22 Kasım 2010 Pazartesi

Mesut Tarcan



MESUT TARCAN
(1927 - 2006)
ÖĞRETMEN

Bilirim çocukların yüreğinde gizli
Büyük Türkiye, aydınlık Türkiye


Tertemiz okullarda topladım sizi
Dağ taş sevgiyle ışısın diye


Gözlerim okulun bayrak direğinde
"Korkma sönmez" söylüyor bütün çocuklar
Yarın var aydınlık bir Türkiye var
Bayrak bayrak çırpınan yüreğinde.

Mesut Tarcan


Sevgili babam, Ozan Öğretmen Mesut Tarcan


Sen benim kahramanımdın, seninle her zaman gurur duydum ve duymaktayım.

Türkiye’de çok az öğretmenin bulunduğu yıllarda öğretmenliğe başlarken nerede çalışmak istiyorsunuz sorusunu, “Türk Bayrağı’nın dalgalandığı her hangi bir yerde” diye yanıtlayacak kadar yurtsever ve idealisttin. Türkiye çapında bir ozan olmana ve bilgi birikiminle, potansiyelin ve olanaklarınla çok daha üst düzeyde bir konuma sahip olabileceğin halde, sen alçak gönüllülüğün ve öğrencilere olan sevgin nedeniyle öğretmenlik dışında bir görev istemedin.

 Her zaman için öğretmen okulu mezunu olmakla, öğretmen okulu öğretmeni olmanla gurur duydun. Uzun yıllar Ortaklar Öğretmen Okulu’ndan başka hiçbir yere gitmek istemedin. Ortaklar Öğretmen Okulu’nun alternatifi olarak ancak bir yüksek öğretim kurumunu düşünebileceğinden, biraz da Rıza Akın Hocamın ısrarlarıyla, 1978’de Buca Eğitim Enstitüsü’ne atandığında yine çok mutluydun. Çünkü yine öğretmen yetiştiriyordun.

12 Eylül darbesi sırasında Nazım Hikmet’in şiirlerini, Kuvayi Milliye Destanı’nı okutmakla suçlandığında, yapılan soruşturmada “ben edebiyat öğretmeniyim, öğrencilerimin Kurtuluş Savaşı’nı en iyi anlatan dünyaca ünlü bir ozanı tanımadan mezun olmalarını istemediğim için okuttum” diyecek kadar dürüst ve yiğit birisiydin.

Ne çok üzüldün sonrasında Tire’nin bir köyüne sürgüne gönderildiğinde. 35 yıl emek harcamış, Atatürkçü bir öğretmen olarak, Türkiye çapında hemen hemen bütün törenlerde Atatürk için yazdığın şiirlerin okunurken, sen sürgün acısını yaşıyordun.

Tarih seni haklı çıkardı baba; senin sürgüne gönderilme nedenin olan şiirler günümüzde devletin resmi kanalları dahil televizyon programlarında ve resmi devlet törenlerinde okunuyor. Yapılan haksızlık düzeltilsin diye umutla bekledin sürgünde çalışırken.

Bir süre sonra hiç istemediğin halde 1982’de emekli oldun. 1985’de yakalandığın hastalık sonrası aramızdan ayrıldın. Ama eserlerinle yaşıyorsun. Senin eserlerin, şiirlerin ve ben dahil yetiştirdiğin öğrencilerin. Seninle gurur duyuyorum baba, iyi ki senin oğlunum, iyi ki senin adını taşıyorum.
Eylül 2006
Gültekin TARCAN

***

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder