet Yüksel Özemre nasıl el sıkıyorduysa, öyle söz söylerdi. Sözü özüydü. Yalanmış, dolanmış, sahtekârlık, düzenbazlık, kalleşlik, kahpelik onun lugatında yazmazdı. Yine, nasıl kıvırmadan, kırıtmadan, sert, insicâmlı, uzun adımlarla yürüyor, yol alıyorduysa, işini de öyle sıratı müstakîm üzre görmüştür. Konuşuşu dahî öyleydi. Cümlesindeki sözler, ağzında eğilip bükülmez, yayvanlaşıp devrikleşmezlerdi.

O, sözünün eri olduğu kadar, ödevinin adamıydı. Ödevini yerine getirmek, iş görmek, dünyaya insan olarak gelmenin hikmetisebebidir. Hak – ödev denklemi, Aydınlanmanın saptırmacalarındandır. Pişmiş aşa su katmaktan gayrı anlam taşımaz. Tipik Sermâyeci/Kapitalist mantık. Kurân, oysa, meâlen de olsa, “dünya hayatında karşılık beklemeksizin görevini ifâ et” diye buyurur. Immanuel Kant da bunu şartsız buyruk şeklinde düsturlaştırmıştır.

İmdi, dediklerimizi tekrarlayarak toparlayalım: Ahmet Yüksel Özemre, bir ödev eriydi. Hâlis, tavîzsiz ödev eri, demekki mücâhitti. İç içe yaşayan ahlâk ile ilim yolunda yalın kılınç savaşan bir mücâhit. İkisi de Allahın, insana bir bakıma verdiği yükümlülükken, öte yanda bahşettiği müdhiş bir ihsândır.

İlim emânettir. İlimle yükümlendirilip şereflendirilenin, kendisine emânet edileni devrederek yaymak zorundadır. Aşırılıkların adamı Ahmet Yüksel Özemre mükrimliğin de ifrâtındaydı. Gündüzleri geçtik, geceler boyu sağlıklı ve hattâ hastayken durmaz, dinlenmez okur, yazar, öğrenir, öğretirdi. Dağarında ne varsa, bir ân tereddüt etmeksizin, kıskanmadan, haset çekmeden fevkâlâde bir usul ve uslupla lâyık gördüğüne aktarıp ilminden alabildiğine yararlandırırdı. O, anneden doğma öğreticiydi. Dersleri ziyâfetti.

Bilgi, karşılaşılan varolanın sathında şöyle üstünkörü gezinmeyken, ilim, onun ardındaki varlık hakîkatına duhûldür. Varlığı keşfetmek, haddizâtında manâsını salt düşüncede yakalamak, yânî fehmetmektir. Bunu bizlere öğreten, zamanların ötesinden seslenen Eflâtun ile İbn Arabî’dir.

Âlem, mutlak manâ birliği bütünlüğüdür. Dış kabuğunu, aklı başında herkesin anlamasına açık, anlam dünyası teşkîl eder. Sorun, anlamı taşıyana, demekki manâya nufuz etmek. Mahsûl, ilim olup müellifi âlimdir. Pek az insana nasîptir. İnsanla ilgili her alan ile konuda olduğu üzre, ilmin de vazgeçilmez şartı, ahlâktır. Bunun açılımıysa, ödev, sabât ile sadâkattır. Bu bildirdiğimizin timsâlini Kitabımukaddes ile Kurânda Hz Yusuf meselinde görebiliriz. Ahmet Yüksel Özemre, iffeti ve ahlâkıyla Hz Yusuf’un vârisidir. Dürüstlüğü, ilgilendiklerinin ve bilirkişiliğinin kuşattığı tekmil sahalara şâmildir. Aklın buyurduğu nizâm, intizâm ve tertip duyuşu, onda aşırı titizlik raddesine varmıştır. O tavra akıl erdiremeyip ayak uyduramayanların, bu yüzden, hışmına uğramıştır.

Talîb olmaz; fakat bir kere göreve çağrılmağagörsün, bunu tüm zahmeti ve sorumluluğuyla üstlenmekten nebze kaçınmazdı. Onun bu huyu, başına tarîfsiz sıkıntılar ile sorunlar açmıştır. İyi niyet ve ödev bilinciyle üstelendiği kamu görevlerinden hayâl kırıklığı ve hüsrânla ayrılmıştır. Kendisine fırlatılan suçlamaların özü özetine gelince; “Kendin yemiyorsun madem; bırak da bârî etrâfındakiler yesinler!” Hayır, o, kendi namusuna nice özen gösteriyorduysa, çevresindekilerin haram yemesine, eğri büğrü iş görmelerine de onca tahammülsüzdü. Dürüstlükte bileği bükülmez, satınalınamaz bir insandı. Sâdece iffet ve para pul, mal mülk ihtirâsının gemlenmesi değil, düşünce ile bilim namusunun da, dürüstlük çanağında bahâ biçilmez payı vardır.

1960ların sonu olmalı. Solcu bilinen ve o sahada etkin biri, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesinde fizik doçentidir. Profesörlüğe terfii bahis konusudur. Adamı döndürsün diye Ahmet Yüksel Özemre’yi sınav kuruluna yerleştirirler. Rahmetli, adamın tezini okuyup bunu ‘pekiyi’yle değerlendirmiştir. Bekleneceği üzre, kızılca kıyâmet kopar. “Seni nasıl bilirdik ve ne çıktın!” derler. O ise, “beni yanlış tanımış, değerlendirmişsiniz; evvelemîrde fizikçiyim, önüme koyduğunuz da fizik tezidir; ben de ona not verdim; gerisi görev alanımın dışında kalır” cevabını vermişti.

Ahmet Yüksel hocam, ne çektiyse, hocalık dışında kalan, kamu görevlendirilmeleri ile sonu gelmez birbirlerinden ağır hastalıklardan çekmiştir. Bu da, onun hikmet yolundaki gazâsının icâbındanmıydı? Kim bilir? Hocalık dışında, diger kamu görevlerini üstlenmesine gelince; sonuç hep hüsrân ve teessür olmuştur. Niye? Saf ve temiz bir ruh, kafası çıkar hesaplarından gayrısına basmayan, desîseyle dolup taşan kötü niyetli nefsler arasında asla ve kat’a dikiş tutturamaz da ondan. Onun o minvâlde çektikleri bana ibret olmuş ve bu yüzden hiçbir idârî görev kabul etmememe yol açmışlardır. Bu, Hocama göre yanlış —bundan dolayı beni az eleştirmemiştir!—, bana kalırsa doğru bir tutum olmuştur.

Mevlâna hazretlerinin hârikulâde pergel misâlinde görüldüğü gibi, Ahmet Yüksel Özemre’nin bir ayağı belli noktaya sâbitlenmişken, öbürüyle genişmi geniş daire çizedurmuştur. Sâbitlendiği noktalara her daim sâdık kalmıştır. Bunlardan hareketle daire daire genişleyen hatlar çizerek açıldıkca açılmıştır. Evvelemîrde yurdu, elle tutulur, gözle görülür besbelli bir yerel mekândır Üsküdar. Nitekim, anlatım ile uslup bakımından en seçkin eserleri Türk kültürünün körelmeğe yüz tutmuş yüreğinin attığı son mahal Üsküdaradır. Bunlar, bir muhabbet ve gönül adamının âşîkâr ifâdesidirler. Buna karşılık, fizik üzerine kaleme almış olduğu bol sayıdaki kitabı uslupca mahkeme duvarından farksızdır. Bir insan, bir yanda böylesine gönül adamı olsun, öte tarafda da bunca nesnel ve positiv bir tavrı muhafâza edebilsin... hayret ki, ne hayret! Filvakî İslâm ile Hırıstıyanlık hakkında yazdıklarında dahî fizikci nesnelliği ile positivliğinin açık yansısını görebiliriz. İşte şu noktada da pergel misâline geri dönelim. Nasıl yurt konusunda pergelin iğnesi Üsküdara, Istanbula ve nihâyet Türkiyeye saplanmış duruyorsa, bilimde de bu durumu yansıtan, fizik, bâhusus atom fiziğidir. Sivil elbiseyle dolaşıyor olsa dahî, emekli subayı özenli kılığı kıyafetinden, pantalonunun keskin ütüsü ile ayakkabılarının cilâsından tanıyıverirsiniz. Hangi ahvâl ve şerâit altında olursa olsun, Ahmet Yüksel Özemre’yi de, bilimselliğin anaörneği fiziğin akıl kaynaklı sıkıdüzenci tavrı ve uslubu ele verir. Böyle olmayaydı, o müdhiş geniş ve rengârenk ilgi dünyası ile muazzam hayâlgücünün basınçları karşısında şîrâzesini şaşırması işden bile değil.

Dehânın ilk şaşmaz emâresi, engin hayâlgücü deryâsı olmakla birlikte, bu, terbiye görmediği takdîrde, düzgün çalışma gücünü dumûra uğratıp kişiyi insicâmsız yaşama serüvenine sevkederek darma duman edebilir. Hayâlgücünü zapturapt altına alabilecek pek kudretli bir âmil varsa, o da, şüphesiz, mantık–matematik yahut onun güzel sanatlar yakasındaki dengi müzik olmalı. Ahmet Yüksel Özemre’de, Allah vergisi, üçü, birarada bulunurdu. Şaşırtıcı derecedeki müzik kulağının yanında, çok güzel bariton sesi ve insanı hayran bırakacak sahne temsil kâbiliyeti onu pekâlâ başarılı bir opera sanatcısı kılabilirdi. Yine de, ona yetişkinlik dönemi boyunca mutluluk ve gurur vesîlesini yaratan hususlar, Galatasaray lisesi ile Istanbul Üniversitesi çıkışlı olmanın yanısıra, fizikciliğiydi. Anlaşılan, gerek fiziği gerekse onun vazgeçilmez can yoldaşı matematiği, her şeyden önce, dizginlenmeye gelmez hayâlgücünü gemleyici etken biçiminde görmüş olmalı.

Ondaki o engin hayâlgücünün ne menem bir kuvvet, kudret izhâr ettiğini ilk defa 1970li yılların sonlarında teşhis etmiştim. Yine hastaydı. O tarihlerde oturduğu Kadıköydeki evinde ziyâretine gitmiştim. Yatıyordu; ben de yanıbaşındaki iskemleye iliştim. Bilgisayarların, CDlerin, DVDlerin çok öncesi günlerdi. Plakçalarında (pikap) çağımızın büyük Finli —geç romantik devir— bestecisi Ian Sibelius’un (1865 – 1957) Karelya süviti çalıyordu ki, “bunu dinlerken Ladoga gölünün doğu kıyısında yere oturmuş güneşin ufukta batışını seyrediyormuşum duygusuna kapılırım” diye mırıldandı. Sovyetler Birliğindeki Ladoga gölüne gidip onu görmek, ora vatandaşı olmayana o devirde nasîb olmazdı. Kaldı ki, ora, hele dünyaya bunca ilgisiz Türkiyede, adı sanı işitilmemiş, bilinmez, tanınmaz bir coğrafyaydı. Piyasada resmi dolaşan bir yer de değildi. İşte, Hocamın şu sıradışı tasavvuru bana 1750lerde Königsberg Üniversitesindeki fizik coğrafya derslerinden birinde Immanuel Kant’ın kalkıp talebelerine Ant dağlarında açan bir çiçeğin tasvîrini sunması olayını hatırlatıyor. O günlerde hangi Avrupalı seyyah, Güney Amerikanın Ant dağlarına çıkmış da Kant’ın, talebelerine tasvîr ettiği çiçeği görüp resmini çizmiş olsun. Ne var ki, çiçek, uydurma değil, sahiden de varmış.

Yaşanılan coğrafyanın da doğal ile toplumsal şartların da sınırlarını zorlayan güç, ilkin, zihinde düşünce ve ona eşlik eden hayâl olarak kendini gösterir. Dayanılmaz ihtirâs boyutlarına eriştiğinde onu merak diye adlandırıyoruz. Öyle dipsiz kuyu misâli hâfızaymış, yok efendim, tuhaf tuhaf iri kıyım rakamların çarpımından sökün eden devâsâ sonuçları sâniyenin bilmem kaçta kaçında hesaplamakmış, dehânın değil, olsa olsa talihsiz bir akıl rahatsızlığının yahut dengesizliğinin belirtisidir. Haddizâtında meraktır dehânın cümle kapısı. Onu kışkırtansa, hayâlgücü. Ancak elverişli yöre ile toprakta tohum, verimliliğini nasıl konuşturabilirse, bilkuvve dehâ da, uygun toplum ortam şartlarını yakaladığında dâhî olma imkânına kavuşabilir. Böyle bir ortamı buralarda bulmaksa, imkânsıza yakın bir şey. Nitekim Gulliver’in cüceler ülkesinde Ahmet Yüksel Özemre bir devdi. Cüce, deve tahammül göstermez, gösteremez. Onu punduna getirip ya budar, kendi boyu posuna indirir, ya da topyekûn ortadan kaldırır. Yazık, hem de çok hazîn; kader, verimliliğine uygun toprağı tohuma nasîb etmemişse.

Allah rahmet eylesin!

Kaynak: Kutadgubilig Felsefe-Bilim Araştırmaları Dergisi
Tarih: Ekim, 2008
***

AHMED YÜKSEL ÖZEMRE

1. Doğum Yeri ve Yılı: Üsküdar, 3 Nisan 1935 (Nüfus kâğıdında 25 Mayıs 1935 yazmaktadır)

    Ölüm yeri ve yılı : Üsküdar, 25 Haziran 2008 ( Tarafımdan eklendi)

2. Medenî Hâli: Evli, iki kız çocuğu ve bir de erkek torunu var.

3. Öğrenim Durumu:
1.Galatasaray Lisesi Fen Kolu (Haziran 1954)
2.İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik-Fizik Dalı (Lisans) (Şubat 1957)
3.Institut National des Sciences et Techniques Nucléaires, Saclay (Fransa) yâni "Fransa Nükleer Bilimler Ve Teknoloji Millî Enstitüsü": "Génie Atomique" yâni Atom Mühendisliği dalı (Master), (Temmuz 1958)

4. Akademik Unvânları:
1.MS (Ingénieur en Génie Atomique yâni Nucl.Eng., Fransa), 30 Temmuz 1958 (Türkiye'nin ilk Atom Mühendisi).
2.Dr.rer.nat. (Teorik Fizik/İstanbul), 1 Şubat 1960.
3.Eylemsiz Doçent (Teorik Fizik), Kasım 1964.
4.Kadrolu Doçent, Haziran 1965.
5.Eylemsiz Profesör, Aralık 1969.
6.Kürsü Profesörü (Teorik Fizik), 3 Eylûl 1973
7.Emekli Kürsü Profesörü, 3 Mart 1984.

5. Kazanılan Burslar, Ödüller ve Pâyeler:
1.Atom Mühendisliği tahsili için İTÜ-İÜ Reaktör Komitesi ve sonra Türkiye Atom Enerjisi Komisyonu'nun bursu (1957-1958)
2.NATO Araştırma Fonu Desteği (1965-1967/12 500,-$)
3.İstanbul Üniversitesi'nin Gümüş Üstün Hizmet Madalyası ve Beratı, (1986)
4.İstanbul Üniversitesi'nin Altın Üstün Hizmet Madalyası ve Beratı, (1992)
5.Gebze Sanayici ve İşadamları Derneği (GESİAD) tarafından 1993 yılı Türkiye'de Yılın "İlim Adamı" ödülü.
6.GESİAD Onur Üyesi (1993).
7.Nükleer Mühendisler Derneği Şeref Üyesi.
8.Üsküdar'da Bir Attar Dükkânı başlıklı hâtıratı dolayısıyla: Türkiye Yazarlar Birliği'nin 1996 yılı "Hâtırat Dalında Yılın Yazarı Ödülü".
9.Prof. Toshihiko İzutsu'dan yaptığı İbn-i Arabî'nin "Fusûs"undaki Anahtar-Kavramlar başlıklı çevirisiyle Türkiye Yazarlar Birliği'nin 1998 yılı "Tercüme Dalında Yılın Tercümanı Ödülü"
10.Üsküdar'a yapmış olduğu hizmetlerden dolayı Üsküdar Belediye Meclisi tarafından Çengelköyü Yıldırım Beyazıt Caddesi'nde yaptırılan Kültür Merkezine Ahmet Yüksel Özemre Kültür Merkezi isminin verilmesi (3 Ekim 2002)

6. İfâ Ettiği Başlıca Görevler:
1.İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Teorik Fizik Kürsüsünde Asistan (1 Kasım 1958 - Kasım 1964)
2.Notre Dame de Sion Fransız Kız Okulunda Matematik hocası (1961-1962)
3.İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Teorik Fizik Kürsüsünde Eylemsiz Doçent (Kasım 1964 - Haziran 1965)
4.Başbakanlık Atom Enerjisi Komisyonu Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezinde Araştırıcı (Şubat 1962 - Şubat 1965)
5.İ.Ü. Fen Fakültesi Teorik Fizik Kürsüsünde Eylemli Doçent (Haziran 1965 - 1968)
6.İ.Ü. Fen Fakültesi Yönetim Kurulu Üyesi (1965 - 1966)
7.Başbakanlık Atom Enerji Komisyonu İlmî İstişâre Heyeti Üyesi (Ocak 1967 - Temmuz 1969)
8.Işık Mühendislik Özel Yüksek Okulunda Fizik hocası (1967 - 1968)
9.Güneş Mühendislik Özel Yüksek Okulunda Fizik hocası (1968 - 1969)
10.Vatan Mühendislik Özel Yüksek Okulunda Fizik Hocası (1969 - 1970)
11.İ.T.Ü. Elektrik Fakültesinde Doçent (1968 - 1969)
12.İ.T.Ü. Elektrik Fakültesi Yönetim Kurulu Üyesi (1968 - 1969)
13.İ.T.Ü. Elektrik Fakültesinde Profesör (1969 - 1973)
14.İ.T.Ü. Nükleer Enerji Enstitüsünde Öğretim Üyesi (1962 - 1973)
15.İ.T.Ü. Nükleer Enerji Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi (1967 - 1972)
16.Başbakanlık Atom Enerjisi Komisyonu V. Dönem Üyesi (1969 - 1972)
17.Başbakanlık Atom Enerjisi Komisyonu Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürü (28 Ekim 1969 - 28 Şubat 1973)
18.TÜBİTAK Bilim Kurulu Üyesi (Şubat 1972 - Eylûl 1974/İstifâ)
19.TÜBİTAK Marmara Bilimsel ve Endüstriyel Araştırma Merkezi Kurucu Ve Yönetici Kurul Üyesi (1972 - 1974)
20.NATO Bilim Komitesinde Türkiye Temsilci Üyesi (1972 - 1974)
21.İ.Ü. Fen Fakültesi Teorik Fizik Kürsüsünde Kürsü Profesörü (2 Eylûl 1973 - 4 Kasım 1981)
22.İ.Ü. Fen Fakültesi Matematiksel Fizik Anabilimdalı Başkanı, (4 Kasım 1981- 3 Mart 1984/Emekli)
23.İstanbul Üniversitesi Senato Üyesi (1975 - 1977)
24.İ.Ü. Fen Fakültesi Dekanı, İ.Ü. Senato Ve Yönetim Kurulu Üyesi (14 Temmuz 1980 - Temmuz 1983/İstifâ)
25.TÜBİTAK Bilim Adamı Yetiştirme Grubu Yürütme Komitesi Üyesi (1980 - 1982/İstifâ)
26.TÜBİTAK Danışma Kurulu Üyesi (1981 - 1983)
27.İ.Ü. Fen Fakültesi Nâzım Terzioğlu Matematik Araştırma Merkezi Müdürü (1981 - 1984)
28.Atom Enerjisi Komisyonu Üyesi (1982 - 1984)
29.BORUSAN Boru Sanayii T.A.Ş. Danışmanı (Nisan-Haziran 1984)
30.BORUSAN Boru Sanayii T.A.Ş. Genel Müdürü (Haziran-Aralık 1984/İstifâ)
31.Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) ve Atom Enerjisi Komisyonu Başkanı (21 Ocak 1985 - 6 Nisan 1987)
32.OECD Nükleer Enerji Ajansı (OECD-NEA) Yönetim Kurulunda Türkiye Temsilcisi (21 Ocak 1985 - 6 Nisan 1987)
33.Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) nezdinde Türkiye temsilcisi (21 Ocak 1985 - 6 Nisan 1987)
34.CERN (Centre Européen de Recherches Nucléaires) Konseyi nezdinde Türkiye Müşâhid Temsilcisi (1985 - 1987)
35.TÜBİTAK'da Danışman (11 Mayıs-14 Ekim 1987)
36.Ankara Çimento Sanayii T.A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi (1987 - 1990)
37.Bilim Teknoloji Vakfı Kurucularından Ve Genel Müdürü (28 Mart 1989 - 1 Mart 1991/İstifâ)
38.SET Balıkesir Çimento Sanayii T.A.Ş. Denetçisi (1991 - 1996)
39.İhlâs Holding T.A.Ş. Danışmanı (1 Mart 1992 - 1 Nisan 1994)
40."Journal of Islamic Academy of Sciences" İcrâ Komitesi Üyesi (1991'denberi)
41.Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Danışma Kurulu Üyesi (1992-2002)
42.Fazilet Vakfı Liseleri Bilim Danışmanı (1994 - 1995/İstifâ)
43.T.C. Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı Danışmanı ve Nükleer Santral Proje Koordinatörü (5 Mayıs 1996 - 31 Aralık 1996/İstifâ)
44.Türkiye Elektrik Üretim İletim A.Ş. (TEAŞ) Genel Müdürü Danışmanı (1 Haziran 1998 - 31 Mayıs 2000)
45.1. Enerji Şûrâsı Yönetim Kurulu Üyesi (Ekim-Aralık 1998)
46.1. Enerji Şûrâsı 4 no.lu "Nükleer Enerji Komisyonu" Başkanı (Ekim-Aralık 1998)
47.I. Üsküdar Sempozyumu Bilim Kurulu Üyesi (2003)
48.II. Üsküdar Sempozyumu Bilim Kurulu Üyesi (2004).
49.Özel Kadıköy Hastahânesi Ltd Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı. (12 Haziran 2004'den beri)

7. Üniversitede Vermiş Olduğu Dersler:

A) Lisans Düzeyinde:

1.Fizikte Matematik Metotlar I (İstanbul Üniv. Fen Fakültesi'nde)
2.Matematiksel Fiziğin Kısmî Türevli Diferansiyel Denklemleri (İstanbul Üniv. Fen Fakültesi'nde)
3.Çağdaş Fiziğe Giriş (İTÜ Elektrik Fakültesi'nde)
4.Klâsik Teorik Mekanik (İstanbul Üniv. Fen Fakültesi'nde)
5.Elektrodinamik (İstanbul Üniv. Fen Fakültesi'nde)
6.Isı Teorisi ve İstatistik Mekanikler (İstanbul Üniv. Fen Fakültesi'nde)
7.Kuvantum Teorisi (İstanbul Üniv. Fen Fakültesi'nde)
8.Nötronların Difüzyon Teorisi (İstanbul Üniv. Fen Fakültesi'nde)
9.Rölâtivite Teorileri (İstanbul Üniv. Fen Fakültesi'nde)

B) Lisanüstü ve Doktora Düzeylerinde:

1.Fizikte Matematik Metotlar II (İstanbul Üniv. Fen Fakültesi'nde)
2.Nötronların Transport Teorisi (Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi'nde)
3."Case Metodu" (İstanbul Üniv. Fen Fakültesi'nde)
4.Gravitasyonun Rölâtivist Teorileri (İstanbul Üniv. Fen Fakültesi'nde)
5.Kozmoloji (İstanbul Üniv. Fen Fakültesi'nde)
6.Fiziğin Epistemolojisi (İstanbul Üniv. Fen Fakültesi'nde)
7.Reaktör Teorisi (İTÜ Nükleer Enerji Enstitüsü'nde)
8.Nükleer Reaktörlerin İleri Teorisi (İTÜ Nükleer Enerji Enstitüsünde)
9.Nükleer Fizik (İTÜ Nükleer Enerji Enstitüsü'nde)
8. Konferansları: 1956-2004 arasında çeşitli akademik ortamlar, mahfeller, dernekler, vs. de verilmiş 250'den fazla konferans.

9. Eserleri:
•Akademik, felsefî, dinî, içtimaî ve siyâsî konularda 350 makāle.
•Teorik Fizik ve Atom Mühendisliği dallarında (biri Fransızca olmak üzere) lisans, yüksek lisans ve doktora düzeylerinde 2707 sayfa ve çoğu müteaddid baskı yapmış 12 cild te'lif ders kitabı:
•1532 sayfa tutarında 10 cild çeviri.
•Ayrıca, hâtırat, deneme, inceleme, olarak yaklaşık 6800 sayfa tutarında 22 cild te'lif eser.
•Yaklaşık 500 sayfa tutarında 3 kitabın editörlüğü.

•Kurduğu ve Yönettiği Bilimsel Diziler:
1.Teorik Fizik Dersleri Külliyatı (İst. Üniv. Fen Fak. Yay.) (Yayınlanmış 12 cild, baskıya hazır 2 cild/Tümü 27 cild olarak tasarımlandı)
2.Teorik Fizik Monografileri (İst. Üniv. Fen Fak. Yay.) (Yayınlanmış 3 cild)
•Diğer Editörlük Görevleri:
1.Gökyüzü (Türk Astronomi Derneği Yayın Organı) Editörü,
2.Revue de la Faculté des Sciences de l'Université d'Istan-bul, Série:C editörü,
3.İnsan ve Kâinat Dergisi Akademik Kurul Başkanı (1985-1991),
4.Journal of Islamic Academy of Sciences, İcra Kurulu Üye-si (devam ediyor)

•İdâre ve ikmâl ettiği doktoralar: Fizik ve Astrofizik dallarında 13, Bilim Felsefesi ve Epistemoloji dallarında 2 olmak üzere toplam 15 adet.

•İdâre ve ikmâl ettiği Yüksek Lisans tezleri: Teorik Fizik dalında 2, Nükleer Mühendislik dalında 4 olmak üzere toplam 6 adet.

•Eski öğrencilerinden Profesör olanların sayısı: 66.

Türk Ansiklopedisi (M.E.B. Yay.), Cumhuriyet Ansiklopedisi (Arkın Yay.), İslâm Ansiklopedisi (M.E.B. Yay.) ve Türkiye Diyânet Vakfı İslâm Ansiklopedisi'nde birçok bend.

•TRT-2, MORAL FM, TGRT FM, AKRA FM, BURÇ FM, ve MARMARA FM radyolarında 1993-2000 arasında toplam 130 kadar sohbet.

•TRT-1, TRT-2, TGRT, SAMANYOLU, MAGIC BOX, KANAL 6, KANAL 7, FLASH TV, HBB, İSTANBUL TV, KUZEY TV (Trabzon), MESAJ TV, KÖRFEZ TV (İzmit) ve RTV 66 (Yozgat) televizyonlarında Çernobil Kazâsı, Nükleer Enerji, Radyasyon Sağlığı, Bilim Adamları, Genel Kültür, İslâmiyet hakkında 100 kadar sohbet ve mülâkat.

•T.C. Kültür Bakanlığı için "BİLGİ ÇAĞI" başlıklı 3 bölümlük bir belgeselin senaristliği ve prodüktörlüğü (Yönetmen: Yücel Çakmaklı, Realizasyon: VİPSAŞ, Kameraman: Özdemir Öğüt/TRT-2'de 1991'de 2 kere gösterildi. Toplam süre: 120 dakika)

10. Organize Ettiği Bilimsel Toplantılar:
1.İstanbul Teorik Fizik Konferansı/İ.Ü. Fen Fak., 1974.
2.Nükleer Enerji Millî Toplantısı /TAEK, Ankara, 1985.
3.Plâsma Fiziği Millî Konvansiyonu/TAEK, Ankara, 1986.
4.Uluslararası "Türkiye'nin Bilimsel Geleceği" Sempozyumu, (International Symposium on the Scientific Future of Turkey), Bilim ve Teknoloji Vakfı, İstanbul, 1990.
5.2000'li Yıllara Doğru Eğitim Problemimiz / İlim ve Fazilet Vakfı, İstanbul, 7.5.1994.
6.Bilgi Toplumu ve Eğitimimiz Sempozyumu / İlim ve Fazilet Vakfı, İstanbul, 8.5.1995.

11. Bildiği Yabancı Diller: Fransızca (çok iyi), İngilizce ve İtalyanca (iyi), Almanca (orta), İspanyolca (az).


12. Geçmişte Üyesi Olduğu Dernek ve Kurumlar (Ve Belli Sürelerle İfâ Ettiği Görevler):
1.Association Des Ingénieurs En Génie Atomique, Paris/Fransa (Dernek feshedildi)
2.Türk Astronomi Derneği (Genel Sekreter) (Dernek feshedildi)
3.Türk Fizik Derneği (İkinci Başkan/İstifâ ederek ayrıldı)
4.Türk Matematik Derneği (İstifâ ederek ayrıldı)
5.Aydınlar Ocağı (İstifâ ederek ayrıldı)
6.Bilim ve Teknoloji Vakfı (Kurucu Üye ve Genel Müdür/İstifâ ederek ayrıldı)
7.Düşünceye Çağrı Derneği (Kurucu Üye/Dernek feshedildi)
8.Türk Bilim Târihi Kurumu (Devâm ediyor)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder